Şems'in 40 Kuralı | İlim Yuvası - Ulvi Hocaları Sevenler Platformu
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1300 GÜN OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK - ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1300 GÜN OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK - ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1300 GÜN OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK

Şems'in 40 Kuralı

'Tarihi ve Dini Kişilerin Biyografileri' forumunda dost-semihbaba4125 tarafından 29 Mar 2011 tarihinde açılan konu

Bu Sayfayı Paylaş

  1. dost-semihbaba4125

    dost-semihbaba4125 Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,225
    Alınan Beğeniler:
    19
    Gönlü geniş ve ruhu gezgin sufi meşreplilerin kırk kuralı:
    1. kural: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet ALLAH (ZT.C.C.) dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok, eğer, ALLAH (ZT.C.C.) dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.

    2. kural: Hak yolunda ilerlemek yürek işidir,akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun,omzun üstünde ki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol silenlerden değil !

    3. kural: Kur’an dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahiri manadır. Sonra ki batıni manadır. Üçüncü batıninin batınisidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.

    4. kural: Kainattatki her zerrede ALLAH (ZT.C.C.)’ın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O camide, mescitte, kilisede, havrada değil, her an her yerdedir. ALLAH(ZT.C.C.)’ı görüp yaşayan olmadığı gibi, onu görüp ölen de yoktur. Kim O’nu bulursa, sonsuza dek O’nda kalır.

    5. kural: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. Aman sakın kendini diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: Bırak kendini, ko gitsin; akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!

    6. kural:
    Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk konusunda dil zaten hükmünü yitirir. Aşık dilsiz olur.

    7. kural: Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, hakikati keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.

    8. kural: Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! istediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.

    9. kural: Sabretmek, öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. ALLAH (ZT.C.C.) aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.

    10. kural: Ne yöne gidersen git, doğu,batı,kuzey ya da güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.

    11. kural: Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Ssenden yepyeni ve taptaze bir sen zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.

    12. kural: Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her her yolcu, istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur.

    13. kural: Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hacı, hoca ,şeyh, şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.

    14. kural:Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?

    15. kural: ALLAH, içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldür. Tek tek her birimiz tamamlanmamış birsanat eseriyiz. Yaşadığımız her hadise, atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermek için tasarlanmıştır. RAB noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler.

    16. kural:Kusursuzdur ya ALLAH (ZT.C.C.), onu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde belebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, YARADAN’dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir , ne layıkıyla sevebilirsin.

    17. kural: Esas kirlilik dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.

    18. kural: Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir. Şeytan, dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahluk değil bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara, dışında, başkalarında değil ve unutma ki nefsini bilen RAB’ini bilir. Başkalarıyla değil sadece kendiyle uğraşan insan sonunda mükafat olarak YARADAN’ı tanır

    19. kural:Başkalarından saygı,ilgi ya da sevgi bekliyorsan önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı, sevin. Yakında gül yollayacak demektir.

    20. kural: Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.

    21. kural: Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet ALLAH (ZT.C.C.) herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi,hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek,kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hakk’ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir.

    22. kural: Hakiki ALLAH (ZT.C.C.)aşığı bir meyhaneye girdi mi orası ona namazgah olur. Ama bekri aynı namazgaha girdimi orası ona meyhane olur. Şu hayatta ne yaparsak yapalım, niyetimizdir farkı yaratan, suret ile yaftalar değil.

    23. kural : Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı , kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir , ya kıymet bilmeyiz.
    Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadırne tefritte. Sufi daima orta yerde…
    24. kural : Madem ki insan eşref-i mahlukattır, yani varlıkların en şereflisi, attığı her adımda ALLAH (ZT.C.C.)’ın yeryüzünde ki halifesi olduğunu hatırlayarak , buna yakışır soylulukta hareket etmelidir. İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esir olsa bile, gene de başı dik, gözü pek, gönlü emin bir halife gibi davranmaktan vazgeçmemelidir.

    25. kural : Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama. İkisi de şu an da burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak, cennetteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz.

    26. kural
    : Kainat yekvücud, tek varlıktır. Herşey ve herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının hele hele senden zayıf olanın canını yakma. Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti herkesin yüzünü güldürebilir.

    27. kural
    : Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır, şer çıkarsa sana gerisin geri şer yankılanır.
    Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece güzel sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin herşey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse dünya değişir.

    28. kural
    : Geçmiş zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne geleceğimizi bilebilir, ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi daima şu anın hakikatini yaşar.

