Hz Muhammed s a v Böyle Bir Dostunuz Oldu mu ? | İlim Yuvası - Ulvi Hocaları Sevenler Platformu
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1500 GÜN (4 YIL) OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK - ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1500 GÜN (4 YIL) OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK - ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1500 GÜN (4 YIL) OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK

Hz Muhammed s a v Böyle Bir Dostunuz Oldu mu ?

'Alemlerin Nuru Tüm Yaratılmışların Medar-I İftiharı Gururu ( İnsanlığın Gurur Tablosu )' forumunda incinme tarafından 16 Nis 2011 tarihinde açılan konu

Bu Sayfayı Paylaş

  1. incinme

    incinme Uzman Çavuş
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    27 Ara 2010
    Mesaj:
    1,415
    Alınan Beğeniler:
    2
    Daima düşünceliydi
    Susması konuşmasından uzun sürerdi.
    Lüzumsuz yere konuşmazdı.
    Konuştuğunda ne fazla, ne de eksik söz kullanırdı.

    Dünya işleri için kızmazdı.

    Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.
    Kötü söz söylemezdi.
    Affediciliği tabii idi, intikam almazdı.
    Düşmanlarını affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi.
    Kimseyle çekişmezdi.
    Çok konuşmazdı.
    Boş şeylerle uğraşmazdı.
    Umanı umutsuzluğa düşürmezdi.
    Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı.
    Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınamaz ve ayıplamazdı.
    Kimsenin kusurunu araştırmazdı.
    Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi.
    Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi.
    Her zaman ağırbaşlıydı.
    Konuşurken çevresindekileri kuşatırdı.
    Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı.
    Yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmazdı.
    Adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilirdi.
    Vakar ve sükunetle rahatça yürürdü.
    Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.
    Dostlarına şöyle derdi: Dünyada garip bir kimse, yahut bir yolcu gibi ol.
    Her zaman hüzünlü, fakat mütebessim bir haletle dururdu.
    Âdet üzere sarf edilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı.
    Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı.
    Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilmezdi.
    Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı.
    Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi.
    Bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.
    Sabahları evinden çıkarken şöyle derdi: İlahi, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım.
    Sıradan değildi. Ama sıradan insanlar gibi yaşardı

    alıntı...
     
  2. sahra

    sahra Uzman Onbaşı
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    26 Ara 2010
    Mesaj:
    658
    Alınan Beğeniler:
    2
    Allah Razı Olsun kardeşim.
     
  3. polathoca

    polathoca Uzman Onbaşı
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    26 Ara 2010
    Mesaj:
    682
    Alınan Beğeniler:
    2
    yarabbi bizi resulun şefaatından mahrum eyleme.amin...
     
  4. incinme

    incinme Uzman Çavuş
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    27 Ara 2010
    Mesaj:
    1,415
    Alınan Beğeniler:
    2
    güncel
     
  5. polathoca

    polathoca Uzman Onbaşı
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    26 Ara 2010
    Mesaj:
    682
    Alınan Beğeniler:
    2
    güncel.
     
  6. zümrüt

    zümrüt Uzman Onbaşı
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    26 Ara 2010
    Mesaj:
    819
    Alınan Beğeniler:
    0

    Dünya işleri için kızmazdı.

    Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.
    Kötü söz söylemezdi.
    Affediciliği tabii idi, intikam almazdı.
    Düşmanlarını affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi.
    Kimseyle çekişmezdi.
    Çok konuşmazdı.
    Boş şeylerle uğraşmazdı.
    Umanı umutsuzluğa düşürmezdi.
    Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı.
    Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınamaz ve ayıplamazdı.
    Kimsenin kusurunu araştırmazdı.
    Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi.
    Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi.
    Her zaman ağırbaşlıydı.
    Konuşurken çevresindekileri kuşatırdı.
    Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı.
    Yürürken ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmazdı.
    Adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilirdi.
    Vakar ve sükunetle rahatça yürürdü.
    Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.
    Dostlarına şöyle derdi: Dünyada garip bir kimse, yahut bir yolcu gibi ol.
    Her zaman hüzünlü, fakat mütebessim bir haletle dururdu.
    Âdet üzere sarf edilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı.
    Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı.
    Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilmezdi.
    Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı.
    Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmezdi.
    Bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.
    Sabahları evinden çıkarken şöyle derdi: İlahi, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım.
    Sıradan değildi. Ama sıradan insanlar gibi yaşardı

    :52:
     

Bu Sayfayı Paylaş

Yükleniyor...
Konu etiketleri: