Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
Neler yeni
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1825 GÜN 5 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.

Kimyasal Yapısı SİGARA

#1

.
Prof. Dr. Hayati BİLGİÇ
.
Tütün , kutuplar ve Ekvator bölgeleri dışında ,dünyanın her yerinde üretilebilmekte ; bu nedenle de kolaylıkla elde edilip çeşitli biçimlerde tüketilebilmektedir. Tütünün değişik kullanılış biçimleri arasında enfiye,tütün çiğneme,nargile, pipo, puro ve sigara bulunmaktadır. Ancak ,günümüzde tütünün en yaygın tüketim biçimi sigara’dır. Özellikle ülkemizde , öteki tütün tüketimi biçimleri göz yumulabilecek düzeyde olduğundan, ‘’ tütün ’’ denildiğinde akla daha çok sigara gelmektedir.
TARİHÇE
Dumanın keyif verici olarak kullanılmasının öyküsü,tarih önceki dönemlere değin uzanmaktadır. Uygar dünyanın tütünle tanışması ise, Amerika’nın keşfiyle başlar. Oysa , yüzyıllar önce tütünü bulan Amerika anakarasının yerli halkı ,o tarihte bu keyif verici maddeyi kullanır durumdaydı.
Gemicilerin kolaylıkla alıştığı tütün, 16. Yüzyılın başlarında Avrupa’ya götürülerek orada ekilmeye başlandı. Kısa sürede tütün kullanma alışkanlığı Avrupa’ya yayıldı. Amerika yerlilerinin bu ‘’ büyük ‘’ keşfinin uygar dünyayı tutsak etmesi böyle başlamıştır.
Anadolu’ya ilk kez 17. Yüzyıl başında Avrupa’dan gelen tütün ,toplum içinde yaygın bir kullanım alanı buldu. 17. Yüzyılyın sonlarında , ülkede tütün üretimine izin verildi.
1980’lerin başında ,dünyada tütün ekili alanların toplamı 4-4,5 milyon hektara ulaşmış;toplam üretim ise 1982 yılında 6,5 milyon ton olmuştur.Yalnızca Avrupa’da üretilen miktar,760.086 tondur.
Günümüzde tütünün egemen tüketim biçimi sigaradır. 1960-1985 yıllarını kapsayan bir araştırmaya göre ,dünyada sigara tüketimi her yıl % 2.1 oranında
artmaktadır. Bu artış hızı ,dünya nüfusundaki artışın üstündedir.
Bugün bir dünya salgını (pandemi) niteliği almış olan sigara alışkanlığının yaygınlaşması , 20. Yüzyılın bir olgusudur. Sigara içenlerdeki büyük artış, II. Dünya Savaşı yıllarında gerçekleşti. Bu dönemde sigaraya başlayan insanlar,günde 30’u aşkın sigara içen koyu tiryakilerin birinci kuşağını oluşturdular. Bu kuşak , 50-60 yaşlarına geldiğinde ,akciğer kanseri ve kalp hastalıklarında patlama görüldü.
Sigaranın insan sağlığına kötü etkileri , yol açtığı hastalık ve ölümlerle ilgili veriler, 1950’lerin sonlarından başlayarak sağlık kurumlarında birikmeye başladı. Gün geçtikçe sigaranın zararlarına ilişkin yeni bilgiler sağlandı. Zamanla ,dünyanın bellibaşlı sağlık örgütlerince ; örneğin Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Uluslararası Kanser Araştırma Kurumu (Internatıonal Agency for Research on Cancer – IARC ) ,ABD Ulusal Araştırma Konseyi ( US Natıonal Research Council ) gibi kuruluşlarca sigara , ’’ insan karsinojeni ‘’ olarak kabul edildi.
Sigara dumanının kimyasal yapısı ,tütünün kimyasal yapısından farklıdır.Çünkü,tütünün yanmasıyla yeni bileşikler oluşur.Bu nedenle ,sigara dumanının ve işlenmiş/yanmamış tütünün kimyasal yapıları ayrı ayrı değerlendirilmektedir.
Yanmamış tütün

Yanmamış tütünde yaklaşık 2.500 kimyasal madde saptanmıştır. Yanmamış-işlenmiş tütündeki maddeler, IARCtarafından açıklanmış; bu maddeler arasında kanserojen olanlar ve bunların kanserojenlik dereceleri tanımlanmıştır (Tablo 1).
TABLO 1
Yanmamış/İşlenmiş Tütünde Bulunan Kanserle İişkili Kimyasal Maddeler
İşlenmiş tütündeki kanserle ilişkili maddeler,sekonder aminlerdir. Bunlar,tütünün işlenmesi esnasında N- nitrozaminlere dönüşebilirler.Birçok araştırma bu işleme bağlı olarak nikotin ve başka alkaloidlerin ,kanserojen olan tütüne özgü N-nitrozaminlerin oluşumuna yol açtığını göstermiştir. Söz konusu maddeler,en çok ,dumansız sigara (tütün çiğneme) ile alınmaktadır.
Sigara Dumanının Öğeleri
Tütün yandığında ,ana akım (main stream) ve yan akım (side stream) denilen iki duman oluşur.Ana akım,sigara dumanı içe çekildiğinde ,yanan sıcak sigara bölümünde ortaya çıkar ; tütün kitlesi içinden geçerek,sigaranın ağız bölümünden dışarı çıkar.Yan akım dumanı ise ,sigara kendiliğinden yanarken havaya yayılan dumandır.
Sigara dumanı,gaz ve parçacık (partikül) olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır.Doğal bir çalışma odasında 20 mg /m3 olan parçacık düzeyi,odada sigara içildiğinde 200 mg/m3’e, yoğun sigara içilmesi durumunda ise 500-1000 mg/m3’e ulaşmaktadır.
Sigara dumanı , 3.900’ün üzerinde kimyasal madde içermektedir. ‘’uluslar arası Kanser Araştıma Kurumu ‘’(IARC) tarafından yapılan incelemeler sonucu ,kanserojen olduğu saptanan maddeler ve kanser yapıcı etkilerinin dereceleri,Tablo 2 ‘ de belirtilmiştir.
TABLO 2

Sigara Dumanındaki Kanserle İlişkili Kimyasal Maddeler
Tablodan da anlaşılacağı gibi,sigara dumanında ,insanlardaki kanserle nedensel ilişkisi gösterilmiş altı kimyasal madde tanımlanmıştır. Ayrıca ,insanlar için olası kanserojen altı kimyasal madde belirlenmiştir. Kanserojenik etkisi insanlarda gösterilememekle birlikte ,deney hayvanlarında etkileri saptanmış olanlarla ,bu sayı 60’a ulaşmaktadır.
Sigara dumanının kanser dışındaki zararlı etkileri ,içerdiği nikotin,karbonmonoksit,azotoksitler, amonyak,hidrojensiyanür ve akrolein gibi maddelere bağlıdır. Katran, ayrı bir madde değildir. Katran,sigara dumanının özel bir filtre üzerinde kalan bölümünün ,su ve nikotin dışındaki parçasıdır. Katran,binlerce kimyasal maddeden oluşan karmaşık bir yapıdır ve bunların çoğunun, deney hayvanlarında kanser yaptığı bilinmektedir (Tablo 2). Ayrıca ,katranda bulunan kimi maddeler de akciğerlerde bronşiyolleri daraltarak,silyostaz gelişmesine yol açmaktadır.
Sigara ile ilgili ilk önemli çalışmaları yayınlamış olan Doll’ un 1999’ da yayınlanan son makalesinde sigaranın ölüm nedeni olan 40 hastalık ile pozitif korelasyon gösterdiği ve yıllık ölüm riskini her iki cinste de iki katına çıkardığı ileri sürülmüştür. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre ise her yıl yaklaşık 3 milyon insan sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle öldüğü , 20-30 yıl sonra bu sayının 10 milyona ulaşacağı ve bu ölümlerin de yaklaşık 7 milyonunun azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olacağı tahmin edilmektedir. Ayrıca aktif sigara içicilerinin yanında pasif sigara içimine maruz kalanlarda da solunum sistemi hastalıkları , akciğer kanseri ve kalp hastalıkları morbidite ve mortalitesinin arttığı ,yine sigara içilen ortamda yetişen çocuklarda alt solunum yolları ve orta kulak infeksiyonları ,ani ölümler ve astım ataklarında artış görüldüğü bilinmektedir.
Sigara alışkanlığı, günümüzde dünya nüfusunu tehdit eden en önemli ‘’ Önlenebilir Ölüm Nedeni ‘’ dir. Sigara içimi, 35-69 yaş arası ölümlerin %30’ unun nedenidir. Gelişmiş ülkeler , sigara ile etkin bir savaş verdiği için , onlarda tütün tüketimi her yıl azalmasına karşın , Üçüncü Dünya Ülkelerinde , uluslar arası tütün tekellerinin yaygın tanıtım gayretleriyle sigara içimi hızla artmakta ve dolayısıyla ilgili hastalıklar çoğalmaktadır. Azgelişmiş ülkelerde 800 milyon kişinin sigara içtiği bilinmektedir.Sigaranın sebep olduğu para kaybı, sağlık hizmetlerine harcanan emek ve kaynak, iş günü kaybı ekonomiyi negatif yönden etkilemektedir. Hesaplara göre dünyada yıllık kayıp 200 milyon doları bulmaktadır. Bunun 1/3 ü üçüncü dünya ülkelerine aittir.
Sigara alışkanlığının birçok kanser türüyle doğrudan ya da dolaylı ilişkisi vardır. Sigara alışkanlığı, kanser ölümlerinin en önemli tek nedeni olup,gelişmiş ülkelerdeki erkeklerde görülen kanserlerin % 40-45’i,tüm nüfustaki kanserlerin %30’u sigaraya bağlıdır. Akciğer kanseri ölümlerinin %80-90’ı ,kronik akciğer hastalığı ölümlerinin %75-90’ı, koroner kalp hastalığı ölümlerinin %25-30’u sigarayla ilgilidir.
Öte yandan ,son 20 yıl içinde ,sigara dumanının yalnızca sigara içen bireyi değil, aynı zamanda o ortamı paylaşan başka insanları da benzer biçimde etkilediği kesin verilerle kanıtlanmıştır. Öyleki, edilgin (pasif) ya da istemsiz sigara içme denen bu durumun , sigara ve alkol alışkanlığını izleyen üçüncü ‘’ Önlenebilir Ölüm Nedeni ‘’ olduğu ortaya konmuştur. Bu nedenle, özellikle son yıllarda , edilgin sigara içenlerin korunmasına yönelik çeşitli önlemler gündeme gelmiş, gelişmiş ülkelerde bu doğrultuda önemli adımlar atılmıştır.
Türkiye’de sigara içme alışkanlığının çok yaygın olduğu kolaylıkla gözlenen bir gerçektir. 1988 yılında yapılan ve tüm ülkeyi temsil eden bir araştırmaya göre ,toplumumuzda 15 yaş ve üstü erkeklerin % 62.8’i , kadınların % 24.3’ü, tüm nüfusun ise % 43.6’sı sigara içmektedir. Bu araştırmada sigara içme alışkanlığı ölçütü olarak ,’’ sigara paketi taşımak ’’ alınmıştır. Oysa WHO’ nun değerlendirmelerine göre ,sigara tiryakisi sayılmak için ‘’ düzenli olarak günde bir sigara içmek ‘’ yeterlidir.Başka bir deyişle ,Türkiye’de sigara alışkanlığının düzeyi ,büyük olasılıkla ,söz konusu değerlerden daha da yüksektir. Sigara içenlerin yaklaşık % 25 ‘i,sigara içme sonucu ,yaşamlarının erken bir döneminde ölmektedir. Bu ölümler,ortalama 10-15 yıllık bir yaşam kesitine mal olmaktadır.Nüfusu 50 milyon olan bir Avrupa ülkesinde sigaranın yol açtığı günlük ölüm sayısı, uçağın içindeki herkesin öldüğü bir jumbo-jet kazasının eşdeğeridir. Yapılan dolaylı hesaplamalar sonucu , Türkiye’de sigarayla ilişkili ölüm sayısının yılda yaklaşık 35 bin olduğu sanılmaktadır. Ancak, ülkemizde morbidite ve mortalite istatistikleri yeterli olmadığından, kesin bir yargıya varılamamaktadır.
KANSER-SİGARA İLİŞKİSİ
Sigara – kanser ilişkisini gösteren ilk çalışmalar 1950 ‘de yayımlandı. Daha sonraki birçok araştırma , ilk bulguları doğruladı. Kesin bir yargıya varabilmek için , geniş ve uzun süreli çalışmalar gerekiyordu. Bu amaçla başlatılan , yeterli kişiyi kapsayan ve uzun yıllar sürdürülen kohort araştırmaları , sigaranın çeşitli kanserlerle ilişkisini ve ilişki derecesini ortaya koydu.
Bu araştırmaların özellikle sekizi , izlenen kişi sayısı ve izleme süresi yönünden önemlidir; bu sekiz kohort araştırmasının özellikleri , Tablo 3 ‘de görülmektedir. Bugünkü verilere göre hastalık ve ölümlerin en önemli önlenebilir nedeni olarak tanımlanan sigara alışkanlığı , kanser ölümlerinin en büyük tek nedenidir. Sigaranın , tüm kanserlerin % 30’uyla ilişkili olduğu belirtilmektedir. Dünyada hızla artan akciğer kanserinin % 80-90 ‘ ından sigara sorumludur. Sigaranın değişik kanserlerle ilişki derecesi şöyle özetlenebilir:
Başlıca neden olduğu kanserler: Akciğer ,ağız ,larinks, farinks, özofagus.
Katkıda bulunduğu kanserler : Mesane , böbrek, pankreas.
İlişkili olduğu kanserler : Mide, serviks.
Gelişmiş ülke erkeklerinde görülen kanser ölümlerinin % 40-45’i sigaraya bağlıdır. Bu oran ,kadınlarda daha düşük olup, %10’un altındadır; ancak hızla yükselmektedir. Örneğin ABD’ de , 1986 yılında kadınlardaki akciğer kanseri hızı , meme kanseri hızına yetişerek eşitlenmiştir. Artık bu ülkede akciğer kanseri , kadınlarda da birinci kanser ölümü nedenidir.
a) Akciğer kanseri: Akciğer kanseri ,bugün dünyada en sık görülen öldürücü tümöral hastalıktır. Her yıl bir milyon ‘’ yeni akciğer kanseri’’ olgusu ortaya çıkmaktadır. Son 20 yılda, sigara tüketiminin hızlı bir yükseliş gösterdiği bazı ülkelerde , akciğer kanseri hızı % 100’ün üstünde artmıştır.
‘’ 2000 Yılında Herkese Sağlık ‘’ stratejilerinin 1991’de yapılan ikinci değerlendirmesinde , akciğer kanserinin Avrupa ‘da (özellikle erkeklerde ve Doğu Avrupa Ülkelerinde) birinci kanser ölümü nedeni olduğu belirlenmiştir.Örneğin, Birleşik Krallık’ta kanser ölümü bildirimlerinin erkeklerde % 40’ını ,kadınlarda ise % 11’ini akciğer kanseri oluşturmaktadır.
Akciğer kanserindeki ortalama yıllık artış ,tüm öteki kanserlerdeki artıştan daha fazladır.Akciğer kanseri,kanser alanındaki tüm başarıları sıfırlamaktadır. Bu nedenle , toplam kanser ölümlerindeki artışın sürmesinden de akciğer kanseri sorumludur. Öte yandan ,sigara karşıtı eylem programları uygulayan ülkelerde , erkeklerdeki akciğer kanseri mortalitesi düşmeye başlamıştır.
İl ve ilçe merkezleri verilerine göre, Türkiye’de erişkinlerdeki ikinci ölüm nedeni kanserdir. Kanser ölümleri arasında ,akciğer kanseri birinci sırada yer almaktadır .
TABLO 3
Sigara ve Kanser İlişkisi Üzerine Büyük Kohort Araştırmalarının Ana Özellikleri

TABLO 4
Kimi Kohort Araştırmalarında, Erkeklerde Sigara Miktarı İle Akciğer Kanseri Riski Arasındaki Doz-Yanıt İlişkisi



Sigara içme ile akciğer kanseri arasındaki ilişki,dört etmenle bağlantılıdır:
1-Sigaranın günlük miktarı: Günlük sigara dozu ile akciğer kanseri risk artışı arasında ,doğrudan ve sıklıkla doğrusal ilişki bulunmaktadır. (Tablo 4). Bu ilişki ,tablodaki büyük araştırmalarda erkekler için gösterilmiştir.
Özetle ,sigara içme ,akciğer kanseri riskini,içmeyenlere göre 10 kat artırabilmekte ; günde iki paket ya da üstünde sigara içenlerde bu artış ,20-25 kata çıkabilmektedir(Şekil 1 ).

Değişik ülkelerde yapılan araştırmalarda , genel olarak tiryakiler için saptanan rölatif risk, 4 ile 15 arasında değişmektedir. Yunanistan’da yapılan bir çalışmada , 36 adet üzerinde sigara içenlerde rölatif risk 33.7 bulunmuştur. Bununla birlikte , günde bir sigara bile akciğer kanseri riskini artırmaktadır.

2- Sigara içme süresi : Akciğer hasarı, sürekli sigara içme ile ilerlediğinden, akciğer kanserinin tiryakilik süresiyle yakın ilişkisi vardır.Ergenlik çağında sigaraya başlayıp erişkin yaşlarda sürdürenler, bu kanser açısından en riskli grubu oluşturmaktadırlar (Şekil 2 ).
Çok uzun yıllar sigara içip bırakanlar, sigaraya bağlı akciğer kanseri riskinden büyük ölçüde kurtulabilirler. Ancak, büyük kohort araştırmalarının da gösterdiği gibi , rölatif risk, sigarayı bırakanlarda , genellikle hiç içmeyenlerin üstünde kalmaktadır.(Tablo 4 ). Kimi araştırıcılar,20 yıl altında sigara içmiş ‘’hafif tiryakilerde’’ (günlük 10 ya da altında sigara içen), sigarayı bıraktıktan 10 yıl sonra, riskin hiç içmeyenlerle eşitlendiğini bildirmektedirler.
3-Tütün kullanış biçimi: Sigara, pipo yada puroya göre çok daha fazla akciğer kanseri riski oluşturmaktadır (Tablo 6 ).
4-Sigara çeşidi: Bi kohort araştırmasında , 17.6 mg’dan daha az katran içeren sigaraların , 25.7 mg’dan fazla katran içerenlere göre daha düşük akciğer kanseri riski taşıdığı gösterilmiştir. Filtresiz sigaraların filtrelilere göre daha kanserojen olduğu da, yakın zamanda yapılan bir araştırmada ortaya konmuştur. Ancak, bu konuda daha çok veriye gereksinim duyulduğu belirtilmektedir.
b) Üriner sistem kanseri: Alt üriner sistem kanserleri (renal pelvis,üreter, mesane ve üretra ), özellikle mesane ve renal pelvis kanserleri, büyük kohort araştırmalarında ve dünyanın değişik yerlerinde yapılan vaka-kontrol araştırmalarında ,sigara içmeyle anlamlı düzeyde ilişkili bulunmuştur.Bu çalışmalar ,genellikle doz-yanıt ilişkisi göstermekte ,çok sigara içen erkeklerde risk,içmeyenlere göre beş kat artmaktadır, Olgu sayılarının azlığı nedeniyle , kadınlar için böylesi so-nuçlar çıkarılamamaktadır.
Birçok ülkede yapılan kohort araştırmaları, sigarayı bırakmanın alt üriner sistem kanseri riskini azalttığını ve sigarayı bırakmadan 15 yıl sonra riskin hiç içmeyenlerle eşitlendiğini göstermiştir. Bu çalışmalar, uzun süredir sigaranın yaygın olduğu ülkelerde , erkek mesane kanserlerinin % 50‘sinin , kadın mesane kanserlerinin ise % 25’inin sigaraya baplı olduğunu ortaya koymuştur. Mesane kanseriyle başka hiçbir etken arasında böyle bir ilişki saptanamamıştır.
c) Başka kanserojen etkenlerle etkileşim: Sigara tiryakilerinin kimi başka etkenlerle de karşılaşması durumunda sigaranın kanserojen etkisi artmaktadır. Bu etkenlerin en önemlileri alkol,asbest tozu ve uranyum madenlerindeki iyonlaştırıcı radyasyondur. Ağız ,orafarinks,hipofarinks,özofagus kanserleri riski,alkol alan sigara tiryakilerinde ,alkolün dozuyla orantılı olarak artmaktadır.

Sigara, genel olarak ,işyerlerindeki zararlı maddelerin risklerini çok artırmaktadır, Örneğin, asbestoz ile birlikte sigara içmenin etkisi ,aditif değil sinerjiktir.
ŞEKİL 3’ te görüldüğü gibi,asbest tozuna maruz kalan sigara tiryakilerinde akciğer kanseri ölüm hızı ,yalnız sigara içen ve yalnız asbest tozuna maruz kalan gruplardaki hızların toplamından çok daha yüksektir.
Sigarayı Bırakmanın Sağlığa Yararları
Sigarayı bırakmak ,yaşamın hangi döneminde ya da tiryakiliğin hangi evresinde olursa olsun ,sigara içen kişiye ,sağlığı ve yaşam süresi açısından büyük yarar sağlar. Sigarayı bırakmak, beş tip kanser,koroner kalp hastalığı, serebrovasküler hastalık,alt ekstremite arter hastalığı risklerini azaltır. Ancak,kanser riskini ,hiç sigara içmemiş bir insan düzeyine getirmeyebilir.Sigarayı 20 yılın altında ve günde yarım paketten az içenlerde,bıraktıktan 10 yıl kadar sonra kanser riski,içmeyenlerle eşitlenebilmektedir. Sigaranın yaşam süresi üzerine etkisini,karşılaştırmalı bir çalışma, açıklıkla ortaya koymaktadır (Tablo 5 ).
TABLO 5
Sigara İçen ve İçmeyen Nüfusta Yaş Gruplarına Göre Ölenlerin Yüzdeleri


Edilgin ( İstemsiz ) Sigara İçme
Çevresel sigara dumanı (ÇSD) toksik ve kanserojendir.Yan akım (side stream) Sigara dumanında, 60 kadar bilinen ya da kuşkulu kanserojen madde vardır. ABD Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Enstitüsü (US National Institute for Occupational Safety and Health),sigara dumanını, ‘’işyeri karsinojeni’’ olarak tanımlamıştır.
Sigara dumanının, istemsiz (edilgin) sigara içenleri; başka bir deyişle ,’’sigara içmemesine karşın, sigara içilen ortamda bulunanları’’ etkilediği, ilk kez 1972’de ileri sürülmüştür. 1979’da ise, ÇSD’nin akciğer kanseri etiyolojisinde rolü olduğu bildirilmiştir.
Daha sonraki yıllarda değişik ülkelerde gerçekleştirilen 11 vaka-kontrol ve 3 kohort araştırması, yaşamlarında hiç sigara içmedikleri halde ÇSD’ den etkilenen kimselerde akciğer kanserinin , kontrol gruplarına göre , önemli derecede daha yüksek olduğunu göstermiştir(Tablo 6). Araştırmaların altısında ,eşin içtiğii sigara sayısı ile akciğer kanseri riski arasındaki niceliksel ilişkiyi gösteren ayrıntılar verilmiştir.Benzer ilişlkiler, sigarayla karşı karşıya kalma süresi için de geçerlidir.. Eldeki araştırmalara göre ,eşi sigara içip ,kendisi içmeyen kadınlardaki kanser riski artışı, % 20 ile 55 arasındadır. Kimi başka araştırmalarda ,riskin % 70’e değin çıktığı saptanmıştır. En son tahminlere göre, sigara içmeyenlerde ortaya çıkan tüm akciğer kanserlerinin %20-30’u , çevresel sigara dumanından kaynaklanmaktadır. Bu oran, kimi araştırıcılara göre % 60’a dek çıkmaktadır.Ayrıca , işyerlerinde edilgin sigara içmenin , kadınlarda seviks kanseri riskini artırdığına ilişkin veriler de vardır.
Tüm veriler değerlendirildiğinde, ABD’de istemsiz sigara içme sonucu , 37.000’i kalp hastalığından , 3.700’ü akciğer kanserinden , 12.000’i öbür kanserlerden olmak üzere, yılda toplam 53.000 kişinin öldüğü hesaplanmıştır.Edilgin sigara içme , ABD’de , etkin sigara içme ve alkol alışkanlığından sonra, üçüncü ‘’önlenebilir ölüm nedeni’’ dir.
TABLO 6
Sigara İçmeyenlerde Akciğer Kanseri İle İstemsiz Sigara İçme İlişkisini İnceleyen Epidemiyolojik Araştırmaların Belli Başlı Özellikleri

(Vaka- Kontrol Araştırmaları)


Kurumlarımızda yapılan anket sonuçları oldukça önemlidir (Tablo 7).

Tablo 7
TSK’da bazı Üniversitelerde ve Hastanelerde Sigara içme Oranları



Hepimizin sorumluluğu....
  • Bir ülkede halkın sigara içme oranı % 43.6 ise,
  • Bir ülkede yılda otuz beş bin kişi,sigara içmeye bağlı nedenlerden ölüyorsa,
  • Bir ülkede sigaraya başlama yaşı on bir ise,
  • Bir ülke, gelişmiş toplumların sigarayı bırakmakta olması nedeniyle yılda üç milyon müşterisini kaybeden çokuluslu sigara endüstrisinin pazarı olmakta ise,
  • Bir ülkede çağdaş toplumların tersine, sigara içme oranı giderek artmakta ise,
Sigara içme, çok önemli bir halk sağlığı sorunudur ve çözümü için, ülkenin tüm kesimleri, bireyleri çaba göstermek zorundadır.

Tüm hekimlerin sorumluluğu....
  • Bir ülkenin hekimleri arasında sigara içme oranı % 55 ise,(Batı ülkelerindeki %4-10’a karşılık),
  • Hekimler, sağlık konusunda toplumda önemli bir yere sahipseler,
  • Hekimler, yaşam biçimleri ile ‘’toplumun sağlıklı yaşam’’ kararlarında etkili oluyorlarsa,
  • Hekimler kendileri de sağlıklı kalmak istiyorlarsa,
Bu konuda düşünmek ve eyleme geçmek, tüm hekimlerin sorumluluğudur.
Anayasamızın 56 ncı maddesi : "Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir." demektedir.

Cümlelerime son verirken, Konuyu, bu maddeden bahsederek bitirmemin nedeni, sigara içen kişilerin bu maddeyi her gün defalarca ihlal etmeleridir.

KAYNAKLAR:
  • Aşut,Özen:Hekim ve sigara.Maya matbaacılık,TTB Yayınları,1993.
  • Kocabaş,Ali:’’Orta Dereceli Okul Öğrencilerinde Sigara İçme Alışkanlığı’’.Ankara Tıp Mecmuası,41:33-40,1988.
  • Sezer,R. Erol ve ark.:’’Türkiye’nin Sigara Tüketimi Trendi ‘’.Milli Tütün Komitesi Bilimsel Araştırma Alt Komitesi 9. Toplantısı’nda Sunulan Bildiriler ve Toplantı Tutanakları. İstanbul,22-24 Ekim 1990
  • Sezer,R. Erol: ‘’Sigara ve Doktorlar ‘’. xıx. Tüberküloz ve Göğüs Hastalıkları Kongresi. 12-14 Eylül 1991, Sivas, 1991
  • ‘’Resolution: Actıon Plan for a Tobacco-free Europe’’. WHO Regional Committee for Europe –Forty- Second Session. Copenhagen,14-19 September 1992 (EUR/RC 42/Conf.Doc./7 Rev 2).
  • Barış,Y.İzzettin : ‘’Sigara Bırakmanın Yararları ve Bu konuda Doktorların önemi’’ Ulusal Akciğer Sağlığı Kongresi Belek-Antalya, 9-13 Nisan 2000.