    29. kural
    : Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten,”ne yapalım, kaderimiz böyle”deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin,ne de hayat karşısında çaresizsin.

    30. kural
    : Hakiki sufi öyle biridir ki başkaları tarafından kınansa, ayıplansa, dedikodusu yapılsa, hatta iftiraya uğrasa bile, o ağzını açıp da kimse hakkında tek kelime kötü laf etmez.
    Sufi kusur görmez kusur örter.

    31. kural
    : Hakk’a yakınlaşabilmek için kadife gibi bir kalbe sahip olmalı. Her insan şu veya bu şekilde yumuşamayı öğrenir. Kimi bir kaza geçirir, kimi ölümcül bir hastalık, kimi ayrılık acısı çeker, kimi maddi kayıp… Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye fırsat veren badireler atlatırız. Ama kimimiz bunda ki hikmeti anlar ve yumuşar; kimimiz ise ,ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.

    32. kural : Aranızda ki perdeleri tek tek kaldır ki ALLAH (ZT.C.C.)’a saf bir aşkla bağlanabilesin. Kuralların olsun ama kurallarını başkalarını dışlamak yahut yargılamak için kullanma. Bilhassa putlardan uzak dur, dost. Ve sakın kendi doğrularını putlaştırma. İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama !

    33. kural : Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen hiç ol! Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışında ki biçim değil içinde ki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil hiçlik bilincidir.

    34. kural : Hakk’a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik demektir. Tam tersine, böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayı gerektirir. Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır; emin bir
    beldede yaşar.

    35. kural
    : Şu hayatta ancak tezatlarla ilerleyebiliriz. Mümin içindeki münkirle tanışmalı, ALLAH (ZT.C.C.)’a inanmayan kişi ise içinde ki inananla. İnsan-ı kamil mertebesine varana kadar gıdım gıdım ilerler kişi. Ve ancak tezatları kucaklayabildiği ölçüde olgunlaşır.

    36. kural
    : Hileden,desiseden endişe etme. Eğer birileri sana tuzak kuruyor, sana zarar vermek istiyorsa, ALLAH (ZT.C.C.) da onlara tuzak kuruyordur. Çukur kazanlar o çukura kendileri düşer. Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır, ne bir katre şer. O’nun bilgisi dışında yaprak bile kıpırdamaz. Sen sadece buna inan !

    37. kural
    :ALLAH (ZT.C.C.) kılı kırk yaracak titizlikle çalışan bir saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki sayesinde her şey tam zamanında olur. Ne bir saniye erken, ne bir saniye geç. Her insan için bir aşık olma zamanı vardır; bir de ölmek zamanı.

    38. kural
    : Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım ? Diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün.
    Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa,yazık !
    Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.
    39. kural : Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır. Bu dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zaman bozulmaz. Her şey yerli yerinde kalır, merkezinde… Hem de bir günden bir güne hiçbir şey aynı olmaz.
    Ölen her sufi için bir sufi daha doğar.

    40. kural
    : Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani diye sorma!Ayrımlar ayrımları doğurur. Aşk’ın hiçbir sıfat ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.
    Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde ya da dışındasındır, hasretinde..

    Elif Şafak In Aşk adlı kitabından alıntıdır
     
    Moderatör tarafından düzenlendi: 30 Mar 2011
  2. Tugtegin786

    Tugtegin786 Uzman Onbaşı
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    26 Ara 2010
    Mesaj:
    590
    Alınan Beğeniler:
    1
    Rahman razı olsun
     
  3. endergorulur

    endergorulur Çavuş
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    30 Ara 2010
    Mesaj:
    262
    Alınan Beğeniler:
    0
    al sana Maksimum karakter
     
    Moderatör tarafından düzenlendi: 30 Mar 2011
  4. Özür dilerim ama Tanrı kim, bizler Tanrı bilmeyiz, Tanrı çok Tanrılı uydurma Dinlerde vardır, Bizde Tek İlah Olan Allah Vardır

    Tehlikeli ve anlam bolluğundan birkaç kapısı hataya açık bir kelam. Allah mahluk değildir ama kainattaki her zerre mahlukdur. Bu itibari ile kainattaki hiçbir zerre Allah 'ın Sıfatlarını taşımazlar. Allah her an heryerdedir derken Allah zaman ve Makandan Münezzehtir onun için bu böyle söylenmez Allah Ehad, Evvel, Ahir, Zatın, Batın Denilir

