Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
Neler yeni
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1825 GÜN 5 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.

"Yasin Süresi" Arapça Yazılışı ve Latince Okunuşu ve türkce aciklamasi

türkislam74

Uzman Onbaşı
#1














Bismillâhirrahmâmirrahîym

1- Yâsîyn. 2- Velkur’ânilhakîym. 3- Inneke
leminelmürseliyn. 4- Alâ sırâtın müstekıym. 5- Tenziylel’
aziyzirrahiym. 6- Litünzire kavmen mâ ünzire âbâühüm
fehüm gaâfilün. 7- Lekad hakkalkavlü alâ ekserihim fehüm lâ
yü’minûn. 8- Innâ ce’alnâ fiy a’nâkıhim aglâlen fehiye
ilel’ezkaâni fehüm mukmehûn. 9- Ve ce’alnâ min beyni
eydiyhim sedden ve min halfihim sedâ feagşeynâhüm fehüm
lâ yübsırûn. 10- Ve sevâün aleyhim e’enzertehüm en lem
tünzirhüm lâ yü’minûn. 11- Innemâ tünzirü menittebe’azzikre
ve haşiyerrahmâne bilgayb febeşşirhü bimagfiretin ve ecrin
keriym. 12- Innâ nahnü nuhyilmevtâ ve nektübü mâ
kaddemû ve âsârehüm ve külle şey’in ahsaynâhü fiy imâmin
mübiyn. 13- Vadrıb lehüm meselen ashâbelkaryeh iz
câehelmürselûn. 14- Iz erselnâ ileyhimüsneyni fekezzebû
hümâ fe’azzeznâ bisâlisin fekaâlû innâ ileyküm mürselüûn.
15- Kaâlû mâ entüm illâ beşerün mislünâ ve mâ enzelerrah
mânü min şey’in in entüm illâ tekzibûn. 16- Kaâlû rabbünâ
ya’lemü innâ ileyküm lemürselûn. 17- Ve mâ aleynâ

illelbelâgulmübiyn. 18- Kaâlû innâ tetayyernâbiküm lein lem
tentehû lenercümenneküm ve leyemessenneküm minnâ
azâbün eliym. 19- Kaâlû tâiriküm ma’aküm ein zükkirtüm bel
entüm kavmün müsrifûn. 20- Ve câe min aksalmediyneti
recülün yes’â kaâle yâ kavmittebi’ûlmürseliyn. 21- Ittebi’û
men lâ yes’elüküm ecren ve hüm mühtedûn. 22- Ve mâ liye
lâ a’büdülleziy fetaraniy ve ileyhi türce’ûn. 23- Eettehızü min
dûnihî âliheten in yüridnirrahmânü bidurrin lâ tugni anniy
şefa’atühüm şey’en ve lâ yünkızûn. 24- Inniy izen lefiy dalâlin
mübiyn. 25- Inniy âmentü birabbiküm fesme’ûn. 26-
Kıyledhulilcenneh kaâle yâ leyte kavmiy ya’lemûn. 27- Bimâ
gafereliy rabbiy ve ce’aleniy minelmükremiyn. 28- Ve mâ
enzelnâ alâ kavmihî min ba’dihî min cündin minesemâi ve
mâ künnâ münziliyn. 29- In kânet illâ sayhaten vâhideten
feizâhüm hâmidûn. 30- Yâ hasreten alel’ıbâd mâ yehtiyhim
min resûlin illâ kânû bihî yestehziûn. 31- Elem yerev kem
ehleknâ kablehüm minelkurûni ennehüm ileyhim lâ yerci’ûn.
32- Ve in küllün lemmâ cemiy’un ledeynâ muhdarûn. 33- Ve
âyetün lehümül’ardulmeyteh ahyeynâhâ ve ahrecnâ minhâ
habben feminhü ye’külûn. 34- Ve ce’alnâ fiyhâ cennâtin min
nahıylin ve a’nâbin ve feccernâ fiyhâ minel’uyûn. 35-
Liye’külû min semerihî ve mâ amilethü eydiyhim efelâ
yeşkürûn. 36- Sübhânelleziy halakal’ezvâce küllehâ mimmâ
tünbitül’ardu ve min enfüsihim ve mimmâ lâ ya’lemûn. 37- Ve
âyetün lehümülleyl neslehu minhünnehâre feizâhüm
muzlimûn. 38- Veşşemsü tecriy limüstekarrin lehâ zâlike
takdiyrül’ aziyzil’aliym. 39- Velkamere kaddernâhü menâzile
hattâ âdekel’ urcûnilkadiym. 40- Leşşemsü yenbagıy lehâ en
tüdrikelkalkamere ve lelleylü sâbikunnehâr ve küllün fiy
felekin yesbehûn. 41- Ve âyetün lehüm ennâ hamelnâ
zürriyetehüm filfülkilmeşhûn. 42- Ve halaknâ lehüm min
meslihî mâ yerkebûn. 43- Ve in neşe’ nugrıkhüm felâ seriyha
lehüm ve lâ hüm yünkazûn. 44- Illâ rahmeten minnâ ve

