Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
Neler yeni
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1825 GÜN 5 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.

Kelime-i şahadetin Manasi

F@lsefe

Uzman Onbaşı
#1
KELİME-İ ŞEHADETİN MANASı

.Alemlerin Rabbi olan Allah' a hamd olsun. Salat ve selam efendimiz Muhammed aleyhisselamın üzerine olsun.

Allah'ın kulları üzerindeki hakkını yerine getirebilmek için Kelime-i Şehadet'in manasını hakkıyla öğrenmek gerekir. Bu manayı hakkıyla öğrenmeyen insan bu Kelime-i Şehadetlere zıt düşebilecek bir duruma düşebilir. “Eşheduenla ilahe illallah" kelimesinin kısaca manası: "Dilimle ikrar kalbimle tasdik ederim ki ibadete layık olan yalnız Allah 'tır. "Aynı zamanda "Eşheduenla ilahe illallah" ın manası:"Ben şahadet ediyorum; Allah’tan başka hakkıyla ibadet edilecek yoktur, ilah olarak edinilen varlıklar, ibadet edilmeye layık değildirler." Hazret-i Adem aleyhisselam'dan Peygamber efendimize kadar bütün Peygamberlere evvela "La ilah e illallah" Kelime-i tevhidini bildirmiştir.
Peygamberlerde ilk önce, Allah'tan almış oldukları bu emri insanlara öğretmişlerdir.

Bu hangi kaideyi ortaya koyar? Mahluk, yani yaratılmış oldukları halde ilah olarak kabul edilen varlıklar var. Fakat biz bunları reddediyoruz. İbadete layık tek olan, Allah-u Teala' dır.Tam kelime anlamı olarak ne diyoruz? "La",yani "Hayır. Bu ilah olarak edinen şeyler ilah edinmeye ve ibadete layık değil"
Allah-u Teala' dan başka ilah olarak edinilien şeylerin mevcudiyeti, Kur'an da bildirilmiştir. İbadete layık olan ise ancak ve ancak Allah'tır..
Demek ki, ilah edinilen varlıklar var, ama ilah edinmeye ve ibadete layık değil bunlar.
Türkçe de ki: "Allah 'tan başka ilah yoktur" mealine şöyle bir tevil
getirilir:.Bunlara ibadet etmekten vazgeçin, Allah-u Teala ya ibadet edin ilah olarak sadece Allah 'ı tanıyın. " Allah-u Teala böyle emrediyor. "Eşheduenne Muhammedur RasululIah"
Buda aynı şekilde: "dilimle” itiraf ediyor ve kalbimle inanıyorum ki efendimiz aleyhisselatu vesselam, Allah-u teala tarafindan insanlara, cinlere ve bütün alemlere Peygamber olarak gönderilmiştir. " "Muhammedurresulullah" - manası:-"Muhammed Allah 'in Resuludur " Resulun görevi ise: İnsanların peşinden gitmeleri için Allah'ın onlara bildirdiklerini insanlara tebliğ etmek. Peygamberler ne getirdiyseler, ne yaptıysalar ve ne söylediyseler haktır, gerçektir, doğrudur. İşte biz Peygamberimize böyle itaat ediyoruz.

Allah-u Teala'nın da varlığını ,ibadete layık yegane varlık olarak bilmiş isek, Kelime-i ŞehadetIerin manalarını hem dilimizle söyleyerek, hem de bu inancı kalbimizde besleyerek ancak yerine getirmiş oluruz. Müslüman olmak için muhakkak Muhammed aleyhisselatu vesselama inanmak gereklidir Farz-ı ay-ndır, yani farzdır
Allah-u Teala Fetih suresinin 13.Ayetinde:

Meali: "Kim Allah 'a ve Resulun 'e iman etmez ise ,bilsin ki, biz kafirler için çılgm bir ateş hazırladık. "Bu muhkem yani açık bir ayet. Bunun tevili yoktur.
Buradaki "hazırladık" çoğul ifadesi Allah'ın ortağı veya yardımcıları var anlamına gelmez. Yaratan Allah-u Teala'dır Elbetteki Allah-u Teala'nın yaratmış olduğu varlıklar da, mekanlar da onu emrini yerine getiren Melekler (burada azap Melekleri) vardır. İşte o azap Melekleri kafırlere azap ederler Bu manada biz kelimesi yerinde kullanılır .Ama yaratan Allah-u Teala'dır Yoksa yaratmada hazırlamada Allah-u Teala hakkında çoğul kullanılmaz.

İşte bu Ayet-i Kerime'nin birinci bölümünde Muhammed aleyhisselatu vesselamm Peygamberliğine inanmayanların kafir olduğu açıkça ifade edilmektedir Allah'a ve Resulun'e iman etmeyen insanlar için, kim olursa olsun Muhammed aleyhisselamın varlığına, Peygamber
olarak geldiğine inanmayanlar için, Allah-u Teala ne buyuruyor?
Diyor ki: "O insan kafir’dir".Sebebi Peygambere inanmamasıdır. Dernek ki Muhammed aleyhisselatu vesselamın Peygamberliğine inanmayan kafirdiL Onun sadece: "Ben Allah 'a iman ediyorum" demesi yeterli değildiL Çünkü Allah-u Teala Ayetin de:
Yani, "Allah 'a ve Resulun'e iman".
Müslümanlığın dışında herhangi bir Din'e mensup olanlar (herhangi bir Dinden kasıt inanç şekli) hepsi kafirdir Demek ki Müslümanlığın birinci şartı "La iliihe illallah Muhammedur Resulullah" Kelime-i tevhidini söyleyip ona kalben iman etmektir. Buna kim izah ettiğimiz şekilde inanmamışsa, o Müslüman değildir.

Onun hiçbir başka ameline aldanılmamalıdır.

Bazı kimseler "Biz hristiyanlara ve yahudilere kdfir diyemeyiz. Onlarda Allah 'a iman ediyorlar. Onlarda neticede bir Peygambere inanıyorlar" gibi sözlerle, sözde iyi niyetlerini ortaya koyuyorlar. Fakat bu insanlar işte bu Ayeti yalanlamış olduklarından dolayı küfre düşüyorlar. Böyle bir tartışmaya dahi girenler, bu Ayeti yalanladıklarından dolayı kafirdir. Bu Ayeti nasıl yalanlamış oluyorlar? "Onlarda Allah 'a inanıyor.

