Hz. İlyas a.s - islamseli.com - Hz. İlyas a.s
HZ. İLYAS (A.S)
Hz. İlyas (a.s.)'m Harun evlâdından olduğunda müttefik o-lan İslâmî rivayetler
soy kütüğünü şöyle vermektedirler. İlyas b. Yesse (Yasin) b. Finhas İbn Ayzâr b. Hz. Harun (a.s.).
Kur'ân-ı Kerim
sâdece iki yerde Hz. İlyas (a.s.)'dan bah¤setmiş ve onun hakkında çok az bilgi vermiştir. Onun adının geçtiği ilk âyet şöyledir:
"Zekeriyâ
Yahya
îsa ve îlyas'a da doğru yolu göstermiştik; onların hepsi dürüst ve erdemli kişilerdi."[1]
Hz. İlyas (a.s.)'dan bahseden ikinci âyetin meali de şöyledir: "Şüphesiz îlyas da peygamberlerimizden biriydi. Kavmine demişti ki
'Allah'ın azabından korunmaz mısınız? Ba'al'e yalva¤rıp yaratıcıların en güzelini
sizin ve atalarınızın Rabbi olan Allah'ı bırakıyor musunuz?' O'nu yalanladılar
bundan dolayı onlar ce¤henneme getirileceklerdir. Yalnız Allah'ın hâlis kullan hariç. Biz
sonra gelenler arasında ona (İlyas'a) da bir ün bıraktık. îlyas'a selâm olsun!"[2]
Görüldüğü gibi Kur'ân-ı Kerim
güzel ahlâk sahibi Hz. îlyas (a.s.)'m hidâyete ulaştırılıp peygamber olarak görevlendirildiğini
Ba'al isimli puta tapan bir kavme gönderildiğini
halkı Allah'a ibâdete çağırdığını ve onun da diğer peygamberler gibi büyük bir düşmanlıkla karşılaştığını bildirmekle yetinmiştir. Onun zamanı ve hangi topluma gönderildiği
özel hayatı
tebliğ süreci ve bu sürede kavminden gördüğü kötülükleri açıklamamıştır.
Kitab-ı Mukaddes'e göre ise Hz. İlyas (a.s.) (îlya)
Kuzey İs¤rail kralı Ahab döneminde (M. Ö. dokuzuncu asır) yaşamış ve İs-râiloğulları'ndan Baalbek halkına peygamber olarak gönderilmiş¤tir. Adı geçen kral Sayda kralı Etbaal'in kızını almış ve hanımı¤nın tesirinde kalarak onların putu Ba'al'e tapmaya başlamış
neticede Allah'ı bütün İsrail krallarından daha fazla öfkelendir¤miştir.[3] Bunun üzerine Hz. İlyas (a.s.) krala giderek
yaptıkları yüzünden Allah tarafından belirli bir süre yağmurların kesilece¤ğini haber verir. Kuraklık ve kıtlık başlayınca kendisi Allah'ın emriyle Kerit vadisine gider ve orada kargaların getirdiği ekmek ve et ile beslenir. Sonunda suyunu içtiği vadinin suyu da kurur ve o Allah'ın emriyle Tsarefat şehrine gider. Orada dul bir kadın¤dan yardım görür ve bu kadının hastalanıp ölen oğlunu duala¤rıyla yeniden hayata döndürür.[4] Üç yıl süren kıtlıktan sonra kendisini öldürmek için aramadık yer ve ülke bırakmayan kral Ahab'a döner
ona ve halkına
Allah ile putları Ba'al arasında bir tercih yapmalarını söyler. Kavminin Ba'al'i tercih etmesi üzerine
onları bir imtihana davet eder. Buna göre her iki taraf
kurbanlık olarak seçtiği bir boğayı odun yığınının üzerinde kesecek ve ar¤dından kurbanlarının Allah tarafından gönderilecek bir ateşle yakılması suretiyle kabul edilmesi için kendi tanrısına yalvara¤caktır. Kral ve putperest halk
kurbanlarını kesip odun yığınının üzerine koyarlar ve ardından duaya başlarlar. Ne var ki
Ba'al putunun nebileri sayılan görevliler sabahtan akşama kadar yal-varsalar da odunları yanmaz. Hz. İlyas (a.s.) ise
sıra kendisine geldiğinde önce puta tapmanın manasızlığını açıklar
daha sonra kurbanının kabulü için Allah'a yalvarır. Bu sırada düşen ateş onun odun yığınını ve kurbanını yakar. Bu manzara karşısında gerçeği gören halk
ona îman eder. Bu olayın ardından gökyü¤zünde bulutlar görülür ve yağmurlar başlar. Halkın sevincinin aksine
bu yaşananlar
kraliçeyi öfkeden çılgına çevirir ve Hz. İlyas (a.s.)'ı öldürmeye yemin eder. Kendisi için kurulan tuzağı öğrenen Hz. İlyas (a.s.)
Horeb dağına kaçarak 40 gün orada giz¤lenir.[5] Daha sonra geri dönerek krala tanrının azabını haber veren Hz. İlyas (a.s.)
kendi yerine peygamber olarak meshetüği Hz. Elyesa (a.s.) ile beraberken onun gözünün önünde ateşten bir at üzerinde semâya alınır.[6]
İsrâiloğulları
sağlığında çok kötü davrandıkları Hz. İlyas (a.s.)'a aralarından ayrılmasından sonra sahip çıkmışlar ve bu kavme gönderilen peygamberler arasında Hz. Musa (a.s.) ve Hz. Üzeyir (a.s.) gibi ona da büyük saygı göstermişlerdir. Onlar
ateş¤ten at üzerinde göğe çekildiği kabul edilen Hz. İlyas (a.s.)'m dün¤yaya yeniden döneceğine inanırlar. Nitekim onlar
Hz. Yahya (a.s.) zamanında üç peygamberin gelmesini bekliyorlardı. Bun¤lardan birincisi Hz. İlyâs (a.s.)
ikincisi Mesih üçüncüsü ise son¤radan inkâr etseler de kitaplarında "o peygamber" olarak tanıtı¤lan son peygamber Hz. Muhammed (s.a.v.) idi. Hz. Yahya (a.s.)'in peygamberliğinin ilk günlerinde ona gelen Yahûdî hahamları
"Sen Mesih misin?" diye sormuşlardı. "Hayır" cevabını vermesi üzerine
"Sen îlyas mısın?" dediler. Yine "Hayır" deyince
bu de¤fa
"Sen o peygamber misin" diye sordular. Hz. Yahya (a.s.)'m bu sorularına da "Hayır" karşılığını vermesi üzerine şöyle dediler: "Sen Mesih değilsin
îlyas değilsin
o peygamber de değilsin
o halde niçin vaftiz yapıyorsun?"[7] Hz.Yahya (a.s.)'m öldürülmesin¤den sonra Hz. İsa (a.s.)'m şöhretinin yayıldığı günlerde
onun hakkında ihtilafa düşenler
onun için
"Vaftizci Yahya dirilmiş-tir"
"O îlyas'dır" veya "Peygamberlerden biri gibi bir peygamber¤dir" gibi farklı görüşler ileri sürüyorlardı.[8] Hz. İsa (a.s.)
şakirtle¤rine
"Gerçi îlyas gelir ve her şeyi yerli yerine kor. Fakat ben size derim: îlyas zâten gelmiştir ve onu tanımadılar; fakat ona her is¤tediklerini yaptılar." diyerek
[9] onların Hz. İlyas'm geleceği hak¤kındaki yanlış bilgilerini düzeltmiştir.
İslamî kaynaklarda
Kitab-ı Mukaddes'ten nakledilen bu ri¤vayetlere başka rivayetler de eklenmiştir. İbn İshak'tan aktarılan bir rivayete göre
İsrâiloğulları
Hezekiel peygamberden sonra Tevrat'ı terkederek putlara tapmaya başlarlar. Bunun üzerine Hz. İlyas (a.s.) onlara peygamber olarak gönderilir. Benî İsrail'i putları Ba'al'i terkedip yalnızca Allah'a tapmaya ve Tevrat'a tâbi olmaya çağıran Hz. İlyas (a.s.)'a Baalbek kralı dışında inanan olmaz. Ancak bu kral da
putlara tapan diğer hükümdarların sahip oldukları dünya malı bakımından kendisinden farklı ol¤madıklarını gerekçe göstererek
girdiği dinin kendisine bir üs¤tünlük sağlamadığını söyler ve eski dinine döndüğünü açıklar. Bu durum karşısında çaresiz kalan Hz. İlyas (a.s.) kavminin ilâhî bir azaba çarptırılması için bedduada bulunur. Bunun üzerine 3 yıl boyunca ülkede şiddetli bir kuraklık ve kıtlık yaşanır. İnsanlar ve diğer canlıların önemli bir kısmı telef olur. Hz. İlyas (a.s.) ise Allah Teâlâ'nın verdiği'rızk sayesinde bundan etkilenmez. Yiyecek bulmak için peşini bırakmayan müşriklerden gizlenmek zorunda kaldığı bu günlerde
ihtiyar bir kadının evine sığınır. Duâsıyla onun ağır hasta olan oğlunu iyileştirir. Elyesa b. Ahtup ismini taşıyan ve kendisinden sonra peygamberlik görevine geti¤rilecek olan bu genç ona iman eder ve bundan sonra vefatına kadar ondan ayrılmaz. Bu arada krala giden Hz. İlyas (a.s.)