metâ’an ilâ hıyn. 45- Ve izâ kıyle lehümüttekuû mâ beyne
eydiyküm ve mâ halfeküm le’alleküm türhamûn. 46- Ve mâ
te’tiyhim min âyetin min âyâti rabbihim illâ kânû anhâ
mu’ridiyn. 47- Ve izâ kıyle lehüm enfikuû mimmâ
rezekakümüllahü kaâleleziyne keferû lilleziyne âmenû
enut’ımü men lev yeşâullahü et’ameh in entüm illâ fiy dalâlin
mübiyn. 48- Ve yekuûlûne metâ hâzelva’dü in küntüm
sâdıkıyn. 49- Mâ yenzurûne illâ sayhaten vâhıdeten
te’huzühüm ve hüm yahıssımûn. 50- Felâ yetetıy’une
tavsiyeten ve lâ ilâ ehilihim yerci’ûn. 51- Ve nüfiha fiyssûri
feizâhüm minelecdâsi ilâ rabbihim yensilûn. 52- Kaâlû yâ
veylenâ men be’asenâ min merkadinâ hâzâ mâ
ve’aderrahmânü ve sadakalmürselûn. 53- In kânet illâ
sayhaten vâhıdeten feizâhüm cemiy’un ledeynâ muhdarûn.
54- Felyevme lâ tuzlamü nefsün şey’en ve lâ tüczevne illâ
mâ küntüm ta’melûn. 55- Inne ashâbelcennetilyevme fiy
şugulin fâkihun. 56- Hüm ve ezvâcühüm fiyzılâlin alel’erâiki
müttekiûn. 57- Lehüm fiyhâ fâkihetün ve lehüm mâ yedde’ûn.
58- Selâmün kavlen min rabbin rahiym. 59- Vemtaazülyevme
eyyühelmücrimûn. 60- Elem a’had ileyküm yâ beniy âdeme
en lâ ta’büdüşşeytân innehü leküm adüvvün mübiyn. 61- Ve
eni’büdûniy hâzâ sırâtun müstekıym. 62- Ve lekad adelle
minküm cibillen kesiyrâ efelem tekûnû ta’kılûn. 63- Hâzihî
cehennemülletiy küntüm tû’adûn. 64- Islevhelyevme bimâ
küntüm tekfürûn. 65- Elyevme nahtimü alâ efvâhihim ve
tükellimünâ eydiyhim ve teşhedü ercülühüm bimâ kânû
yeksibûn. 66- Velev neşâü letamensnâ alâ a’yünihim
festebekussırâta fe’ennâ yubsırûn. 67- Velev neşâü
lemasanâhüm alâ mekânetihim femestetâ’û mudıyyen ve lâ
yerci’ûn. 68- Ve men nü’ammirhü nünekkishü fiylhalk efelâ
yâkılûn. 69- Ve mâ allemnâhüşşi’re ve mâ yenbagıy leh in
hüve illâ zikrün ve kur’anün mübiyn. 70- Liyünzire men kâne
hayyen ve yehıkkalkavlü alel kâfiriyn. 71- Evelem yerev ennâ

halaknâ lehüm mimmâ amilet eydiynâ en’âmen fehüm lehâ
malikûn. 72- Ve zellelnâhâ lehüm feminhâ rekûbühüm ve
minhâ ye’külûn. 73- Ve lehüm fiyhâ menâfi’u ve meşârib
efelâ yeşkürûn. 74- Vettehazû min dûnillahi âlihete
le’allehüm yünsarûn. 75- Lâ yestetıy’ûne hasrahüm ve hüm
lehüm cündün muhdarûn. 76- Felâ yahzünke kalühüm innâ
na’lemü mâ yüsirrûne ve mâ yu’linûn. 77- Evelem
yerel’insânü ennâ halaknâhü min nutfetin feiza hüve
hasıymün mübiyn. 78- Ve derebe lenâ meselen ve nesiye
halkah kaâle men yuhyiyl’ızâme ve hiye ramiym. 79- Kul
yuhyiyhelleziy enşe’ehâ evvele merreh ve hüve bikülli halkın
aliym. 80- Elleziy ce’ale leküm mineşşeceril’ahdari nâren
feizâ entüm minhü tûkıdûn. 81- Eveleyselleziy
halakassemâvâti vel’arda bikaâdirin alâ en yahluka
mislehüm belâ ve hüvelhallakul’aliym. 82- Innemâ emrühû
izâ erâde şey’en en yekuûle lehü kün feyekûn. 83-
Fesübhânelleziy biyedihî melekâutü külli şey’in ve ileyhi
türce’ûn.


Bismillâhirrahmânirrahîym

1- YaSîyn. 2- Hakiym Kur'an’a kasem ederim ki… 3-
Sen muhakkak, Rasullerdensin. 4- Doğru yol “sırat-ı
mustakiym” üzerindesin. 5- (Bu Kur'an) en üstün “Azîz” ve
çok merhametli “Rahiym” tarafından tafsilen indirilmiştir. 6-
Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde
kalmış bir toplumu korkutman için indirilmiştir. 7- And olsun
ki onların çoğu o “kavl”i cezayı hakk etmişlerdir. Çünkü onlar
iman etmiyorlar. 8- Biz, onların boyunlarına halkalar
geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu
yüzden kafaları yukarı kalkıktır. 9- Önlerinden bir set ve
arkalarından bir set çektik de onları kapattık, bürüdük artık
onlar göremezler. 10- Onları uyarsan da uyarmasan da onlar

için birdir, inanmazlar. 11- Sen ancak zikre (Kur'an'a) uyan
ve görmeden Rahmân'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte
böylesini, bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele. 12-
Muhakkak, ölüleri ancak biz diriltiriz. Onların yaptıkları her
işi, bıraktıkları her izi yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir Kitab;
“İmam-ı Mübiyn”de (levh-i mahfuz'da) apaçık olarak sayıp
yazmışızdır.13- Onlara, şu şehir halkını “karye ashabını”
misal getir: Hani onlara resuller (elçiler) gelmişti. 14- İşte o
zaman biz, onlara iki Resul göndermiştik. Onları yalanladılar.
Bunun üzerine üçüncü bir Resul gönderdik. Onlar: Biz size
gönderilmiş Allah Resulleriyiz! dediler. 15- Dediler ki: Siz de
ancak bizim gibi birer insansınız. Rahmân, herhangi bir şey
indirmedi. Siz ancak yalan söylüyorsunuz. 16- Dediler ki:
Rabbimiz biliyor; biz gerçekten size gönderilmiş Resulleriz.
17- «Bizim düşen ancak, açık bir şekilde (Allah'ın
buyruklarını) size tebliğ etmekten başka bir şey değildir»
dediler. 18- (Bunun üzerine onlar:) Doğrusu siz bize uğursuz
geldiniz. Eğer bu işten vazgeçmezseniz, and olsun sizi
taşlarız. Ve bizden size mutlaka fena bir kötülük dokunur,
dediler. 19- Resuller şöyle cevap verdi: Sizin uğursuzluğunuz
sizinle beraberdir. Size nasihat ediliyorsa bu uğursuzluk
mudur? Bilakis, siz aşırı giden bir milletsiniz. 20- Derken
şehrin “Medine”nin öbür ucundan bir adam koşarak geldi.
«Ey kavmim! dedi, bu resullere uyunuz!» 21- «Sizden
herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tâbi olun, çünkü
onlar hidayete ermiş kimselerdir.» 22- «Bana ne olmuş ki,
beni yaratana ibadet etmeyecekmişim! Halbuki, hepiniz O'na
döndürüleceksiniz.» 23- «O'ndan başka ilahlar (tanrılar) mı
edineyim? O çok esirgeyici Allah, eğer bana bir zarar dilerse
onların (putların) şefâati bana hiçbir fayda vermez, beni
kurtaramazlar.» 24- «İşte o zaman ben apaçık bir sapıklığın
içine gömülmüş olurum.» 25- «Muhakkak ben, Rabbinize
iman ettim, beni dinleyin.» 26.27- Gir cennete! denildi.

«Keşke, dedi, Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama
mazhar olanlardan kıldığını kavmim bilseydi!» 28- Biz ondan
sonra, onun milletini helâk etmek için üzerlerine gökten
(semadan) herhangi bir ordu indirmedik ve indirecek de
değildik. 29- (Onları helâk eden) korkunç sesten başka bir
şey değildi. Birdenbire sönüverdiler. 30- Ne yazık şu kullara!
Onlara bir Rasul gelmeyegörsün, ille de onunla alay etmeye
kalkışırlar. 31- Müşrikler görmüyorlar mı ki, onlardan önce
nice kavimler helâk ettik. Onlar tekrar dönüp de bunlara
gelmezler. 32- Elbette onların hepsi (kıyamet gününde)
karşımızda hazır bulunacaklar. 33- (Bu hususta) ölü toprak
onlar için mühim bir delildir. Biz ona yağmurla hayat verdik
ve ondan dane çıkardık. İşte onlar bundan yerler. 34- Biz,
yeryüzünde (arzda) nice nice hurma bahçeleri, üzüm bağları
yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık. 35- Ta ki, onların
meyvelerinden ve elleriyle bunlardan imal ettiklerinden
yesinler. Hâlâ şükretmeyecekler mi? 36- Yerin
bitirdiklerinden, insanların kendilerinden ve henüz mahiyetini
bilmedikleri şeylerden bütün çiftleri yaratan Allah'ı tesbih ve
takdis ederim. 37- Gece de onlar için bir ibret alâmetidir. Biz
ondan gündüzü sıyırıp çekeriz de onlar karanlıklara
gömülürler. 38- Güneş, kendisi için belirlenen yerde akar
(döner). İşte bu, Azîz ve Alîm olan Allah'ın takdiridir. 39- Ay
için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o,
eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner. 40- Ne güneş
aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir
yörüngede “felek”de yüzerler. 41- Onların zürriyetlerini
dopdolu bir gemide taşımamız da onlar için büyük bir ibrettir.
42- Onlar için, bunun gibi binecekleri başka şeyler de
yarattık. 43- Dilesek onları suda boğarız. O zaman ne onların
imdadına koşan olur, ne de onlar kurtarılırlar. 44- Ancak,
bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar
dünyadan faydalandırmamız müstesnadır. 45- Onlara

