Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
Neler yeni
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1500 GÜN 4 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.

İçimizden Geldiği Gibi

#1
İçimizden Geldiği Gibi İstediğimizi Yazabiliriz Bazen Şiir Bazen Ufak Bir Söz İlk ben başliyim



POnZJQ.png g92JM2.jpg








 
Moderatör tarafında düzenlendi:
#2
Şimdiki aklım olsa öyle yapmazdım.
Ama öyle yapmasaydım da şimdiki aklım Olmazdı..
 
#3
Yorgunsun, uzaklardan gelmişsin,
Yitirmişsin ne varsa birer birer.
Bir sağlık, bir sevinç, bir umut
Onlar da neredeyse gitti, gider.

Dost bildiğin insanların yüzleri
Aynalar gibi kapkara.
Suyu mu çekilmiş bulutların
Dönmüşsün kuruyan ırmaklara.

Taşlara düşen saat gibi
Ne artı ne eksi.
Bir sağlık, bir sevinç,
bir umut Hikaye hepsi..
 
#4
Hamza, okuldan arta kalan zamanında kapı kapı dolaşarak bir şeyler satan fakir bir çocuktu.
Bir gün, kapı kapı dolaşmasına rağmen, bir şey satmayı başaramamış; bu arada, karnı çok acıkmıştı. Cebindeki 30 kuruş, birşeyler almak için yeterli değildi.
Bir evden yiyecek istemeye karar verdi. Fakat, kapıyı açan genç kızdan utanıp, yemek yerine sadece su isteyebildi. Kız onun aç olduğunu anlamıştı. Ona su yerine bir bardak süt getirdi. Sütü yavaşça içti ve:
Borcum ne kadar diye sordu.
Genç kız:
Borcunuz yok diye cevap verdi. Annem, yapılan bir iyilik için para alınmaması gerektiğini söyler.
Çocuk:
Bütün kalbimle çok teşekkür ederim dedi ve oradan ayrıldı.
Yıllar yılları kovaladı. Hamza önce ilköğretim okulunu, ardından liseyi, sonra üniversiteyi bitirdi. Yıllar geçip gitmeye devam etti.
Bir gün, ünlü bir Üniversitenin Tıp Fakültesinin Hamzanın kurucu başkanı olduğu Jinekolojik Onkoloji Bölümüne, ağır bir hasta getirildi. Yerel hastanelerdeki doktorlar, hastalığını değil tedavi etmek, teşhisini bile koyamamışlardı.
Dr. Hamza, hastanın naklinin yapıldığı bölgeyi öğrenince, çocukluk yıllarını yaşadığı belde hafızasında canlandı. Muayene için odaya girdiğinde ise, hastayı hemen tanıdı. Bu kadın, uzun seneler önce kendisine su yerine süt veren genç kızdan başkası değildi.
Kendisine yıllar önce yapılmış bu iyiliği hatırlayan Dr.Hamza, hasta için elinden gelen herşeyi yaptı.
Sonunda, Allah şifa verdi ve kadın ağır hastalığından kurtuldu.

Kadının taburcu olacağı gün, kadının ameliyat dahil bütün muayene masraflarının kayıtlı olduğu fatura, imzalanması için Dr. Hamzaya iletildi. Faturaya bakan doktor, üzerine bir şeyler yazdı ve kadının odasına gönderdi. Kadın korkarak faturayı açtı. Bu tür tedavilerin çok pahalıya patladığını biliyordu. Yüksek bir miktar ile karşılaşacağını düşünüyordu.
Nitekim, faturada, çok yüksek bir rakam, kenarda ise Dr.Hamza imzalı bir not vardı:
Bir bardak süt ile ödenmiştir".
Bu öykü yaşanmış bir olaydan alıntıdır.
 
#6
Hak şeyleri hayr eyler zannetmeki gayr eyler Arif anı seyr eyler mevlam görelim neyler neylerse güzel eyler.(İbrahim Hakkı erzurumi k.s)
Hos sabri cemilimdir
Takdir ki kefilimdir
Allah ki vekilimdir
Mevla görelim neyler neylerse güzel eyler :)
Allah razı olsun kardeşim
 
#8
İnsanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir. Bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir. İnsanların "Tecrübe" dediği şey budur. Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş bir insana "Tecrübeli" denir.
 
#9
Kul vardır insan vücutlu hayvandır, laftan anlamaz kabtan anlamaz

Ulvi Hoca /2010
 
#11
Herkezin peşine takılma haaa
Şeyh enflasyonu var ortalıkta
:)
Şehid Bayram Ali Öztürk
 
#12
Yaşamak zor zanaat aslında
Madem gönderildin dünyaya, yaşayacaksın
Adam gibi yaşamak yani…
Eğilmeyi çıkaracaksın sözlüğünden
Belki kırılacaksın zaman zaman
Ama rüzgârgülü olmayacaksın
Kapılıp rüzgârın yönüne
Kıvırmayacaksın bir sağa bir sola
Rüzgâra, fırtınaya, hatta boraya inat
Dimdik duracak, yıkılmayacaksın…

Bir ışık olacaksın mesela
Elbet güneş veya ay değil,
Ama yıldız olabilirsin
Deniz feneri olma, gerekmez
Bir küçük mum olmak da yeter
Dibine ışık vermeyen
Işıtırken tükenen…

Günün birinde özenirsen bir başka canlıya
Bir yılan veya köstebek olmamalı bu;
Kartal veya şahin ol olabilirsen
Bir güvercin ol ya da, gagasında zeytin dalıyla
Aslan olsan da amenna…

Bir bulut olmayı dene yaz mevsiminde
Gölge et öğle sıcağında bir garip yolcuya
Veya yağmur ol çatlamış, kurak topraklara…

Sadece bir et parçası değildir yürek
Sevdikçe sevilecek, sevildikçe seveceksin…
Seveceksin insanları her dilden, her dinden, her tenden…
Sarı kırmızı siyah beyaz ne fark eder?
Renge göre sınıflanır mı insanlar?
Damardan akarken kırmızıdır bütün kanlar
Ateş olsan cürümün kadar yer yakarsın
Öldüğün zaman bedenin kadar yerde yatarsın...

Bir misyonun ve vizyonun olmalı mutlaka
Emme basma tulumba değilsin ya…
Yürekten inandığın şeyleri yapacaksın;
Satmayacak, sattırmayacak, satılmayacaksın…

Vedanın vakti geldiğinde
Onur duyacağın bir eser bırakacaksın geride
Tüm bunlar için sakın madalya bekleme
Güldürme beni…
Elbette yapacaksın!
Demiştim ya başında;
Yaşamak zor zanaat dostum
Ve sen insansın
Adam gibi yaşayacaksan
Bunları yapacaksın…
 
#13
Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen ; Hem yolunu kaybedersin, hem dostlarını..
 
#14
Yaşamak bu yangın yerinde
Her gün yeniden ölerek

Zalimin elinde tutsak
Cahile kurban olarak

Yalanla kirli havada
Güçlükle soluk alarak

Savunmak gerçeği, çoğu kez
Yalnızlığını bilerek

Korkağı, döneği, suskunu
Görüp de öfkeyle dolarak

Toplanıyor ölü arkadaşlar
Her biri bir yerden gelerek

Kiminin boynunda ilmeği
Kimi kanını silerek

Kucaklıyor beni yanlızlığım
"Aldırma" diyor gülerek

"Yaşamak görevdir bu yangın yerinde
Yaşamak, insan kalarak"
 
#15
"Ey zavallı insan, gurura, benliğe kapılma! Kar gibi yağıp yeryüzünü kaplasan da güneşin varlığıyla yok olup gidersin." Hz. Mevlana
 
#16
 
#17
Haksız Bir Davada Zirve Olmaktansa. Haklı Bir Davada Zerre Olmayı Tercih Ederim
 
#20
Sen doğru ol da varsın sanan eğri sansın. Lakin sakın unutma ki sen kendini bir şey sanmadığın sürece doğru insansın. Yunus Emre