Onlarda İsa ya Musa ya inanıyor" diyorlar. Fakat değil mi ki Muhammed'e inanmıyorlar. Bu onların küfre düşmeleri için yeterli sebeptir. Bunlar cahil, dinini ehlinden öğrenmemiş olan sözde Müsıümanlardır. ?
Kur'an da Allah-u Teala: "Kim Allah 'a ve Resulullah 'a iman etmezse o kdfirdir" diyor. Ona Cehennem ateşinin hazırlandığını, ebedi olarak onu orada yakacağını bildiriyor Allah. Kafir olmasının sebebini yine kendisi bildiriyor. Bu sebep ise, Resulun'e iman etmemiş olmasıdır.

Halbuki cahil olmayan bir Müslüman biliyor ki onların Allah'a iman ediyoruz demeleri, Allah'a hakkıyla iman ettiklerini göstermez. çünkü onlar Allah'a iman ediyoruz diyorlar, fakat Allah'ı ona yakışmayan sıfatlarla sıfatlandırıyorlar. Neticede Allah'a doğru iman etmiyorlar. Bu da ayrı bir ders konusu.

Bugünkü dersimizde Allah'a ve Resulun'e iman etmeyenleri anlatmaya çalışıyoruz. Yahudi ve hrıstiyan için "Onlarda Allah 'a iman ediyor. Neticede bir peygambere iman ediyor" diyenlerin (halbuki bunlar o Peygamberlere Peygamber olarak da inanmıyorlar. İlah yerine koyuyorlar bu Peygamberleri) kafir olduğuna şek ve şüphesi olanlarda kafirdir.Televizyonda, canlı bir yayında, bir ilahiyat profesörüne sorulduğundaki: "Hristiyanıarın hepsi için Cehennemliktir diyebilirmiyiz?" Bayraktar Bayraklı şöyle cevap veriyor: "Hayır, diyemeyiz. Çünkü hristiyanlar farklı inançlara sahiptirler. Üç teslis (Meryem ,İsa ve kutsal ruh) inancına sahip olanlar Cehennemliktir. Onlara Cennetlik diyemeyiz. Fakat Ortodokslar için aynı şeyi söyleyemeyiz. Çünkü onlarda tek Allah inancı vardır. Onlar Cennetlik olabilirler. "

Oysa onların tek Allah inancıda Allah'ın kutsal ruh olduğundan ibarettir. Ve "İsa 'nın şekline girdiği için İsa bizim İlahımız ve oda göklerde yaşıyor. Gelecek ve yeryüzüne tekrar adaleti getirecek" diyorlar. Bu profesör bu konuya olan bu yaklaşımıyla kafirdir. Çünkü Müslüman'ın Allah'a olan imanıyla bir Ortodoks'un imanını eşleştirmiş oluyor.

Bu Ayet bir insanın sadece Allah'a (hakkıyla bile olsa) iman etmiş olmasının yeterli olmadığını gösteriyor. Muhammed'i yalanlıyor ise ve onu aşağılamak için mesela" Akıllı bir Arap, takunyalı Bedevi, yalınayak çıplak uyarıcı" diyor ise, oda kafirdir Aklı başında bir Müslüman Muhammed aleyhisselam için kullandığı kelimelere dikkat etmeli. Onun için aşağılayıcı ifadeler kullanması caiz değildir. Resulullah önce neyi getirdi?"La ilahe illallah Muhammedurresulullah". Kendi ismini zikrederek insanların inanmasını emretti.Peygamber efendimiz sadece "la ilahe illallah" diye insanları davet etmedi.Bunu insanlara sadece bu eksik haliyle söylemedi. "Muhammedurresulullah" ile birlikte insanları imana davet etti.Yani:" Allah 'a şirk koşmayın, Allah 'ı hiçbir şeye benzetmeyin, Allah 'ı muhtaç etmeyin" dedi. Ve arkasmdanda: "Ben Allah 'ın Resuluyum.sizin Peygamberinizim. Size neyi söylüyorsam, neyi yapıyorsam, buna hakkıyla iman edin. Doğru olarak kabul edin" diye emretti.

Muhammed aleyhisselam tevazu yaparak kendisine iman edilmesinin gerekliliğini gizlemedi. Burada böyle bir tevazu olamaz. Tevazu neyle alakah olur? Ancak nafılelerle alakalı olur. İbadetlerle alakalı olur Yani insanlar yapmış oldukları ibadetlerin içerisinde, başkalarının şahit olmayacağı veya şahit olmasında kibrini, gururunu, enaniyetini kabartacak, nefsini üstün görecek şeyleri yaparsa, ancak bunların gizli yapılması veya gizlenmesi mümkündür Halbuki bu böyle bir mesele değil.

Bu Peygambere iman ile alakalı bir meseledir Bunun gizli si olmaz.

Peygamberde bunu gizlememiştir Çünkü kendisine iman edilmesini gizlerse, Peygamberden Dini öğrenenlerde gizler ve o zamanda bu günümüze kadar ulaşmazdı. Peygamberimiz bu Ayete de zıt düşmüş olurdu. Çünkü bu Ayet Peygamberimize inmiştir Onun ise kendisine inen Ayetin bir kısmını tebliğ edip bir kısmını saklaması mümkün değildir. Zaten buda Peygamberlerin sıfatlarına ters düşer
İşte bir insan Allah'a ve Resulun'e iman etmeyenin kafir olduğuna kalben inanıp hükmetmez ise, o insan kendisi kafırdir Yani bir kimsenin Allah' ın Resulun'e inanmadığına şahit olduğu halde, ona hala Müslüman gözü ile bakıyor ise, kendiside kafırdir. Çünkü iman konusundaki en önemli şeyi, hak ile batılı ayırt etmeyi yerine getirmemiştir Önce kalbinde bunun böyle olduğuna inanıp, sonrada insanları uyarmalı.
Küfre düşeni uyarma imkanı, ona doğruları, İman esaslarını anlatabilme imkanı var ise, bunları ona öğretmesi, söylemesi gerekir Böyle küfür iddialarında bulunulan ortamlarda , hakkın tarafını tutmak değil de, susmayı tercih ederse, bu insanda kafırdir Çünkü onun orada susması kalbindeki inancıyla ilgilidir. En azından kalbinde karşı tarafın küfür üzere olduğunu bilecek. Konuşma imkanı varsa hakkın tarafında yer alması gerekir Birde şu bilinmesi gerekir ki:"Eşheduenla ilahe illallah" kelimesini bir insan Arapça söyleyemiyarsa, anlamını bildiği dilde söylemesi uygundur

Türkçe'si: "Biliyorum, inanıyorum ve itiraf ediyorum ki, Allah'tan başka İbadete layık ilah yoktur ve yine biliyorum, inanıyorum ve itiraf ediyorum ki Muhammed onun kulu ve Resulüdür.""Muhammed" kelimesinin harflerini mahreçleri ile telaffuz edemeyenin, bunun yerine " Kasım~ın babası" demesi de uygundur.

Ahmed-,Mustafa veya Mahmud da diyebilir. Başka inanç sahibi olan veya mürted olan bildiği dilde bu Kelime-i Şehadet'i söyler ise Müslüman olur: Müslüman olacak birini zorlayacak veya Müslüman olmasını geciktirecek şekilde ille de Kelime-i Şehadet'i Arapça söylemeye çalışmamalı. Bu caiz değildir. Müslüman olacak kimsenin Kelime-i Şehadet'i Arapça olarak söylemeyi öğrenene kadar hayatını garantileyemeyiz. Bir an önce -Müslüman olmasını sağlamalı, sonra öğrenmesi gerekenleri öğretmeli. Şehadet'in manasını hakkıyla açıklamalı, Allah'ın sıfatlarını öğretmeli ki, bu Şehadet'ten dönmesin. Onu hemen namaz gibi ibadetlerle zorlamamalı.

Şehadet kelimesinin manaları: kabul ediyorum, şahit olurum, onaylıyorum, inanıyorum, tasdik ediyorum, itiraf ediyorum.

Müslüman olmak için bu Şehadet Kelimelerini ömürde bir kez söylemek yeterlidir. Bu kadar kolay. Bu Şehadet kelimelerine zıt bir inanca düşmeyen, Müslüman olarak ölen (Cehenneme girse bile) neticede Cennetliktir. Ne büyük bir mükafat. Allah nasip ettiyse iman etmek çok kolaydır.

Fakat Müslüman bu imanı muhafaza etmelidir. Bu imanı muhafaza edebilmenin ilk şartı, sebebi, Din ilmini öğrenmektiL Cahil kalmamalı.

Bugün Kelime-i Şehadet'i söyledik, fakat mana olarak bir eksiğimiz olmuş ise bunu da bu derste anlamış olduk.

Peygambere iman etmemenin küfur olduğuna veya Müslüman olduktan sonra Müslümanlığı kaybedenler için Allah-u Teala Ali İmran Suresinin 32.Ayetinde şöyle buyuruyor:

Meali: "Deki Allah 'a ve Resulüne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah kafirler i sevmez."Birinci Ayette konu iman etmekti. Bu Ayetteki 'itaat' kelimesinde ise iman ve imanın gerekleri var. Ayetin devamındaki "yüz çevirmek" sözünden anlıyoruz ki, buradaki itaat kelimesi den kasıt iman etmek. Buradaki 'itaat' kelimesinden kasıt namaz kılmamak, oruç tutmamak gibi büyük günahlar olsaydı, ardından, "Allah kafırleri sevmez" ayeti gelmezdi. Bu büyük günahları işleyene kafir denmez.

Fakat amel konusundaki "yüz çevirmek" nedir? Allah'ın emri olduğu halde, o emre itaat etmemektir Yani haram işlese de işlemese de o haram fiilin işlenmesinde bir sakınca görmemektir.

Mesela: "Namaz kılmasa bir şey olmaz, bu zamanda faiz yemekten bir şey olmaz, bu zamanda başı açık olmanın ne önemi var, tartışacak başka konumu yok" gibi sözler. İşte bunlar Allah'a itaat de yüz çevirmenin örnekleridir. Ve bunlara da Allah kafir diyor.Bak yapmaması değil.

Bir Müslüman önemli farzları yerine getiremeyebilir, büyük veya küçük günah işleyebilir. Ama değil mi ki bunlara yüz çevirmiyor, reddetmiyor; Allah onlara kafir olarak hükmetmiyor. İşte kafir olanları da Allah sevmez diyor, Allah Kur'-an da:

Kafirleri kim yarattı? Allah yarattı. Bunda şek ve şüphe yok. Demek ki Allah' ın yarattığı varlıklar içerisinde sevmediği varlıklar da var.

o zaman bir yanlışı daha düzeltelim. Bir söz var, söyleyeni de kurtarması zor, onu anlamadan tekrarlayanı da kurtarması zor.

Nedir bu söz? Diyorlar ki: "Yaradılanı sev, Yaradan 'dan ötürü ",Yani Allah yarattı diye bütün yaratıkları seveceksin.

Yaratık ne demek? Her şey. Bunun içinde ne var? Kafirler var, domuz var. Allah'ın sevmediği şeylerde var. Halbuki bunları da Allah yarattı. Yani Allah yarattığı için bunları da seveceksin deniliyor. Fakat bu az önce bahsettiğimiz Ayete zıt düşüyor. "Allah kafırleri sevmez" buyuruluyor. Demek ki bu söz de kürurdür.Fakat bunu söyleyen adam bunu ne niyetle söylemiş olabilir? Bu bir Alim değil, bir müctehid değil. Bu derviş bir insan ki, onun bu sözü söyleyip söylemediğini de bilmiyoruz. Halkın dilinde böyle gelmiş. Yunus Emre'ye mal ediliyor. Alim diye bildiğimiz bir kimse değiL. Derviş diye halk arasında gezen birisi.
Böyle bir sözü söyleyen ancak şu niyetle söylemiş olabilir: Bir gayri müslim ne zaman ki küfur halinden kurtulur, Müslüman olur, o zaman onun küfür hali Müslümanlar tarafından unutulur. Yani o hatası onun yüzüne vurulmaz.o andan itibaren o insana sevgi başlar.Bu sözün manası budur. Eğer söylenecekse bu niyetle söylene bilir.Yunus Emre'yi ben severim ama bu niyetle.Yani bir kafir küfründen dönerse ben onun o küfur halini unuturum, bu Müslüman'ı severim.
Şimdiye kadar bu sözü kim tevil etti bu şekilde? Üzerinde durulması gereken bir söz. Durulmadığında nelere malolduğunu gördük. Küfre giden, Ayete ters düşen boyutu var. Bunu böyle söyleyenler nereye saklayacaklar bu Ayeti Ama saklıyorlar maalesef. Kur'an dan bazı Ayetleri saklayan münafıklar çok .Maalesef müslümamlara bile hutbelerde aynen böyle söyletiyorlar. Hoşgörü adına söyıüyorlar. Bunların hepsi küfürdür.

"Yaradılanı seveceksin Yaradan' dan ötürü".Kaç kişiye böyle açıkladınız küfre düşürmeyecek manada? Halbuki kafir hiç sevilmez.Bir hristiyan, bir

yahudi hiç sevilmez. Bir putperest hiç sevilmez. Domuzdan daha aşağı varlıktır o çünkü. Onu da Allah teala yarattı ama o domuzdan daha aşağı. Neden ? Çünkü hayvanın aklı yok. Öbürü insan . Allah teala ona akıl vermiş. Müslüman olmakla onu mükellef tutmuş. V e kendisinin Müslüman olmadan ölürse ebediyen Cehennemde yanacağını bildirmiş.

Peki biz öyle söyleyenlere yani "Yaradılanı seveceksin Yaradan 'dan ötürü" diyenlere ne cevap vermemiz lazım. ? Önce doğruyu söylememiz lazım. Bu sözün küfür olduğunu izah etmemiz lazım.

"Allah teala her şeyi, hepsini yaratmıştır, ama her şeyi, hepsini sevmez. "Ali İmran Suresinin 32.Ayeti bunun bir delilidir. Bu Ayeti ona gösterir, açıklanz. İşte bu Ayette de Allah teala kafir e daha dünyadayken onu sevmediğini duyuruyor. Ama onlar aslında Müslümanlarla savaşmıyorlar. Onların aslında hedefi, düşmanı Müslümanlar değil. Onların birinci düşmanı Allah. Teala Onlar aslında Allah'ın düşmanı.
Müslümanlarda Allah'ın emirlerini yerini getirdiği için, yapacak bir şey bulamıyorlar,acizler. Allah'ın istediği gibi yaşayan Müslümanları aldatmaya çalışıyorlar.

Kendi inançlarına sahip olmalarını istiyorlar. Ama Müslüman Dinini öğrendikten sonra, imanla küfrü ayırt etmekle mükelleftir. Kendi inancını ölene kadar muhafaza etmekle mükelleftir. Ondan sonra ibadetlerimizi yaparız, farzlarımızl yerine getiririz. Neden? Allah emrettiği için. Çünkü "itaat edin" diyor. İtaat ne demek? Allah namazı, orucu emrediyor. Bunu yapmak zorundadır bir Müslüman. Yapmaz ise büyük günah işlemiş olur. Ama bunları hiçe sayarsa, namazla, oruçla alay ederse, Dinin ahkamlarıyla, Peygamberlerle, Meleklerle alayederse, o zaman Dinden çıkmış olur.

Soruya cevap: Namaz kılmayana kesinlikle kafir denmez. Fasık, büyük günahkar denir. Ama namazIa alay edene kafir denir. Kılmamak ayrı bir şey, kılıp ta alay etmek ayrı bir şey. Alay etmek nasıl olur?

Gerçek bir olayı anlatayım: "İmam olan bir arkadaş bir gün bir piknikte şaka niyetiyle bir fıkra anlattı. Hem de cemaatle namaz sonrası, insanları eğlendirmek için.

Şöyle devam etti:"Her Müslüman 'ın üzerinde Allah 'ın görevlendirdiği, vazifeli 'Kiramen Katibin Melekleri' var. Sağ taraftaki hayırlı amelleri yazar, soldaki şerleri yazar. Ağızdan çıkan sözler ve ameller dahil .Bu Melekleri duyan birisi namaz kılarken sanki solundaki Melek iyi değilmiş gibi, (halbuki o Meleğin kötü amelleri yazması, onun kötü Melek olduğu anlamına gelmez) sağına selam verirken gayet mütevazı selam vermiş 'Esselamunaleykum ve Rahmetullah' demiş. Soluna selam verirken' has ... dır ordan' demiş" diye anlattı. Onu hemen uyardım . Bu söz, bu fıkra küfürdür, Kelime-i Şehadet- i' gerektirir, diye. Kem küm edince ona bu konuyu araştırıp Kelime-i Şehadet getirmesini söyledim. Orada bulunan bir kısım insanda onu savunmaya

kalktılar. "Bilmediğiniz yerde savunma yapmayın" deyip onları da susturmaya çalıştım. Onlara da bu sözü araştırmalarını, onlarında mükellef olduğunu söyledim.

İnanırmısınız o insan iki gün sonra bir kazada Bir günlük damadı ve kızıyla cayır, cayır yanarak öldü ve ben cenazesini kılmadım."
Bunu niye anlattık? Demek ki küfre düşmek çok kolaydır. Bir Müslüman cahil olursa, Allah'm Melekleriyle alay ederse, namazla alay ederse, olmaz. Bir örnek daha: Hafız birisi şöyle bir fıkra anlatıyor: "Bir Laz Bursa' da ilk kez zeytin ağacı görüyor ve köylülere bunun ne ağacı olduğunu soruyor!'. Köylülerden biride zeytin ağacı olduğunu söylüyor. Tekrar Laz soruyor ki :
"Allah 'ın Kur 'an da bahsetiği zeytin bu mu? Bu ağacın meyvesi mi?" Köylü "Evet" diyor, "Kur 'an da zikredilen zeytin bu" diyor. (Sakın gülmeyin bu anlattıklarıma. Bu fıkra küfre bir örnek) Bu farz üzerine Laz tutup ağaçtan kopardığı zeytinleri yemeğe başlamış. Kur 'an da övülmüş ya zeytin. Tabi Laz'ın ağzı buruşuyor ve köylü onun aptallığını kınıyor. Ve bu Laz şöyle söyleniyor:
"Ya Rabbi bu zeytini yarattın, Kur'an da methettin ama yaratırken hiç mi tadına bakmadın" diyor.

V e millet bu fıkraya gülüyor. Halbuki ne kadar çok küfür içeriyor bu fıkra. Allah'ı cahil yerine koyuyor, Allah'm sıfatlarma aykırı sıfatlandırıyor, Allah'ı mahlük yerine koyuyor, tat alan veya bir şeyleri deneyerek bilgilenen varlık yerine koyuyor. Bütün millet de buna gülüyor. Bu fıkra küfür' dür. Anlatan küfre düşmüştür, gülerek kabul edenlerde küfre düşmüştür.

Televizyonda, gazetelerde bir sürü küfre düşüren fıkralar var ve millet maalesef bunlara gülüyor. Arkasından alkış da tutuyor. Bu örneklerle derslerin ehemmiyetini az çok anlıyoruz herhalde? İşte Allah-u Teala'nın emirlerine itaat etmeyen, saygı duyulması gereken şeylere saygı duymayan, İslam sembollerini herhangi bir şekilde oyun, eğlence yapan kafir,dir.
 

polathoca

Uzman Onbaşı
#2
KELİME-İ ŞEHADETİN MANASı

.Alemlerin Rabbi olan Allah' a hamd olsun. Salat ve selam efendimiz Muhammed aleyhisselamın üzerine olsun.

Allah'ın kulları üzerindeki hakkını yerine getirebilmek için Kelime-i Şehadet'in manasını hakkıyla öğrenmek gerekir. Bu manayı hakkıyla öğrenmeyen insan bu Kelime-i Şehadetlere zıt düşebilecek bir duruma düşebilir. “Eşheduenla ilahe illallah" kelimesinin kısaca manası: "Dilimle ikrar kalbimle tasdik ederim ki ibadete layık olan yalnız Allah 'tır. "Aynı zamanda "Eşheduenla ilahe illallah" ın manası:"Ben şahadet ediyorum; Allah’tan başka hakkıyla ibadet edilecek yoktur, ilah olarak edinilen varlıklar, ibadet edilmeye layık değildirler." Hazret-i Adem aleyhisselam'dan Peygamber efendimize kadar bütün Peygamberlere evvela "La ilah e illallah" Kelime-i tevhidini bildirmiştir.
Peygamberlerde ilk önce, Allah'tan almış oldukları bu emri insanlara öğretmişlerdir.

Bu hangi kaideyi ortaya koyar? Mahluk, yani yaratılmış oldukları halde ilah olarak kabul edilen varlıklar var. Fakat biz bunları reddediyoruz. İbadete layık tek olan, Allah-u Teala' dır.Tam kelime anlamı olarak ne diyoruz? "La",yani "Hayır. Bu ilah olarak edinen şeyler ilah edinmeye ve ibadete layık değil"
Allah-u Teala' dan başka ilah olarak edinilien şeylerin mevcudiyeti, Kur'an da bildirilmiştir. İbadete layık olan ise ancak ve ancak Allah'tır..
Demek ki, ilah edinilen varlıklar var, ama ilah edinmeye ve ibadete layık değil bunlar.
Türkçe de ki: "Allah 'tan başka ilah yoktur" mealine şöyle bir tevil
getirilir:.Bunlara ibadet etmekten vazgeçin, Allah-u Teala ya ibadet edin ilah olarak sadece Allah 'ı tanıyın. " Allah-u Teala böyle emrediyor. "Eşheduenne Muhammedur RasululIah"
Buda aynı şekilde: "dilimle” itiraf ediyor ve kalbimle inanıyorum ki efendimiz aleyhisselatu vesselam, Allah-u teala tarafindan insanlara, cinlere ve bütün alemlere Peygamber olarak gönderilmiştir. " "Muhammedurresulullah" - manası:-"Muhammed Allah 'in Resuludur " Resulun görevi ise: İnsanların peşinden gitmeleri için Allah'ın onlara bildirdiklerini insanlara tebliğ etmek. Peygamberler ne getirdiyseler, ne yaptıysalar ve ne söylediyseler haktır, gerçektir, doğrudur. İşte biz Peygamberimize böyle itaat ediyoruz.

Allah-u Teala'nın da varlığını ,ibadete layık yegane varlık olarak bilmiş isek, Kelime-i ŞehadetIerin manalarını hem dilimizle söyleyerek, hem de bu inancı kalbimizde besleyerek ancak yerine getirmiş oluruz. Müslüman olmak için muhakkak Muhammed aleyhisselatu vesselama inanmak gereklidir Farz-ı ay-ndır, yani farzdır
Allah-u Teala Fetih suresinin 13.Ayetinde:

Meali: "Kim Allah 'a ve Resulun 'e iman etmez ise ,bilsin ki, biz kafirler için çılgm bir ateş hazırladık. "Bu muhkem yani açık bir ayet. Bunun tevili yoktur.
Buradaki "hazırladık" çoğul ifadesi Allah'ın ortağı veya yardımcıları var anlamına gelmez. Yaratan Allah-u Teala'dır Elbetteki Allah-u Teala'nın yaratmış olduğu varlıklar da, mekanlar da onu emrini yerine getiren Melekler (burada azap Melekleri) vardır. İşte o azap Melekleri kafırlere azap ederler Bu manada biz kelimesi yerinde kullanılır .Ama yaratan Allah-u Teala'dır Yoksa yaratmada hazırlamada Allah-u Teala hakkında çoğul kullanılmaz.

İşte bu Ayet-i Kerime'nin birinci bölümünde Muhammed aleyhisselatu vesselamm Peygamberliğine inanmayanların kafir olduğu açıkça ifade edilmektedir Allah'a ve Resulun'e iman etmeyen insanlar için, kim olursa olsun Muhammed aleyhisselamın varlığına, Peygamber
olarak geldiğine inanmayanlar için, Allah-u Teala ne buyuruyor?
Diyor ki: "O insan kafir’dir".Sebebi Peygambere inanmamasıdır. Dernek ki Muhammed aleyhisselatu vesselamın Peygamberliğine inanmayan kafirdiL Onun sadece: "Ben Allah 'a iman ediyorum" demesi yeterli değildiL Çünkü Allah-u Teala Ayetin de:
Yani, "Allah 'a ve Resulun'e iman".
Müslümanlığın dışında herhangi bir Din'e mensup olanlar (herhangi bir Dinden kasıt inanç şekli) hepsi kafirdir Demek ki Müslümanlığın birinci şartı "La iliihe illallah Muhammedur Resulullah" Kelime-i tevhidini söyleyip ona kalben iman etmektir. Buna kim izah ettiğimiz şekilde inanmamışsa, o Müslüman değildir.

Onun hiçbir başka ameline aldanılmamalıdır.

Bazı kimseler "Biz hristiyanlara ve yahudilere kdfir diyemeyiz. Onlarda Allah 'a iman ediyorlar. Onlarda neticede bir Peygambere inanıyorlar" gibi sözlerle, sözde iyi niyetlerini ortaya koyuyorlar. Fakat bu insanlar işte bu Ayeti yalanlamış olduklarından dolayı küfre düşüyorlar. Böyle bir tartışmaya dahi girenler, bu Ayeti yalanladıklarından dolayı kafirdir. Bu Ayeti nasıl yalanlamış oluyorlar? "Onlarda Allah 'a inanıyor.

