Mevlid Kandili Ve Yapılacak Dualar | İlim Yuvası - Ulvi Hocaları Sevenler Platformu
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1200 GÜN OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK - ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1200 GÜN OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK - ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1200 GÜN OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK

Mevlid Kandili Ve Yapılacak Dualar

'Mübarek Aylar' forumunda islam73 tarafından 29 Oca 2012 tarihinde açılan konu

Bu Sayfayı Paylaş

  1. islam73

    islam73 Uzman Onbaşı
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    26 Ara 2010
    Mesaj:
    561
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    NOT:2012 Mevlid Kandili 3 Şubat Cuma gecesini 4 Şubat Cumartesiye bağlayan gece 2012 Mevlid kandilidir.
    [FONT=&amp]Mevlid Kandili[/FONT]

    Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.
    (Enbiyâ, 107)


    İnsanlığın kurtuluşu için gönderilen son ve en büyük peygamber, bizim Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) 571 yılında Kameri aylardan Rebiü'l-evvel ayının 12.gecesi doğmuştur. Milâdî takvime göre ise bu, 571 yılı Nisan ayının yirmisine rastlamaktadır. Bu mübarek geceye "Mevlid Kandili" denir.


    O'nun doğduğu çağda dünyanın her tarafında cehalet, zulüm ve ahlâksızlık almış yürümüş, Allah inancı unutulmuş, insanlık korkunç ve karanlık bir duruma düşmüş, dünya yaşanmaz hale gelmişti.

    O'nun doğduğu gece, insanlığın kurtuluşu için çok hayırlı ve mübarek bir başlangıçtır.O gecenin sabahı gerçekten de feyizli bir sabahtı. İnsanlık için yepyeni bir gün doğmuş, aydınlık bir devir açılmıştı. Bir fazilet güneşi ve hidâyet meşalesi olan sevgili peygamberimizin gönderilişi, Yüce Allahın bütün insanlara en büyük nimetlerinden birisidir. Bu hususta Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulmuştur:

    "Andolsun ki içlerinden, kendilerine Allah'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermekle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur. Halbuki daha önce onlar apaçık bir sapıklık içinde idiler."
    (Âl-i İmrân, 164)

    Bu gece, müslümanlar arasında yüzyılllardan beri büyük bir coşku ile kutlanmakta, Sevgili Peygamberimiz derin bir saygı ile anılmaktadır. Büyük Türk Alimi Süleyman Çelebi tarafından yazılan ve asıl adı Vesiletün’necat" olan mevlid kitabı O'nun doğumunu, üstünlüğünü ve mucizelerini en güzel bir şekilde dile getiren değerli bir eserdir.

    Peygamberimizin doğum yıldönümlerinde okunan mevlidleri saygı ile dinlemek, O'nun mübarek ruhuna salât ve selâm okumak hiç şüphesiz büyük milletimizin Sevgili Peygamberimize olan engin sevgi ve bağlılığının bir ifadesidir.



    Bununla beraber, O’nun ahlâk ve fazilet dolu hayatınıöğrenmek ve kendimize örnek almakbaşta gelen görevlerimizdendir. Asıl o zaman O'nun sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmış oluruz.

    O âlemlerin Rabbinden, "Alemlere rahmet olarak gönderildi." Asırlara sığmayacak inkılapları birkaç sene içerisinde gerçekleştirdi. Evlâtlarını diri diri toprağa gömen babalar O'na ve getirdiği prensiplere iman ettikten sonra mükemmelleştiler, dünyaya insanlık, adalet ve medeniyet rehberi olacak hale geldiler. İnsanlar O'nun tek emriyle, kökü yüzlerce yıl derinde olan alışkanlıklarını bıraktı.
    O, yirminci asır insanının yüzyılda yerleştiremediği hakkı, hukuku, adâleti, hürriyeti, demokrasiyi ve insan haklarını bir solukta yerleştirdi. Böylece cehâlet asrı bir saâdet asrı olup, çıktı. Nihayet asır, asırlara taştı. Ve O, çağlar ötesiyle kucaklaştı.
    Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed kendisinden önceki peygamberler gibi sadece bir kavme veya millete değil, bütün insanlığa peygamber olarak gönderilmiştir. O'nun diğer peygamberlerden en farklı yönlerinden birisi budur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurulur:
    "Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik;
    fakat insanların çoğu bilmezler."
    (Sebe, 28)

    İnsanlığın her zaman ve mekânda Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği ilâhî mesaja ve bu mesajın hayata geçirilmiş şekli olan onun sünnetine ihtiyacı vardır. O'nu örnek almak, Kur'an'a uymaktır. Çünkü Hz. Aişe (r.a.)'nın ifâdesiyle O'nun ahlâkı Kur'an'dı.(Müslim, Misâfirîn, 139). Kur'an-ı Kerim, Peygamberimiz Hz. Muhammed'in inananlar için en güzel örnek olduğunu bildirmekte ve bu hususta şöyle buyurulmaktadır:

    "Andolsun, Allah'ın rasûlünde sizin için, Allah'a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar için ve Allah'ı çok ananlar için güzel bir örnek vardır." (Ahzâb, 21)

    Bu geceyi nasıl ihya edelim?

    Bütün insanlık âlemine bir hidayet tarihi açan ve âlemlere halis ilâhî rahmet olan böyle yüksek şanlı bir Peygamber'in ümmeti olmakla şereflenmiş bulunan biz müminlere ne mutlu! Bu geceyi vesile bilerek, O'na ümmet olmanın şuuruna erebilmek, Bu gecenin manevi zenginliğinden istifade etmek için en azından bir
    Tesbih Namazı kılalım birde Hatmi Enbiya yapalım.

    O'na ümmet olan müminlere gevşeklik yakışmaz.

    Unutmayalım...



    Alemlere rahmet olarak gönderilen muazzez Peygamberimizin, doğumunu anarken,yalnız mevlid okumak,ilahiler söylemek ve kandil simidi dağıtmak yeterli değildir.Sadece bu geceyi yaşamak yeterli değildir.Yüce Allah’ın sevgisine hoşnutluğuna ve bağışlamasına ermenin yegane yolu Peygamberlerimizin yolundan gitmektir.

    "De ki: Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz ki, Allah da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın..."
    (Âl-i İmrân, 31)




    Tesbih Namazı

    Günahların afvına vesîle olan tesbih namazı 4 rek'atlı bir namazdır. Bu namazı kılabilmek için şu tesbihi ezber bilmek icap eder:
    Sübhânallâhi vel-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber. Ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym"
    Tesbih namazının kılınışı:
    Kalben tesbih namazı kılmaya niyet edilir. "Allâhü Ekber" diyerek namaza başlanır.
    Yukarıdaki tesbih:
    "Sübhâneke..."'den sonra 15 kere,
    Zamm-ı sureden sonra 10 kere,
    Rükûda 10 kere,
    Rükûdan doğrulunca 10 kere,
    Secdede 10 kere,
    Secdeden doğrulunca 10 kere,
    İkinci secde de 10 kere,
    okunur.
    Böylece birinci rek'at kılınmış olur. İkinci rek'ate kalkılınca Fâtiha-i şerîfeden önce yine 15 kere, diğer yerlerde de, tarif edildiği gibi 10'ar kere okunarak 4 rek'at tamamlanır.
    Tesbih namazının diğer tarafları aynen diğer namazlarda olduğu gibidir. Fark sadece okunan tesbihlerdir. İkinci rek'atte oturulduğunda, "Et-tehiyyâtü..."'den sonra, "Allâhümme salli..." ve "Allâhümme bârik...", üçüncü rek'at için ayağa kalkıldığında da "Sübhâneke..." okunacaktır.
    Tesbih namazında beher rek'atte okunan tesbih adedi 75'dir. Dört rek'atte 300 tesbih okunmuş olur.


    Hatm-i Enbiyâ

    Hatm-i Enbiyâ yapmak için, önce 1 Fâtiha-i şerîfe, 3 İhlâs-ı şerîf okunur.
    Sonra:
    "Eûzu billâhis-semî'ıl-alîmi mineş-şeytânir-racîm. Rabbi eûzu bike min hemezâtiş-şeyâtıyn. Ve eûzu bike rabbi en yahdurûn"

    Şu âyet-i celîle okunur ve buna göre hareket edilir:

    "Bismillâhir-rahmânir-rahîm. Yâ eyyühellezîne âmenusbirû ve sâbirû ve râbitû vettekullâhe lealleküm tüflihûn. Sadekallâhül-azıym"
    Bundan sonra şu sıraya göre hatme devam edilir:



    "Bismillâhir-rahmânir-rahîm. İnnallâhe ve melâiketehû yüsallûne alen-nebiy. Yâ eyyühellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ. Sadekallâhül-azıym"


    100 defa: Salevât-ı şerîfe,


    500 defa:


    "Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ ve in lem tağfir lena ve terhamnâ lenekûnenne minel-hasirîn"


    100 defa: Salevât-ı şerîfe,


    100 defa: Salevât-ı şerîfe,


    500 defa:


    "Rabbi ennî messeniyed-durru ve ente erhamür-râhimîn"


    100 defa: Salevât-ı şerîfe,


    100 defa: Salevât-ı şerîfe,


    500 defa:


    "Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minez-zâlimîn"


    100 defa: Salevât-ı şerîfe,


    100 defa: Salevât-ı şerîfe,


    500 defa:


    "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azıym"[4]


    100 defa: Salevât-ı şerîfe,


    okunur.


    Sonra duâ yapılır.






    Mevlid Kandili Duası




    EÛZÜ BİLLAHİ MİNE’Ş-ŞEYTANİ’R-RACÎM, BİSMİLLAHİRRAHMANİRRRAHİM
    Ya ilahel alemin
    İlk yarattığın nur efendimizin nuruydu.
    Sen onu var etmeden evvel gündüzün geceden,
    baharın da kıştan farkı yoktu.
    İyilikler, kötülüklerle iç içe;
    akıl nefse yenik,
    ruh da bedenin esiri idi.
    O güzeller güzeli
    Varlığın sırrını keşfedip akla yüksek hedefler gösterdi
    düşünceye kapılar açıp
    insanın ebedlere namzet olduğunu âlemşümul bir dille haykırdı.
    Böyle bir elçiyi insanlığa bahşetmenden
    Ve sayısız nice nimetlerinden ötürü
    sana sonsuz hamd ü senalar olsun ya rabbi!

    Güç ve kuvvet ancak kendisine has olan yüce ve büyük Allâh’ım!
    Mahlûkatın adedince,
    Zatının rızası,
    Arşının ağırlığı ve kelimelerinin toplamınca
    Efendimiz Hz. Muhammed (sas) ve O’nun ehli ve ashabı üzerine salât ü selam la bir kere daha yâdederek huzûr-u İlahi’de el açıp yakarıyoruz

    Ey her şeye hayat bahşeden Allah’ım
    bütün insanlık, hatta bütün bir varlık âleminin bayramı sayılan
    mübarek günleri vardır.
    bir gün daha vardır ki,
    o da Allah Rasûlü’nün dünyayı teşrif buyurarak
    tenezzülen aramıza girip bizi şereflendirdiği kutlu zamandır.
    Bizler şimdi o anı yaşıyoruz.
    Rahmet-i Rahman’ın galeyana geldiğine inandığımız
    bu kutlu zaman diliminde,
    Mevlid Kandili’nin bizim için hakiki bayram olması ümidiyle,
    ümmet-i Muhammed’in hal-i pürmelali açısından
    bayram hediyesine en muhtaç birer yetim olduğumuz mülahazasıyla, Şefkat Peygamberi’nin ruhaniyetine sığınarak,
    sen den yeniden bir kere daha diriliş istiyoruz ya rabbi

    Ey her şeye gücü yeten Allah’ım
    Efendimizi düşünmekle
    hayatın hiç kimseye nasip olmayan tadını
    ve varlığın bitmeyen zevkli maceralarını duyarız.
    Duyarız imanın yenilmez gücünü,
    Duyarız Müslümanlığın kahramanlık olduğunu,
    Duyarız doğruluğun paha biçilmez kıymetler ihtiva ettiğini,
    Duyarız iffet ve ismetin, meleklerinkine denk insan tabiatının bir buudu haline geldiğini.
    N’olur bu ve benzeri nice güzellikleri daha derince ve engince
    Bütün insanların ruhlarına duyur ya Rabbi!

    Ya Rabbel alemin
    Onun terbiyesi, onun üslûbu ve onun sistemiyle yetişmiş olan nesillerin
    imanları iz’ân ufkuna erişiyor,
    muhabbetleri çağlayanlara dönüşüyor.
    efendimizi bu ölçüde duyup sevmeleri münasebetiyle
    her an daha da şahlanıyor
    ve o kutlunun arkasında bulunma sevinciyle adeta yeni bir asr-ı saadet yaşanıyor.
    Sen dünyamıza yeniden bir huzur çağı
    ve gül devri yaşat ya Rabbi!

    Ey yüceler yücesi Allah’ım
    Yüzümüz yok, hicap içindeyiz;
    Efendimizin senin katındaki nazının geçerliliğine de ümitlerimiz tam.
    Keşke ne seviyede olursa olsun
    efendimizden hiç uzaklaşmasaydık;
    ondan gelen ışıklardan
    ve ruhlarımıza boşalan mânâlardan
    hiç mahrum kalmasaydık..
    ve onu o inandırıcı çehresiyle
    içlerimizde hep taptaze ve dipdiri duyabilseydik!..
    sen bizleri kendi uzaklıklarını aşabilen
    hak ve hakikatleri de bütün derinlikleriyle duyabilenlerden eyle ya rabbi!

    ya ilahel alemin
    O güzeller güzeli Sevgiliyi, bir kere daha misafirimiz eyle..
    tahtını sinelerimize kur
    gönüllerimizdeki karanlıkları kov,
    bütün benliğimize ruhunun ilhamlarını duyur
    ve bize yeniden diriliş yollarını göster ya rabbi

    İnananları karanlıklardan aydınlığa çıkaran Allah’ım
    her gün biraz daha azgınlaşan şu zulmetleri o kutlunun ışığıyla dağıtıver
    herkesi inleten zulüm ve adaletsizlik ateşini söndürüver.
    her şekliyle kine, nefrete, düşmanlığa kilitlenmiş şu zavallı ruhların boyunlarındaki zincirleri çözüver
    sevgiye, merhamete, şefkate hasret giden sinelerimizi muhabbetle, hoşgörüyle coşturuver
    ruhlarımızı aklın aydınlığı, gönüllerimizi de mantık ve muhakeme enginliğiyle buluşturuver
    ve bizi kendi içimizdeki hicran ve hasretlerimizden kurtarıver ya Rabbi!

    Ey merhameti bol olan Allah’ım!
    şefkati, adaletini aşkın gönüller sultanını unuttuğumuzun
    ve saygısızlıkta bulunduğumuzun farkındayız.
    Biliyoruz ki o rahmet nebisi
    incinse de küsmedi
    Vefasızlık görsede alakayı kesmedi
    Başını yaranlar, dişini kıranlar karşısında bile ellerini açıp dua dua yalvardı. Katiyen lanette bulunmadı. Lanet ve bedduaya “âmin” de demedi.
    Sinesini, Ebû Cehil’leri bile ümitlendirecek ölçüde açabildiği kadar açtı
    ve her sözünü, her davranışını senin rahmetinin enginliğine bağladı.
    Sen bizleri onun o engin merhametinden istifade eden
    ve şefaatine de nâil olanlardan eyle ey Rabbi!

    Ey ihsanları sonsuz olan Allah’ım
    düşe-kalka olsa da hep Efendimizin izinde yürüme gayretindeyiz.
    N’olur bizi bir kere daha sevindir.
    Sevindir ki; bağının taptaze fidanlarıyla
    adını âleme tam duyuracak demdeyiz.
    Bu dünya ışığa hasret gidiyor.
    Bizler o kırık azimlerimiz ve o çatlamış ümitlerimizle,
    yolların hakkını veremesek de hep yollardayız.
    Sadece hislerimizle de olsa, aradığımız hep senin habibin;
    N’olur gönüllerimiz bir kere daha onunla dolsun,
    ufuklarımızı saran şu upuzun geceler yerlerini gündüzlere bıraksın
    ve viladeti bizim hakiki bayramımız olsun..

    Ey yapılan dualara cevap veren Allâh’ım
    Sana itaat edilir Sen karşılığını veririsin;
    Sana isyan edilir, sen bağışlar ve affedersin,
    Darda kalanlara icabet edersin,
    Zararı sıkıntıyı ortadan kaldırırsın
    Hastalara şifa, dertlilere deva verirsin
    Günahları bağışlar, tövbeleri kabul edersin
    Sen bizlerin dualarını kabul buyur ya Rabbi!

    Allâh’ım
    acizlikten, üzüntüden, tasadan, kederden,
    Korkaklıktan, kabir azâbından, cehennem ateşinden sana sığınırız.
    Bizleri kötülükten ve kötülerin şerrinden emin eyle ya Rabbi!

    Ey Yüceler Yücesi!
    bize karşı düşmanlık duygularıyla oturup kalkanların kalblerini yumuşatmak murad ediyorsan,
    bize ve gönüllüler hareketine karşı onların kalblerini yumuşat
    ve sinelerini daimî bir sevgiyle doldur! Ya Rabbi!
    Ey kalbleri evirip çeviren Sultanlar Sultanı!
    Bizim kalblerimizi de, onların kalblerini de sevdiğin ve hoşnut olduğun güzelliklere çevir! Ya Rabbi!

    Allahım
    Sen bizlere bizi aşan istidat ve kabiliyetler ver
    ve lutfedeceğin bu kabiliyetleri
    senin rızan yolunda kullanmayı
    bizlere nasip eyle ya Rabbi!

    Allahım
    Sen bizlere peygamberleri donattığın sıfatları lutfet lakin biz lutfedeceğin bu sıfatları tefahur vesilesi yapmayalım ve hep kendimizi sıfır görelim ya Rabbi!

    Allahım
    Cümlemize vicdan genişliği lutfet
    Kalplerimize inşirah bahşet
    Bizleri kollektif şuura sahip kullarından kıl
    Ve bizleri müttakilere rehber eyle ya Rabbi!

    Ey yüceler yücesi olan Allahım
    Biz ümmeti Muhammedin dağınıklığını gider
    Bize ve ülkemize birlik ve dirlik ver
    Bütün dünyaya da huzur ve barış nasibeyle..
    Kalplerimizi birbirene ısındır ve
    Bizleri birbirimize sevdir
    Dünyanın dört bir tarafında hizmet eden kardeşlerimizi
    Bizlerle beraber ihlas-ı etemme muvaffak kıl ya Rabbi!

    Allâh’ım!
    Efendimiz Hz. Muhammed (sav)’in Sen’den istediği
    her türlü hayrı Sen’den istiyor,
    yine Peygamber Efendimizin sana sığındığı
    her türlü şerden de
    sana sığınıyoruz.

    Yâ Erhamerrâhimîn ve Yâ Ekremelekremîn!
    Bizim, anne-baba ve ecdadımızın
    Bize rehberlik ve kılavuzluk yapan büyüklerimizin,
    Bir harf bile olsa kendilerinden istifade ettiğimiz hocalarımızın,
    Sevdiklerimizin, sevenlerimizin,
    Içinde neş’et ettiğimiz beldedeki insanların,
    Milletimiz fertlerinin,
    Kadın-erkek inanan bütün arkadaşlarımızın,
    Dostlarımızın, kardeşlerimizin..
    Bize karşı hep civanmertçe davrananların..
    Hayır dualarında unutmayıp
    Her zaman bizi de yâd edenlerin..
    Üzerimizde hakkı bulunan kimselerin..
    Kıymetli nasihatleriyle
    Bize bekâ desenli sâlihatın yollarını gösterenlerin…
    Ve bütün ümmet-i Muhammed’in
    Günahlarını bağışla! Ya Rabbi!

    Allahım!
    Duamızın sonunda Sana olan minnet ve şükran hislerimizi
    Bir kere daha tekrarlıyor,
    Resûl-ü zîşânı, âlini, ashabını
    Bir kez daha salavâtlarla anıyor
    Ve dualarımızı kabul buyurmanı istirham ediyoruz.
    Ne olur, bizlerin dualarına icabet buyur ya Rabbi!

    amin ve selamün alel murselin
    vel hamdü lillahi Rabbi’l-alemin…


    yarali asik kardesimden alintidir
     
  2. islam73

    islam73 Uzman Onbaşı
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    26 Ara 2010
    Mesaj:
    561
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    güncel
     
  3. siyang

    siyang Uzman Çavuş
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    26 Ara 2010
    Mesaj:
    1,318
    Alınan Beğeniler:
    3
    Ödül Puanları:
    38
    Allah razı olsun abim değerli hatırlatman için.
     
  4. kimyahatun

    kimyahatun Çavuş
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    26 Ara 2010
    Mesaj:
    483
    Alınan Beğeniler:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    Allah (C.C) razı olsun

    GÜNCEL
     
  5. dost-semihbaba4125

    dost-semihbaba4125 Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,185
    Alınan Beğeniler:
    18
    Ödül Puanları:
    38
    güncel
     

Bu Sayfayı Paylaş

Yükleniyor...
Konu etiketleri: