Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
Neler yeni
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1600 GÜN 4 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.

Kör kuyuda olsak bile...

rana1981

Çavuş
Günlerden bir gün köylerden birinde adamın birinin eşeği kuyunun birine düşmüş. Niye düşernasıl düşer sormayın. Eşek bu. Düşmüş işte. Belki kör bir kuyuydu ağzı tahtayla kapatılmıştı belkiüzerine de toprak dökülmüştü. Zamanla tahta çürüdü zayıfladı toprakta biten otları yemek isteyen eşeğin ağırlığını çekemedi ve güm. Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı bağırdı kendi dilinde. Ayıptır söylemesi anırdı yani. Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet kötü. Zavallı eşeği kuyunun dibinde melul mahzun bakınıyor. Üstelik yaralanmış. Karşılaştığı bu durumda kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağız köylüleri yardıma çağırdı. Ne yapsak ne etsek nasıl çıkarsak soruları havada kaldı. Sonunda karar verildi ki kurtarmak için çalışmaya değmez. Tek çare kuyuyu toprakla örtmek. Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attılar. Zavallı hayvan üzerine gelen toprakları her seferinde silkinerek dibe döktü. Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükseldi. Ve sonunda yukarıya kadar çıkmış oldu. Köylüler ağzı açık bakakaldı.

Hayat bazen bizim de üzerimize abanır. Ne bazeni çoğu zaman. Toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur. Bunlarla başetmenin tek yolu yakınıp sızlanmak değil düşünüp silkinmek ve kurtulmak için aydınlığa adım atmaktır.

Kör kuyuda olsak bile...