    Eğer Allah Mescitte, kilisede, havrada değil her tarafta dersen zahirsel anlamda hava gibi yaygınlık katmış olur ve mekanla Allah 'ı İlişkilendirmeye kalkmış olursunki Allah 'ın Muhalefetün Lil Havadis Sıfatına Aykırıdır

    Ama bunun yerine şunu diyebilirsin, Allah 'a sadece ibadethanelerde kul olacağımızı zannetmiyelim, Ahad, Evvel, Ahir, Zahir, Batın, Hayy, Kayyum, Allah 'a heryerde kul olunmaya çalışılmalıdır Çünkü Allah Bedi Rabbül Alemindir

    Kesinlik anlamı vermişsin yanlıştır bence. Allah Hakkında bu kadar kesin ve kati konuşamazsın. Onun yerine şöyle denilebilirdi

    Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, Allah 'tan umut kesilmez Çünkü O rahman, rahim , Nafi Allah 'tır

    Aynı zamanda nice dar geçitler arasında Cennet Bahçeleri var demek yanlıştır, Sabır, hamd ve Şükür insanı Cennete Ulaşmasına Vesile Olabilecek Hallerdendir

    Ben şahsi olarak bu görüşede katılmıyorum Sabır bence acı geçene kadar dişini sıkmak değil, Allah 'tan Geleni Şükrederek kabullenmek ve Rızası 'nın dışına çıkmamaya çalışmaktır

    Anlm olarak doğru ama anlatım olarak yanlış, semadaki yıldızların sayısını bilmiyorsunki saymış gibi bu çok yada bu az diyebilesin

    Allah 'ın neyle meşgul olduğunu nerden öğrendin, kim sana söyledi Allah 'mı Haşa

    İkincisi tamamlanmadığımızı kim nerden biliyor bu konuşma rekarnosyuncaları andırıyor

    Üçüncüsü ne sanat eseri ya, resimmi heykeltraşmı yoksa başkamı. Allah hangi sanata uygun Yaratmış Bizleri Haşa, heykelcilikmi, resimmi

    Allah sanatkar değil bizlerde sanat eseri değiliz, Allah 2ın Kimsenin dikkat etmediği Muhalefetün Lil havadis Sıfatı Vardır sonradan yaratılanlara benzememek gibi

    Allah 'ı kim sanatçıya , yarattığını ise sanat eserine benzetebilir, kimin haddine

    Kusursuzdur derken kusur işlemeyen anlamınamı dedin bak anlam çoğalmalarına dikkat etmiyorsun SubhanAllah sevmek kolaydır olacaktı

    Yaradan 'dan Ötürü yaratılamnı sevmeyi kimse anlamamış her ne hikmetse , şeytanda Yaratılmış kim sever. Kimse sevmez lanetlenmiştir

    Yaradan 'dan Ötürü yaradılan 'ı Sevmek Yaradan 'ın Sevdiğini Sevmek, Sevmediğini Sevmemektir

    Bunun haricinde ise ikinci bir Mana ise Allah 'ın yaratmasınındaki Allah 'ın Yaratmasını sevmektir yaratılmışı değil

    Bu kadar yeter

    En Doğrusunu Allah Bilir, bunlar sadece bana göredir
     
  5. dost-semihbaba4125

    dost-semihbaba4125 Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,225
    Alınan Beğeniler:
    19
    Tmm abi duzelttmtanrı yazan yerleri RAHMAN razı olsun
     
    Moderatör tarafından düzenlendi: 30 Mar 2011

  6. Allah Razı Olsun tşk ederim
     
  7. dost-semihbaba4125

    dost-semihbaba4125 Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,225
    Alınan Beğeniler:
    19
    2.abi bunlar benim kurallarım dğl Şemsi Tebrizin kurallari Elif Şafak in Aşk adlı kıtabında geçer yanı ben uydurmadım abi
     
  8. O zaman çeviride hata yapmıştır, bakın anlatımlar seviye seviyedir. Bir profosörün doçente verdiği matematik dersi ile bir ilkokul öğretmenin öğrencisine verdiği matematik dersi aynı değildir

    Ve bir Profösörün doçentler için yazdığı matematik Kitabını bir ilkokul öğretmeni çevirmeye kalkarsa böyle saçma metematik bilgileri ile dolar kitap

    Şemsi tebrizi 'nin Kitabını anlamak İçin Şemsi tebrizi 'nin talebesi'nin Yani Mevlana Celaleddin Rumi 'nin Seviyesinde olmak gerekir

