Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
Neler yeni
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1825 GÜN 5 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.

Mehmetçik’ten Annesine Mektup

F@lsefe

Uzman Onbaşı
#1
Mehmetçik’ten Annesine Mektup


Canım Annem;
Sen getirdin beni bu yaşıma…
Herkes benden götürmeye çalışırken
Bir çıkar uğruna;
Hep verdin kendinden bana çıkarsızca…
Hatırlıyorsun değil mi annem;
Şimşek çakınca korkardım,
Koynuna sığınır, o mis kokunla
Dalardım huzurlu bir uykuya…

Burada… Asker ocağında;
Senin kucağın yok annem…
Dağlar var,
Ulaşmaya çalıştıkça zirveleri uzaklaşan…
Havada barut kokusu var;
Senin sıcacık bağrının kokusu yerine…
Şimdi şimşeklerden korkmuyorum annem biliyor musun?
Dağlardan ateş kusan silahların sesinden,
Can dostum dediğim arkadaşımın kucağımda
Son nefesini vermesinden;
Bir de…
Babamla senin ellerini,
Canım Ayşe’min gözlerini bir daha
Öpememekten korkuyorum…

Annem…
Dün bombaladılar bizi yine…
Beş arkadaşım takıp kanatları
Yükseldiler gökyüzüne!
Onlardan ne istediler annem?
Hepsinin bekleyeni vardı,
Anneleri vardı, babaları…
Yolunu gözleyen sevdaları!
Niye annem, bu neyin savaşı?

Daha dün akşam…
Daha dün akşam tüttürürken sigaralarımızı,
Yarınlarımızı konuşmuştuk,
Hayallerimizi, bekleyenlerimizi…
Dilekler tutmuştuk,
Kayan yıldızların ardından…
Ama onlar şimdi yıldız oldular,
Kaydılar bu hayattan…

Annem yine silah sesi var karşı dağlarda;
Geliyorlar yavaş yavaş hissediyorum…
Eğer bir daha ellerini öpemezse oğlun,
Bil ki seninle, babamla
Ve kara gözlü Ayşe’mle
Kavuşacağımız günü cennette bekliyorum…

Ah… Annem…
Sol yanım… Sol yanım…
Vuruldum annem…
Kan sızıyor, göğsümden ellerime,
Bedenim üşüyor, uyuşuyorum anne…
Şimdi…
Başım düştü yere,
Yıldızları görüyorum gökyüzünde.
Anne…
Sen ne yapıyorsun orada!
Aaa baba sende mi?
Ya sen Ayşe?
Yıldızlar niye yavaş yavaş siz oluyor;
Ne oluyor bana anne?

Bekleyin beni…
Bekleyin…
Ruhum kurtuldu bedenimden,
Hemen yanınıza geliyorum…​