Sadi´nin Gülistan´ından Öğütler | İlim Yuvası - Ulvi Hocaları Sevenler Platformu
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1500 GÜN (4 YIL) OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK - ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1500 GÜN (4 YIL) OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK - ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1500 GÜN (4 YIL) OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK

Sadi´nin Gülistan´ından Öğütler

'Tarihi ve Dini Kişilerin Biyografileri' forumunda incinme tarafından 17 May 2011 tarihinde açılan konu

Bu Sayfayı Paylaş

  1. incinme

    incinme Uzman Çavuş
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    27 Ara 2010
    Mesaj:
    1,415
    Alınan Beğeniler:
    2
    Sadi´nin Gülistan´ından Öğütler




    * Konuşmadan bir köşede oturan sağırlarla dilsizler, dilini tutamayan kimseden daha üstündür.

    * Ağızda dil nedir, a akıl sahibi Hünerli kimsenin hazine anahtarı değil mi İçerdeki cevahirci midir, çerçi midir, kapı kapalı iken kim ne bilecek

    * Akıllının önünde susmak terbiye gereği ise de, sen yeri gelince söylemeğe bak. İki şey insanı çileden çıkarır: söylenecek yerde ağız açmamak, susacak yerde lakırdı etmek.

    * Eğer cenk eri isen, öyle bir kimseyle savaş ki, ya ona ihtiyacın olmasın, ya da kaçıp ondan kurtulabilesin.

    * Bahçenin gülünde beka ve gül mevsiminde vefa yoktur. Zaten bilgeler kalıcı olmayan şey gönül bağlamağa deymez demişler...

    * Düşün, sesini ondan sonra çıkar ve kes dedirtmeden önce sözü kes.

    * İnsan hayvandan konuşmakla üstündür. Ama doğru konuşmazsan hayvanlar senden üstün olurlar...

    * Fareyi tutarken kedi aslandır; kaplanla savaşınsa fareye döner..

    * İyilik için söylenen yalan, fitne koparan doğrudan iyidir...

    * Her sözü padişaha geçen kimse iyilik dışında bir şey söylerse yazık olur.

    * Yeryüzünün en küçük dağı Tur dur. Ama Allah katında değeri en yüce olan da odur...

    * On tane derviş bir kilimde uyur da iki padişah bir iklime sığmaz.

    * Allah adamı ekmeğin bir yarısını yerse öbür yarısını yoksullara verir. Padişah, yedi ülkeyi alsa bile, bir başka ülkenin sevdasındadır...

    * Tıyneti kötü olan kişi iyilerin nurunu kabul etmez. Kabiliyetsizi terbiye etmek, kubbede ceviz durdurmak gibidir..

    * İnsanla birlikte büyüse bile, kurdun eniği yine enik olur..

    * Çorak toprak sümbül bitirmez. Kötülere iyilikte bulunmak, iyilere kötülük etmek gibidir...

    * Ben kimsenin gönlünü kırmayabilirim. Ama hasetçiye ne yapayım, o kendiliğinden azap içinde...

    * Adem oğulları aynı vücudun uzuvlarıdır. Çünkü aynı cevherden yaratılmışlardır. Felek bir uzva elem getirirse, öbürlerinin huzuru kalmaz. Ey başkalarının acısıyla kaygılanmayan, sana insan demek yakışık almaz...

    * Nimet içinde iken dostluktan söz açıp, kardeşim! Diyeni dost sayma. Dost, dostunun elini onun perişanlığında, çaresizliğinde tutan kimsedir..

    * Mazlumun gönül dumanının zalime ettiğini, kızgın ateş üzerliğe yapamaz...

    * Aslan hayvanların başında gelir. En adi hayvansa eşektir. Oysaki akıllıların hepsi, yük çeken eşeği, adam paralayan aslandan üstün görürler.

    * Her an sana lütufkar olan kişi bu uzun zamanda bir defa sana sitem ettiyse onu hoş gör.

    * Dostuna sana düşmanlık edebilecek kadar kuvvet verme.

    * Alemde zaten vefa yok imiş, yahut şu zamanda herkes vefasız. Kimse yoktur ki; ok atma ilmini benden öğrensin de sonunda beni nişan almasın.

    * Koyun çoban için değildir. Belki çoban onun hizmeti içindir.

    * Dünya dirliği çöl gibi rüzgarı gibi geçti. Acılık da, tatlılık da, güzel de, çirkin de geldi gitti. Zalim sandı ki bize zulmediyor; ettikleri kendi boyunda kaldı, bizden geçip gitti.

    * Kükremiş fille savaşa kalkışan kişi, akıllı kimsenin nazarında adam değildir. Gerçek adam odur ki; öfkelense dahi saçma söylemez.

    * Kendi ekmeğini yiyip oturmak, altın kemer takıp el pençe divan durmaktan hoştur.

    * İnsan iyilik de etse, kötülük de etse kendisi içindir.

    * Başkalarının ayıbını senin önünde sayıp döken,senin ayıbını da mutlak başkalarına söyleyecektir.

    * Allah ın kapısından kovulan kimse her yana koşar. O nun çağırdığı, kimsenin kapısına koşmaz.

    * Pas yeniği demirin küfünü cila vurup gideremezsin. Kara yürekliye öğüt vermenin ne faydası var. Demir çivi taşa girmez ki...

    * Esenlik günlerinde düşkünleri bırakma. Yoksul gönlü almak belayı savar. Dilenci yalvara yakara bir şey isteyince ver. Yoksa zalim zorla alır.

    * İçini yemekle doldurma ki orada marifet nuru göresin. Burnuna kadar tıkındığın için hikmetçe boşsun.

    * Dünyalığımız yok mu, derde düşeriz; olunca da gönlümüz ona takılır.

    * Yoksulun sabrı zenginin ihsanından üstündür.

    * Onu bunu yoklamak ayıp değildir, elverir ki; artık yeter dedirtmeyesin. Eğer sen kendini kınayabilirsen, başkaları seni ayıplayamaz.

    * Yaptığı sözüne uymasa bile, bilginin sözünü sen candan dinle. İddiacının lafları boştur. Uyuyan uyuyanı nasıl uyandırır.

    * Engin deniz taş atmakla bulanmaz. Gücenen bir arif henüz sığ sudur.

    * Kendine zarar gelince katlan. Çünkü affetmekle günahtan arınırsın. Mademki her şeyin sonu topraktır, sen, toprak olmadan önce toprak ol.

    * Acele yürüyen yol arkadaşı senin yoldaşın değildir. Gönlü sana bağlı olmayan kimseye gönül bağlama.

    * Hısımın dindarlığı, takvası yoksa hısımlık bağlarını kesmek, akraba sevgisi taşımaktan daha iyidir.

    * Allah ı tanıyan bir yabancı için, O na yabancı olan bin hısım feda.

    * Bilge, söylenmemesinden zarar geleceği zaman söze başlar ve yememekten canına doyduğu zaman lokmaya uzanır. Şüphesiz sözü hikmet olur, yemesi de sağlık getirir.

    * Kişi az yemeği adet edince, gelen sıkıntıyı kolay karşılar. Eğer bolluk içinde can beslemişse, bir darlık görünce mihnetten ölür.

    * Asık suratlıdan bir şey isteme, onun kötü huyundan elem duyarsın. Gönlünün gamını anlatacaksan bir kimseye anlat ki, yüzünü görünce ferahlayasın.

    * Acizin eline kudret geçince, tutar, acizlerin kolunu büker.

    * Hırs azgınlığı akıllı adamın gözünü bağlar; tamah, kuşu da balığı da tuzağa düşürür.

    * Birinin gönlünü bir kere kırdın mı, sonradan yüz türlü iyilik etsen de, o bir tek kırgınlığın öcünden sakın. Temren yaradan çıkar, acısı gönülde kalır.

    * Eğer bir gönül kırdınsa senin gönlün de mutlaka kırılacaktır. Kale duvarına taş atma, çünkü kaleden de taş gelebilir.

    * Dostların sohbetinden ıstırap duyarım. Çünkü çirkin huylarımı güzel gösterirler. Kusurumu hüner ve olgunluk sayarlar, dikenimi gül ve yasemin yaparlar. Nerde o pervasız, küstah düşmanlar ki, bana benim ayıbımı göstersinler...

    * Gönle giren her şey göze hoş gelir.

    * Can kaygısıyla sevgilinin muhabbetinden gönlü ayırmak dostluğa sığmaz.

    * Dost kapısında ölene değil, canını sağ salim kurtarana şaşılır.

    * Kişi nefsinin kötülüklerinden kurtulabilir. İftiracının zannından kurtulamaz.

    * Sen işinle gücünle kalsan da elalemin dilini zaptedemezsin.

    * Bir şeye, bir kimseye gönül bağlama. Çünkü gönül ayırmak müşkül bir iştir.

    * Hepiniz kendi ayıplarınızın hamalısınız. Başkalarının kusurlarını kınamayınız.

    * Her işte kendinden üstününü ara, bunu fırsat bil; kendin gibilerle vaktini heder edersin.

    * Bir yoksul yüz türlü uygunsuz iş görse, bunun yüzde birini dostları bilmezler. Ama sultan bir tek kötülük etse, ülkeden ülkeye ulaştırırlar.

    * Tam manası ile doğru olduğunu bilmediğin bir sözü söyleme. Karşılığının iyi olmadığını bildiğin sözü de söyleme.
    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş