Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
Neler yeni
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1825 GÜN 5 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.

İmam Hatipler'deki mezhepsiz öğretmen tehlikesi

#1
İmam Hatiplerde Mezhepsiz Öğretmenler

MAALESEF Ehl-i Sünnet karşıtı, Mason Afganî taraftarı, Sünneti hafife alan, Mutezilî, Fazlurranman’ı imam kabul eden; bid’atçi, reformcu, dinde yenilik ve değişim isteyen bazı bozuk öğretmenler İmam-Hatip okullarında zehir saçıyor.

Resulullah Efendimizin (Salat ve selam olsun ona), “Ümmetim yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bunlar, biri dışında Cehennemliktir” buyurmuş, “Kurtulacak fırka hangisidir ” sorusuna Benim ve Ashabımın yolundan ve izinden gidenlerdir” cevabını vermiştir.

İşte bu kurtulacak fırkanın esasları, şartları şunlardır:

1. Kur’anın ehliyetli ve icazetli müfessirler tarafından yapılmış doğru yorumu. Mukallidlerin ve cahillerin Yüce Kitabımızı re’y ve heva ile yorumlamamaları.

2. Resulullah Efendimizin Sünnetinin, İslam’ın ikinci ana kaynağı olarak kabul edilmesi ve Kur’anın Sünnet ışığında tefsir edilmesi.

3. Râşid Halifelerin sünneti, yani İslam’ı uygulayış şekli ve tarzı.

4. İslamî bilgilerin rasih, icazetli, ehliyetli, ihlaslı, muttaqi, bildikleriyle `âmil ulemâdan ve fukahâdan öğrenilmesi.

Osmanlı devlet-i aliyyesi altı asır gibi uzun bir müddet şu esaslara bağlı kalmıştır:

A. Sahihi Ehl-i Sünnet itikadı…

B. Dört mezhebin fıkhını tatbik.

C. Şeriattan kıl kadar ayrılmamak şartıyla tasavvuf ve tarikata izin vermek.

Zamanımızda bazı ilahiyatçılar maalesef Ehl-i Sünnet yolundan, Osmanlı yorumundan ayrılmışlar ve çeşitli bid’at ve dalalet yollarına sapmışlardır.

Üzülerek, çok esef ederek söylüyorum: Mezhepsiz bid’atçiler Diyanet’e de sızmıştır. Onlar, taqiyye ve kitman yaparak Müslümanları aldatmaktadır.

Sapıklıklar öylesine azmıştır ki, Tevhid inancını inkar eden, Kur’anı hak kitap, Resulullahı Hak peygamber, İslam’ı hak din olarak kabul etmeyen kafirler bile ehl-i necat ve ehl-i Cennet ilan edilmiştir.

Laik rejimin okullarda din kültürü dersi okutması bir aldatmacadan ibarettir.

Ehl-i Sünnet düşmanlığının ve sapıklığın en aşırısı Almanya’da yapılmaktadır.

Birileri o kadar sapıtmıştır ki, Resulullah Efendimizin mütevatir ve sahih hadislerini AB norm ve standartlarına göre ayıklayacak kadar gözleri dönmüştür.

İmam Hatip okullarında Ehl-i Sünnet akaidi, Ehl-i Sünnet fıkhı, Ehl-i Sünnet ahlakı icazetli Sünnî muallimler ve müderrisler tarafından okutulmazsa, bütün öğrencilere vakit namazları cemaatle kıldırılmazsa ileride çok büyük tahribat olacak, maneviyat sahasında büyük facialar cereyan edecektir.

Osmanlı Ehl-i Sünnete sarılarak altı asırdan fazla pâyidar olmuştu.

Ehl-i Sünnete riayet etmeyen bugünkü bozuk sistem ve düzen, bu kafayla çok sarsıntı geçirir.

Alıntıdır