yapmakta olduğunuz ve yapıp arkada bıraktığınız işlerde
Allah'dan korkun; umulur ki size merhamet olunur
denildiğinde (aldırmazlar). 46- Onlara Rablerinin âyetlerinden
bir âyet gelmeyedursun, ille de ondan yüz çevirmişlerdir. 47-
Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden hayra sarf ediniz,
denildiğinde, kâfirler müminlere dediler ki: Allah'ın dilediği
takdirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz
gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz. 48- Onlar: Eğer
gerçekten doğru söylüyorsanız, bu tehdit ne zaman
gerçekleşecektir? derler. 49- Onlar, birbirleriyle çekişip
dururken kendilerini ansızın yakalayacak korkunç bir sesi
bekliyorlar. 50- İşte o anda onlar ne bir vasiyette
bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler. 51- Nihayet Sûr'a
üfürülür!.. Bir de bakarsın ki onlar kabirlerinden kalkıp
koşarak Rablerine giderler. 52- (İşte o zaman:) Eyvah,
eyvah! Bizi kabrimizden kim ba’s etti? Bu; Rahmân'ın vaat
ettiğidir. Rasuller gerçekten doğru söylemişler! derler. 53-
Olan, müthiş bir sesten ibarettir. Bunun üzerine onların hepsi
hemen huzurumuzda hazır bulunurlar. 54- O gün hiçbir
kimse en ufak bir haksızlığa uğramaz. Siz orada ancak
yaptıklarınızın karşılığını alırsınız. 55- Muhakkak ki o gün
cennetlikler, gerçekten nimetler içinde safa sürerler. 56-
Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar. 57- Orada
onlar için her çeşit meyve vardır. Bütün arzuları yerine
getirilir. 58- Onlara merhametli Rabb'in söylediği “Selam”
vardır. 59- «Ayrılın bir tarafa bugün, ey günahkârlar!» 60-
«Ey Âdem oğulları! Size şeytana tapmayın, çünkü o sizin
apaçık bir düşmanınızdır» diye aht (ahid) etmedim mi? 61-
«Ve Bana kulluk edin!.. “sırat-ı mustakıym” doğru yol budur.»
(demedim mi?) 62- Şeytan sizden pek çok milleti kandırıp
saptırdı. Hâlâ akıl erdiremiyor musunuz? 63- İşte, bu size
vaat edilen cehennemdir. 64- İnkârınız sebebiyle bugün
oraya girin! 65- O gün onların ağızlarını mühürleriz;

yaptıklarını bize elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder. 66-
Dilesek onların gözlerini büsbütün kör ederdik.O zaman
doğru yolu bulmaya koşuşurlar, ama nasıl göreceklerdi? 67-
Eğer dilesek oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de
ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi ne de geri gelmeye! 68-
Kime uzun ömür verirsek biz onun gelişmesini tersine
çeviririz. Hiç akıl etmiyorlar mı? 69- Biz ona (Rasule) şiir
öğretmedik. Zaten O’na yaraşmazdı da. O, ancak bir zikir,
öğüt ve apaçık “Mübiyn” bir Kur'an'dır. 70- Diri “Hayy”
olanları uyarmak ve kâfirler hakkında o kavlin (sözün,
hükmün) hakk olabilmesi için. 71- Görmüyorlar mı ki, biz
kudret elimizin eseri olmak üzere onlar için birçok “en’am”
kurban edilebilen hayvan yarattık. Bu sayede onlar bunlara
sahip olmuşlardır. 72- Bu hayvanları onların emrine verdik.
Onların bazısını binek olarak kullanırlar, bazısını besin
olarak yerler. 73- Bu hayvanlarda onlar için nice faydalar ve
içilecek sütler vardır. Hâlâ şükretmezler mi? 74- Onlar,
yardım göreceklerini umarak Allah'dan başka ilahlar (tanrılar)
edindiler. 75- Halbuki ilahların onlara yardım etmeye güçleri
yetmez. Aksine, kendileri bunlar için yardıma hazır
askerlerdir. 76- (Rasûlum!) O halde onların sözleri sakın seni
üzmesin. Kuşkusuz biz, onların gizlemekte olduklarını da,
açığa vurduklarını da biliyoruz. 77- İnsan görmez mi ki, biz
onu meniden yarattık. Bir de bakıyorsun ki, apaçık düşman
kesilmiş. 78- Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal
getirmeye kalkışıyor ve: «Şu çürümüş kemikleri kim
diriltecek?» diyor. 79- De ki: Onları ilk defa yaratmış olan
diriltecek. Çünkü O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir. 80-
Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O'dur. İşte siz ateşi
ondan yakıyorsunuz. 81- Semavat’ı (gökleri) ve arzı (yeri)
yaratan, onların benzerlerini yaratmaya kadir değil midir?
Evet! Elbette Kadir’dir. O, her şeyi hakkıyla bilen yaratıcı:
“Hallak’ul Aliym”dir. 82- Bir şey yaratmak istediği zaman

O’nun yaptığı «Ol!» demekten ibarettir. Hemen oluverir. 83-
Her şeyin mülkü kendi elinde olan Allah'ın şanı ne kadar
yücedir! Siz de O'na döneceksiniz.
 

Benzer konular