Onlarda İsa ya Musa ya inanıyor" diyorlar. Fakat değil mi ki Muhammed'e inanmıyorlar. Bu onların küfre düşmeleri için yeterli sebeptir. Bunlar cahil, dinini ehlinden öğrenmemiş olan sözde Müsıümanlardır. ?
Kur'an da Allah-u Teala: "Kim Allah 'a ve Resulullah 'a iman etmezse o kdfirdir" diyor. Ona Cehennem ateşinin hazırlandığını, ebedi olarak onu orada yakacağını bildiriyor Allah. Kafir olmasının sebebini yine kendisi bildiriyor. Bu sebep ise, Resulun'e iman etmemiş olmasıdır.

Halbuki cahil olmayan bir Müslüman biliyor ki onların Allah'a iman ediyoruz demeleri, Allah'a hakkıyla iman ettiklerini göstermez. çünkü onlar Allah'a iman ediyoruz diyorlar, fakat Allah'ı ona yakışmayan sıfatlarla sıfatlandırıyorlar. Neticede Allah'a doğru iman etmiyorlar. Bu da ayrı bir ders konusu.

Bugünkü dersimizde Allah'a ve Resulun'e iman etmeyenleri anlatmaya çalışıyoruz. Yahudi ve hrıstiyan için "Onlarda Allah 'a iman ediyor. Neticede bir peygambere iman ediyor" diyenlerin (halbuki bunlar o Peygamberlere Peygamber olarak da inanmıyorlar. İlah yerine koyuyorlar bu Peygamberleri) kafir olduğuna şek ve şüphesi olanlarda kafirdir.Televizyonda, canlı bir yayında, bir ilahiyat profesörüne sorulduğundaki: "Hristiyanıarın hepsi için Cehennemliktir diyebilirmiyiz?" Bayraktar Bayraklı şöyle cevap veriyor: "Hayır, diyemeyiz. Çünkü hristiyanlar farklı inançlara sahiptirler. Üç teslis (Meryem ,İsa ve kutsal ruh) inancına sahip olanlar Cehennemliktir. Onlara Cennetlik diyemeyiz. Fakat Ortodokslar için aynı şeyi söyleyemeyiz. Çünkü onlarda tek Allah inancı vardır. Onlar Cennetlik olabilirler. "

Oysa onların tek Allah inancıda Allah'ın kutsal ruh olduğundan ibarettir. Ve "İsa 'nın şekline girdiği için İsa bizim İlahımız ve oda göklerde yaşıyor. Gelecek ve yeryüzüne tekrar adaleti getirecek" diyorlar. Bu profesör bu konuya olan bu yaklaşımıyla kafirdir. Çünkü Müslüman'ın Allah'a olan imanıyla bir Ortodoks'un imanını eşleştirmiş oluyor.

Bu Ayet bir insanın sadece Allah'a (hakkıyla bile olsa) iman etmiş olmasının yeterli olmadığını gösteriyor. Muhammed'i yalanlıyor ise ve onu aşağılamak için mesela" Akıllı bir Arap, takunyalı Bedevi, yalınayak çıplak uyarıcı" diyor ise, oda kafirdir Aklı başında bir Müslüman Muhammed aleyhisselam için kullandığı kelimelere dikkat etmeli. Onun için aşağılayıcı ifadeler kullanması caiz değildir. Resulullah önce neyi getirdi?"La ilahe illallah Muhammedurresulullah". Kendi ismini zikrederek insanların inanmasını emretti.Peygamber efendimiz sadece "la ilahe illallah" diye insanları davet etmedi.Bunu insanlara sadece bu eksik haliyle söylemedi. "Muhammedurresulullah" ile birlikte insanları imana davet etti.Yani:" Allah 'a şirk koşmayın, Allah 'ı hiçbir şeye benzetmeyin, Allah 'ı muhtaç etmeyin" dedi. Ve arkasmdanda: "Ben Allah 'ın Resuluyum.sizin Peygamberinizim. Size neyi söylüyorsam, neyi yapıyorsam, buna hakkıyla iman edin. Doğru olarak kabul edin" diye emretti.

Muhammed aleyhisselam tevazu yaparak kendisine iman edilmesinin gerekliliğini gizlemedi. Burada böyle bir tevazu olamaz. Tevazu neyle alakah olur? Ancak nafılelerle alakalı olur. İbadetlerle alakalı olur Yani insanlar yapmış oldukları ibadetlerin içerisinde, başkalarının şahit olmayacağı veya şahit olmasında kibrini, gururunu, enaniyetini kabartacak, nefsini üstün görecek şeyleri yaparsa, ancak bunların gizli yapılması veya gizlenmesi mümkündür Halbuki bu böyle bir mesele değil.

Bu Peygambere iman ile alakalı bir meseledir Bunun gizli si olmaz.

Peygamberde bunu gizlememiştir Çünkü kendisine iman edilmesini gizlerse, Peygamberden Dini öğrenenlerde gizler ve o zamanda bu günümüze kadar ulaşmazdı. Peygamberimiz bu Ayete de zıt düşmüş olurdu. Çünkü bu Ayet Peygamberimize inmiştir Onun ise kendisine inen Ayetin bir kısmını tebliğ edip bir kısmını saklaması mümkün değildir. Zaten buda Peygamberlerin sıfatlarına ters düşer
İşte bir insan Allah'a ve Resulun'e iman etmeyenin kafir olduğuna kalben inanıp hükmetmez ise, o insan kendisi kafırdir Yani bir kimsenin Allah' ın Resulun'e inanmadığına şahit olduğu halde, ona hala Müslüman gözü ile bakıyor ise, kendiside kafırdir. Çünkü iman konusundaki en önemli şeyi, hak ile batılı ayırt etmeyi yerine getirmemiştir Önce kalbinde bunun böyle olduğuna inanıp, sonrada insanları uyarmalı.
Küfre düşeni uyarma imkanı, ona doğruları, İman esaslarını anlatabilme imkanı var ise, bunları ona öğretmesi, söylemesi gerekir Böyle küfür iddialarında bulunulan ortamlarda , hakkın tarafını tutmak değil de, susmayı tercih ederse, bu insanda kafırdir Çünkü onun orada susması kalbindeki inancıyla ilgilidir. En azından kalbinde karşı tarafın küfür üzere olduğunu bilecek. Konuşma imkanı varsa hakkın tarafında yer alması gerekir Birde şu bilinmesi gerekir ki:"Eşheduenla ilahe illallah" kelimesini bir insan Arapça söyleyemiyarsa, anlamını bildiği dilde söylemesi uygundur

Türkçe'si: "Biliyorum, inanıyorum ve itiraf ediyorum ki, Allah'tan başka İbadete layık ilah yoktur ve yine biliyorum, inanıyorum ve itiraf ediyorum ki Muhammed onun kulu ve Resulüdür.""Muhammed" kelimesinin harflerini mahreçleri ile telaffuz edemeyenin, bunun yerine " Kasım~ın babası" demesi de uygundur.

Ahmed-,Mustafa veya Mahmud da diyebilir. Başka inanç sahibi olan veya mürted olan bildiği dilde bu Kelime-i Şehadet'i söyler ise Müslüman olur: Müslüman olacak birini zorlayacak veya Müslüman olmasını geciktirecek şekilde ille de Kelime-i Şehadet'i Arapça söylemeye çalışmamalı. Bu caiz değildir. Müslüman olacak kimsenin Kelime-i Şehadet'i Arapça olarak söylemeyi öğrenene kadar hayatını garantileyemeyiz. Bir an önce -Müslüman olmasını sağlamalı, sonra öğrenmesi gerekenleri öğretmeli. Şehadet'in manasını hakkıyla açıklamalı, Allah'ın sıfatlarını öğretmeli ki, bu Şehadet'ten dönmesin. Onu hemen namaz gibi ibadetlerle zorlamamalı.

Şehadet kelimesinin manaları: kabul ediyorum, şahit olurum, onaylıyorum, inanıyorum, tasdik ediyorum, itiraf ediyorum.

Müslüman olmak için bu Şehadet Kelimelerini ömürde bir kez söylemek yeterlidir. Bu kadar kolay. Bu Şehadet kelimelerine zıt bir inanca düşmeyen, Müslüman olarak ölen (Cehenneme girse bile) neticede Cennetliktir. Ne büyük bir mükafat. Allah nasip ettiyse iman etmek çok kolaydır.

Fakat Müslüman bu imanı muhafaza etmelidir. Bu imanı muhafaza edebilmenin ilk şartı, sebebi, Din ilmini öğrenmektiL Cahil kalmamalı.

Bugün Kelime-i Şehadet'i söyledik, fakat mana olarak bir eksiğimiz olmuş ise bunu da bu derste anlamış olduk.

Peygambere iman etmemenin küfur olduğuna veya Müslüman olduktan sonra Müslümanlığı kaybedenler için Allah-u Teala Ali İmran Suresinin 32.Ayetinde şöyle buyuruyor:

Meali: "Deki Allah 'a ve Resulüne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah kafirler i sevmez."Birinci Ayette konu iman etmekti. Bu Ayetteki 'itaat' kelimesinde ise iman ve imanın gerekleri var. Ayetin devamındaki "yüz çevirmek" sözünden anlıyoruz ki, buradaki itaat kelimesi den kasıt iman etmek. Buradaki 'itaat' kelimesinden kasıt namaz kılmamak, oruç tutmamak gibi büyük günahlar olsaydı, ardından, "Allah kafırleri sevmez" ayeti gelmezdi. Bu büyük günahları işleyene kafir denmez.

Fakat amel konusundaki "yüz çevirmek" nedir? Allah'ın emri olduğu halde, o emre itaat etmemektir Yani haram işlese de işlemese de o haram fiilin işlenmesinde bir sakınca görmemektir.

Mesela: "Namaz kılmasa bir şey olmaz, bu zamanda faiz yemekten bir şey olmaz, bu zamanda başı açık olmanın ne önemi var, tartışacak başka konumu yok" gibi sözler. İşte bunlar Allah'a itaat de yüz çevirmenin örnekleridir. Ve bunlara da Allah kafir diyor.Bak yapmaması değil.

Bir Müslüman önemli farzları yerine getiremeyebilir, büyük veya küçük günah işleyebilir. Ama değil mi ki bunlara yüz çevirmiyor, reddetmiyor; Allah onlara kafir olarak hükmetmiyor. İşte kafir olanları da Allah sevmez diyor, Allah Kur'-an da:

Kafirleri kim yarattı? Allah yarattı. Bunda şek ve şüphe yok. Demek ki Allah' ın yarattığı varlıklar içerisinde sevmediği varlıklar da var.

o zaman bir yanlışı daha düzeltelim. Bir söz var, söyleyeni de kurtarması zor, onu anlamadan tekrarlayanı da kurtarması zor.

Nedir bu söz? Diyorlar ki: "Yaradılanı sev, Yaradan 'dan ötürü ",Yani Allah yarattı diye bütün yaratıkları seveceksin.

Yaratık ne demek? Her şey. Bunun içinde ne var? Kafirler var, domuz var. Allah'ın sevmediği şeylerde var. Halbuki bunları da Allah yarattı. Yani Allah yarattığı için bunları da seveceksin deniliyor. Fakat bu az önce bahsettiğimiz Ayete zıt düşüyor. "Allah kafırleri sevmez" buyuruluyor. Demek ki bu söz de kürurdür.Fakat bunu söyleyen adam bunu ne niyetle söylemiş olabilir? Bu bir Alim değil, bir müctehid değil. Bu derviş bir insan ki, onun bu sözü söyleyip söylemediğini de bilmiyoruz. Halkın dilinde böyle gelmiş. Yunus Emre'ye mal ediliyor. Alim diye bildiğimiz bir kimse değiL. Derviş diye halk arasında gezen birisi.
Böyle bir sözü söyleyen ancak şu niyetle söylemiş olabilir: Bir gayri müslim ne zaman ki küfur halinden kurtulur, Müslüman olur, o zaman onun küfür hali Müslümanlar tarafından unutulur. Yani o hatası onun yüzüne vurulmaz.o andan itibaren o insana sevgi başlar.Bu sözün manası budur. Eğer söylenecekse bu niyetle söylene bilir.Yunus Emre'yi ben severim ama bu niyetle.Yani bir kafir küfründen dönerse ben onun o küfur halini unuturum, bu Müslüman'ı severim.
Şimdiye kadar bu sözü kim tevil etti bu şekilde? Üzerinde durulması gereken bir söz. Durulmadığında nelere malolduğunu gördük. Küfre giden, Ayete ters düşen boyutu var. Bunu böyle söyleyenler nereye saklayacaklar bu Ayeti Ama saklıyorlar maalesef. Kur'an dan bazı Ayetleri saklayan münafıklar çok .Maalesef müslümamlara bile hutbelerde aynen böyle söyletiyorlar. Hoşgörü adına söyıüyorlar. Bunların hepsi küfürdür.

"Yaradılanı seveceksin Yaradan' dan ötürü".Kaç kişiye böyle açıkladınız küfre düşürmeyecek manada? Halbuki kafir hiç sevilmez.Bir hristiyan, bir

yahudi hiç sevilmez. Bir putperest hiç sevilmez. Domuzdan daha aşağı varlıktır o çünkü. Onu da Allah teala yarattı ama o domuzdan daha aşağı. Neden ? Çünkü hayvanın aklı yok. Öbürü insan . Allah teala ona akıl vermiş. Müslüman olmakla onu mükellef tutmuş. V e kendisinin Müslüman olmadan ölürse ebediyen Cehennemde yanacağını bildirmiş.

Peki biz öyle söyleyenlere yani "Yaradılanı seveceksin Yaradan 'dan ötürü" diyenlere ne cevap vermemiz lazım. ? Önce doğruyu söylememiz lazım. Bu sözün küfür olduğunu izah etmemiz lazım.

"Allah teala her şeyi, hepsini yaratmıştır, ama her şeyi, hepsini sevmez. "Ali İmran Suresinin 32.Ayeti bunun bir delilidir. Bu Ayeti ona gösterir, açıklanz. İşte bu Ayette de Allah teala kafir e daha dünyadayken onu sevmediğini duyuruyor. Ama onlar aslında Müslümanlarla savaşmıyorlar. Onların aslında hedefi, düşmanı Müslümanlar değil. Onların birinci düşmanı Allah. Teala Onlar aslında Allah'ın düşmanı.
Müslümanlarda Allah'ın emirlerini yerini getirdiği için, yapacak bir şey bulamıyorlar,acizler. Allah'ın istediği gibi yaşayan Müslümanları aldatmaya çalışıyorlar.

Kendi inançlarına sahip olmalarını istiyorlar. Ama Müslüman Dinini öğrendikten sonra, imanla küfrü ayırt etmekle mükelleftir. Kendi inancını ölene kadar muhafaza etmekle mükelleftir. Ondan sonra ibadetlerimizi yaparız, farzlarımızl yerine getiririz. Neden? Allah emrettiği için. Çünkü "itaat edin" diyor. İtaat ne demek? Allah namazı, orucu emrediyor. Bunu yapmak zorundadır bir Müslüman. Yapmaz ise büyük günah işlemiş olur. Ama bunları hiçe sayarsa, namazla, oruçla alay ederse, Dinin ahkamlarıyla, Peygamberlerle, Meleklerle alayederse, o zaman Dinden çıkmış olur.

Soruya cevap: Namaz kılmayana kesinlikle kafir denmez. Fasık, büyük günahkar denir. Ama namazIa alay edene kafir denir. Kılmamak ayrı bir şey, kılıp ta alay etmek ayrı bir şey. Alay etmek nasıl olur?

Gerçek bir olayı anlatayım: "İmam olan bir arkadaş bir gün bir piknikte şaka niyetiyle bir fıkra anlattı. Hem de cemaatle namaz sonrası, insanları eğlendirmek için.

Şöyle devam etti:"Her Müslüman 'ın üzerinde Allah 'ın görevlendirdiği, vazifeli 'Kiramen Katibin Melekleri' var. Sağ taraftaki hayırlı amelleri yazar, soldaki şerleri yazar. Ağızdan çıkan sözler ve ameller dahil .Bu Melekleri duyan birisi namaz kılarken sanki solundaki Melek iyi değilmiş gibi, (halbuki o Meleğin kötü amelleri yazması, onun kötü Melek olduğu anlamına gelmez) sağına selam verirken gayet mütevazı selam vermiş 'Esselamunaleykum ve Rahmetullah' demiş. Soluna selam verirken' has ... dır ordan' demiş" diye anlattı. Onu hemen uyardım . Bu söz, bu fıkra küfürdür, Kelime-i Şehadet- i' gerektirir, diye. Kem küm edince ona bu konuyu araştırıp Kelime-i Şehadet getirmesini söyledim. Orada bulunan bir kısım insanda onu savunmaya

kalktılar. "Bilmediğiniz yerde savunma yapmayın" deyip onları da susturmaya çalıştım. Onlara da bu sözü araştırmalarını, onlarında mükellef olduğunu söyledim.

İnanırmısınız o insan iki gün sonra bir kazada Bir günlük damadı ve kızıyla cayır, cayır yanarak öldü ve ben cenazesini kılmadım."
Bunu niye anlattık? Demek ki küfre düşmek çok kolaydır. Bir Müslüman cahil olursa, Allah'm Melekleriyle alay ederse, namazla alay ederse, olmaz. Bir örnek daha: Hafız birisi şöyle bir fıkra anlatıyor: "Bir Laz Bursa' da ilk kez zeytin ağacı görüyor ve köylülere bunun ne ağacı olduğunu soruyor!'. Köylülerden biride zeytin ağacı olduğunu söylüyor. Tekrar Laz soruyor ki :
"Allah 'ın Kur 'an da bahsetiği zeytin bu mu? Bu ağacın meyvesi mi?" Köylü "Evet" diyor, "Kur 'an da zikredilen zeytin bu" diyor. (Sakın gülmeyin bu anlattıklarıma. Bu fıkra küfre bir örnek) Bu farz üzerine Laz tutup ağaçtan kopardığı zeytinleri yemeğe başlamış. Kur 'an da övülmüş ya zeytin. Tabi Laz'ın ağzı buruşuyor ve köylü onun aptallığını kınıyor. Ve bu Laz şöyle söyleniyor:
"Ya Rabbi bu zeytini yarattın, Kur'an da methettin ama yaratırken hiç mi tadına bakmadın" diyor.

V e millet bu fıkraya gülüyor. Halbuki ne kadar çok küfür içeriyor bu fıkra. Allah'ı cahil yerine koyuyor, Allah'm sıfatlarma aykırı sıfatlandırıyor, Allah'ı mahlük yerine koyuyor, tat alan veya bir şeyleri deneyerek bilgilenen varlık yerine koyuyor. Bütün millet de buna gülüyor. Bu fıkra küfür' dür. Anlatan küfre düşmüştür, gülerek kabul edenlerde küfre düşmüştür.

Televizyonda, gazetelerde bir sürü küfre düşüren fıkralar var ve millet maalesef bunlara gülüyor. Arkasından alkış da tutuyor. Bu örneklerle derslerin ehemmiyetini az çok anlıyoruz herhalde? İşte Allah-u Teala'nın emirlerine itaat etmeyen, saygı duyulması gereken şeylere saygı duymayan, İslam sembollerini herhangi bir şekilde oyun, eğlence yapan kafir,dir.
amenna..
 

Benzer konular