her iki tarafın rabbine duâ etmesini
hangi tarafın duası kabul edi¤lirse o tarafın ilâhına inanılmasını teklif eder. Bu teklif kabul edilince kral ve halkı
yağmur yağdırması için Ba'al putuna yal¤varır; ancak hiç bir değişiklik olmaz. Hz. îlyas (a.s.) Allah'a yal-varmca ise aniden bulutlar belirir ve bol yağmur yağar. Ne var ki
yağmurların getirdiği berekete rağmen Baalbek halkı küfürde inat eder. Bunun üzerine Hz. İlyas (a.s.) kendisini onlardan kur¤tarması için Allah'a yalvarır. Elyesa ile birlikte kıra çıktıkları sırada ateşten bir at onlara yaklaşır. O ata biner ve peygamberli¤ği Hz. Elyesa (a.s.)'a vasiyet ederek gökyüzüne çekilir.[10] İbn Ke¤sir
İsrâiliyâttan olan bu rivayetlerin bütünüyle yalanlanamasa da sıhhatinin çok uzak bir ihtimal olduğunu söyler.[11]
Bu rivayetlerde geçen Hz. İlyas (a.s.)'m gökyüzüne çekildi¤ğine dâir bilgi
onun da Hz. İsa (a.s.) ve Hızır gibi hâlâ sağ oldu¤ğu düşüncesine zemin teşkil etmiştir. Nitekim bâzı kaynaklarda ölümsüzlüğün sırrına erdiklerine ve Kıyamete kadar yaşayacak¤larına inanılan Hızır ve İlyas peygamberlerin her yıl bir kaç defa bir araya geldikleri
Hızır'ın denizlerde
İlyas'm ise karada yaşa¤dığı
[12] İlyas'in karada
Hızır'ın ise denizlerde darda kalanların yardımına yetiştiği
her yıl hac mevsiminde Mînâ'da bir araya gelip birbirlerini tıraş edip birlikte duâ yaptıkları
Peygamberi-miz'in İlyas ile karşılaştığı
birlikte yemek yedikleri ve ardından İlyas'm uçup gittiği şeklinde rivayetler aktarılmıştır.[13]
İbrı Kesir
İlyas ile Hızır'ın her yıl Ramazan ayında Beytülmakdis'te veya hac mevsiminde Mekke'de Arafat'ta buluş¤tuklarını bildiren rivayetleri aktardıktan sonra
"Biz bu konuda delil olabilecek sahih bir rivayetin bulunmadığını tespit edip bunu delilleriyle açıkladık" diyerek
bu tür rivayetlerin güvenilir olma¤dığına işaret etmiştir.[14]
Diğer taraftan Hızırla İlyas'in her yıl 6 Mayıs'ta bir araya geldikleri söylentisi dolayısıyla
bilindiği gibi bu gün
ikisinin adının halk ağzında aldığı şekliyle "Hıdrellez" bayramı olarak kutlanmaktadır. Ancak bu inancın temeli
İslâm öncesi eski Orta Asya
Ortadoğu ve Anadolu yaz bayramlarına dayanmaktadır. Bu eski bayramlar
hiç alakası olmadığı halde
Hızır ve İlyas i-simleri etrafında dînî bir muhtevaya büründürülmüştür.[15]
Hz. İlyas (a.s.)'m Harun evlâdından olduğunda müttefik o-lan İslâmî rivayetler
Kur'ân-ı Kerim
"Zekeriyâ
Hz. İlyas (a.s.)'dan bahseden ikinci âyetin meali de şöyledir: "Şüphesiz îlyas da peygamberlerimizden biriydi. Kavmine demişti ki
Görüldüğü gibi Kur'ân-ı Kerim
Kitab-ı Mukaddes'e göre ise Hz. İlyas (a.s.) (îlya)
İsrâiloğulları
İslamî kaynaklarda
Bu rivayetlerde geçen Hz. İlyas (a.s.)'m gökyüzüne çekildi¤ğine dâir bilgi
İbrı Kesir
Diğer taraftan Hızırla İlyas'in her yıl 6 Mayıs'ta bir araya geldikleri söylentisi dolayısıyla