    Senin hiç mantığına uyuyormu Şemsi Tebrizi Allah 'a Tanrı diyecek, sence inandırıcımı
     
  9. dost-semihbaba4125

    dost-semihbaba4125 Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,225
    Alınan Beğeniler:
    19
    abicim bence kitap yurt dışında satılsın die belki tanrı denmiştir yani Mevlana olmadan hiç bir kuralı hiç bir ktiabı okumayalım öle mi abi
     
    Moderatör tarafından düzenlendi: 30 Mar 2011
  10. Okurken önemli olan şudur , Okuduğun kitapmı senin benim seviyeme inmiş yoksa sen ben o kitabınmı seviyesine çıkmışız

    Hal Ehlinin Kitabını Okumaya Hal Ehli Olmak lazım, Hal Ehlinin Halleriyle Hallenmemiş insanlara ise Fıkıh Kitapları Gerekir

    Kardeşim önce insan seviyem nedir neleri okuyabilir kaldırabilirm neleri kaldıramam diye hesap etmeli Mesela Bana Muhyiddini Arabi Hazretleri 'nin Kitaplarını Okumak yasaktır, anlıyamazsın derler örnekle anlatırsak eğer ulvi Hocamın Dediği Gibi
     
  11. islam73

    islam73 Uzman Onbaşı
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    26 Ara 2010
    Mesaj:
    558
    Alınan Beğeniler:
    0
    rahman razi olsun nurkul hocam , cok yaratrli bilgiler veriyorsunuz.insallah rabimden umudumuz formumuzda kisa süreligine kalmaniz degil sürekli kalmaniz.masalllah size .
     
  12. dost-semihbaba4125

    dost-semihbaba4125 Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,225
    Alınan Beğeniler:
    19
    abicim bence alıp o kitabı okurmusun abicim Elif Şafak Aşk bence benim seviyeme indirilmiş abi öle zor bir kitap değil şeytanın hileleri var İbni arabi Hz. şimdi onu alcam almıyım mi yani abi ya bende anlıyamam mı
     
  13. Semihbaba Allah Razı Olsun ama kitaplar türlü türlüdür, Hal Ehlinin hallerini ve Yaşayışlarını, hayata Verdiği Manaları Anlatan Kitaplarla direk bilgi veren kitaplar her zaman birbirinden farklıdır

    Bu şuna benzer biri şairdir İlhamını ve İlhamının hayatı Üzerindeki aksedişini anlatır

    Mesela derki

    Her gecenin mehtabına aşık olurum ben

    Baksan gökyüzüne güzelliği görsen

    ( ulvi Hocamın Şiir Kitabındandır bu mısralar )

    Bak bu Hal ehlinin anlatışıdır, geceye aşık olma varmıdır yoktur, hergece aşık olma varmıdır yoktur

    Burda Hal Ehlinin hallendiği Hal Gecenin karanlığındaki güzelliği ve huzuru yakalayıp, o güzellik ve Huzurda mest olan ve mest olmayı aşkla bir tutan, dünyadan arınıp soğuyan kendini huzura verip, Huzur içinde Huzur bulan nefsini unutup Alemi Seyre Koyulan Bir insanın halidir

    Ama diğeri nedir fiziktir köprü nasıl yapılır, köprü için yerçekimini yenmek gerekir onun için sağlam ayaklar ve ayaklar üzerine inşa edilmiş üst yol gerekir

    Bak aradaki farkı anlıyormusun

    Yani olay şudur bir zahir bilimci köprüye baktığı zaman köprüdeki mimari ve mühendisliği, sağlamlığı, dayanıklılığı görür, kapasiteyi anlar

    Ama Bir Hal Ehli Baktığı zaman o köprüdeki güzelliği, insana verdiği huzur ve güveni, doğayla bütünleşmesini, oluşturduğu güzellik ve huzur ortamını görür ve şiirini değiştirir

    Her derenin köprüsüne aşık olurum ben

    Baksan köprüye güzelliği görsen

    gibi İnşallah anlatabilmişimdir

    En Doğrusunu Allah Bilir
     
  14. Allah Razı Olsun kısmet İnşallah
     
  15. dost-semihbaba4125

    dost-semihbaba4125 Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,225
    Alınan Beğeniler:
    19
    tm abi RAHMAN razı olsun anladım İNŞALLAH
     
  16. dost-semihbaba4125

    dost-semihbaba4125 Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,225
    Alınan Beğeniler:
    19
    :52:
     

Bu Sayfayı Paylaş

Yükleniyor...
Konu etiketleri: