Kurban Bayramı Gecesi ve Sabahında Yapılacak Vazifeler | İlim Yuvası - Ulvi Hocaları Sevenler Platformu

Kurban Bayramı Gecesi ve Sabahında Yapılacak Vazifeler

'Kurban Bayramı' forumunda dost tarafından 31 Ağu 2017 tarihinde açılan konu

Bu Sayfayı Paylaş

  1. dost

    dost Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,088
    Alınan Beğeniler:
    18
    Ödül Puanları:
    38
    [​IMG]

    1) Bayram Gecelerini Namaz, Zikir, Dua ve Kur’ân Tilâvetiyle Geçirmek

    Bayram gecelerini, Allâh Te’âlâ’yı zikretmek, namaz kılmak ve diğer ibadetlerle ihyâ etmek müstehaptır. Bu husustaki delilimiz Ebû Ümâme (Radıyallâhu Anh)dan rivayet edilen bir hadîs-i şeriftir ki, Rasûlullâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) bu hadîs-i şerifinde şöyle buyurmuştur: ‘’Her kim sevabını Allâh Te’âlâ’dan umarak bayram gecelerini (ibadetle) ihya ederse, (âhireti unutup dünyaya bağlanmakla) kalplerin öldüğü gün onun kalbi ölmez.’’ (İbnü Mâce, Sıyâm:68, no:1782, 1/567)

    Âlimler bayram gecelerinin ne kadarlık bir zamanının ibadetle geçirileceği hakkında ihtilaf etmişlerdir. Bu hususta en sağlam görüş, gecenin büyük bir kısmının ibadetle geçirilmesidir. Ayrıca ‘’muayyen bir vakit içerisinde kalkıp ibadet edilmekle de o gece ihya edilmiş olur’’ diyen âlimler mevcuttur.

    2) Kul Haklarının Giderilmesi ve Bayramlarda Tevbe-İstiğfarın Ehemmiyeti
    Bayram sabahı kul haklarının da nasuh tevbesi ile tevbe etmek şartıyla bağışlandığı göz önünde bulundurularak çok tevbe ve istiğfarda bulunmak müstehaptır. Tabii ki üzerinde kul hakkı olanların, hak sahibinden mutlaka helallik istemeleri, üzerlerinde bulunan hak, bir mal, emanet veya alacak verecek gibi şeyler ise mutlaka onları sahiplerine iade etmeleri, kendilerini bulamıyorlarsa veya ölmüşlerse o zaman vârislerine vermeleri, onları da bulamıyorlarsa o zaman sevabı hak sahiplerinin olmak üzere onlar adına o hak nispetinde sadaka vermeleri ve tabii ki bütün hakların sahibi olan Allâh Te’âlâ’ya tevbe etmeleri gereklidir. Dolayısıyla bu günleri mutlaka tevbe-istiğfar, zikir ve dua ile geçirmemiz gerektiği hususunda bizleri uyarmaktadır.

    Not. Bu on gecelerde özellikle Eylülün 9’u Cumayı 10u Cumartesiye, 10’u Cumartesiyi 11’i Pazara, 11’i Pazarı 12 Pazartesiye bağlayan Terviye, Arefe ve Bayram gecelerinde, bunda mümkün olmazsa gündüzlerinde bolca tevbe ve istiğfârda bulunulmalıdır.

    3) Bayram Gecelerinde Tekbir Getirmek
    Kurban Bayramı gecesinde, güneşin batışından itibaren imam bayram namazını kıldırmaya kalkıp iftitah tekbirini alıncaya kadar geçen zaman içinde tekbîr getirmek müstehaptır. Bunun yanı sıra namazların arkasında ve diğer hallerde tekbîr getirmek de müstehaptır. Nitekim Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivayet edilen bir hadîs-i şerifte: ‘’Bayramlarınızı tekbirle süsleyin’’ buyrulmuştur. Enes (Radıyallâhu Anh)dan gelen rivayete göre ise: ‘’İki bayramı tehlil (tevhîd kelimesi), takdis, hamd ve tekbîr (getirmek sureti) ile ziynetlendirin.’’ buyrulmuştur. (Taberânî, el-Mu’cemü’s-Sağîr, no:599, 1/357)

    4) Bayram Günlerinde Ğusül, Abdest ve Kişisel Temizlik
    Her iki bayramda da sabahleyin gusül abdesti almalı, en güzel elbiselerini giymeli, güzel koku sürünmeli, bıyıkları kısaltmalı, tırnakları kesmeli ve koltuk altı tıraşı yapılmalıdır.

    5) Bayram Sabahı İlk Gıdalanmayı Kurban Etiyle Gerçekleştirmek
    Kurban Bayramı sabahı bayram namazından önce bir şey yeme hususunda Rasûlullâh(Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) acele etmezdi, hatta kendi kurbanının etinin pişmesini beklerdi, çünkü Kurban Bayramı’nda, Fıtır Bayramı gibi, önceki güne muhâlefet etme durumu yoktur. Kurban Bayramı’nda camiden dönünceye kadar bir şey yememeli, mümkünse kestiği kurban etinden yemelidir. Zira fakirlerin yiyecek şeyleri yoktur. Zenginleri kestikleri kurban etinden onlara verdikleri zaman yiyebileceklerdir. Bu nedenle fakirlere uymak için yemek ertelenir ki burada Fıtır Bayramı ile Kurban Bayramı arasında bir farklılık vardır.

    Ashâb-ı kirâm (Aleyhimü’r-Rıdvân) Kurban Bayramı namazı kılıncaya kadar çocuklarını yemekten, memede olan çocuklarını da süt emmekten alıkoyarlardı. Râviler, Rasûlullâh(Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in Kurban Bayramı’nda namazdan dönünceye kadar bir şey yemediğini, ancak kestiği kurban etinden yediğini haber vermişlerdir. Kurban Bayramı namazından önce yemek bazılarına göre mekruh, bazılarına göre ise mekruh değildir. Muhtâr (seçkin) olan fetva da mekruh olmamasıdır.

    6) Bayram Namazlarına Yürüyerek Gitmek
    Gücü yetiyorsa iki bayramda da camiye yürüyerek gitmek daha efdaldir. Bayram günlerinde namaza yürüyerek gitmek müstehaptır. Cuma ve bayram namazlarına binek üstünde olarak gitmekte de bir mahzur (sakınca) yoktur.

    7) Camiye Gidişte Yüksek Sesle Tekbir Getirmek
    Kurban Bayramı’nda evlerde, mescidlerde, sokaklarda ve camilerde yüksek sesle, ramazan bayramında ise kısık sesle tekbîr getirilir ki daha önceki bir başlık altında sizlere bu tekbirler zikredilmiştir. Namazdan önce hutbeyi dinlemek için minbere çıkmakta acele eder. Fıtır Bayramı’nda ise fitreler fakirlere dağıtılacağı için namaz biraz geciktirilir. İmam hutbede vaaz-u nasihat eder, sadaka vermeye, fakirleri doyurmaya, o gün fakirleri dinlemekten kurtarmaya teşvik eder.

    8) Kadınların Bayram Namazına Gitmesinin Uygun Olacağı
    Şehrin iki ucundan herkes bayram namazı kılınan yere gelirler. Çocuklar, köle ve kadınlar da gelerek İslam cemâati çoğalır. Hayızlı kadınlar namaz kılanlardan biraz uzakta durup hutbeyi dinler, duada bulunurlar. Böylece bereket ve feyze kavuşurlar. Ancak zamanımızda camiler erkek cemaati bile almadığından dolayı, ayrıca fesat zâhir olacağı (kadın, erkek karışmasıyla fitne çıkması ve günaha düşme ihtimali kuvvetle muhtemel olduğu için kadınların bayram namazına gitmesi müstehablıktan çıkmış aksine mekruh sayılmıştır.

    9) Gidiş Dönüşte Farklı Yol ve Güzergâhları Tercih Etmek
    Eve dönerken gittiği yoldan başka bir yol takip eder. Böyle yapmak müstehabdır. Rasûlullâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) böyle yaparlardı. ‘’er-Ravda’’ kitabında zikredildiğine göre, adımları çok olup, fazla sevap alması için bayram namazına en uzun yoldan gitmeli ama evine çabuk ulaşması için en kısa yoldan geri dönmelidir.

    alıntıdır
     

Bu Sayfayı Paylaş

Yükleniyor...