Her güne Bir Hadisi Şerif | İlim Yuvası - Ulvi Hocaları Sevenler Platformu

Her güne Bir Hadisi Şerif

'Hz. Peygamber Efendimiz'in Hadisi Şerifleri Hakkındaki Eserler' forumunda dost tarafından 13 Nis 2017 tarihinde açılan konu

Bu Sayfayı Paylaş

  1. dost

    dost Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,088
    Alınan Beğeniler:
    18
    Ödül Puanları:
    38
    Adalet güzeldir. Fakat idarecilerde olursa, daha güzeldir.
    Cömertlik güzeldir. Fakat zenginlerde olursa daha güzeldir.
    Dinde titizlik güzeldir.Fakat alimlerde olursa daha güzeldir.
    Sabır güzeldir. Fakat fakirlerde olursa daha güzeldir.
    Tövbe güzeldir.Fakat gençlerde olursa daha güzeldir.
    Utanma duygusu (haya) güzeldir. Fakat kadınlarda olursa daha güzeldir.

    [Hadis-i Şerif (Deylemi).]
     
  2. afranur

    afranur Er
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    1 Şub 2017
    Mesaj:
    24
    Alınan Beğeniler:
    5
    Ödül Puanları:
    3
    Allah razı olsun
     
  3. dost

    dost Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,088
    Alınan Beğeniler:
    18
    Ödül Puanları:
    38
    Mü’minlerin ölen küçük çocukları cennette bir dağdadır. Kıyamet günü babalarına teslim edilinceye kadar bakımlarını İbrahim Peygamber ve hanımı Sare üzerine almıştır. Hadis (Müsned).
     
  4. dost

    dost Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,088
    Alınan Beğeniler:
    18
    Ödül Puanları:
    38
    Arapça Yazılışı
    اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ

    Arapça Okunuşu
    "El-muslimu men selime’n-Nâsu min lisanihi ve yedihi"

    Türkçe Anlamı
    Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir

    Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8
     
    Son düzenleme: 1 May 2017
  5. sahabeyolunda

    sahabeyolunda Er
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    18 Mar 2017
    Mesaj:
    13
    Alınan Beğeniler:
    4
    Ödül Puanları:
    3
    Her kim rızkının bol olmasını ve ecelime gecikmesini istiyorsa akrabasını görüp gözetsin(Hadis buhari)
     
  6. dost

    dost Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,088
    Alınan Beğeniler:
    18
    Ödül Puanları:
    38
    [​IMG]
     
  7. dost

    dost Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,088
    Alınan Beğeniler:
    18
    Ödül Puanları:
    38
    Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: "Resülullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki:

    "Allah'a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır konuşsun ya da sussun."

    Tirmizi, Kıyamet 51, (2502).
     
  8. dost

    dost Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,088
    Alınan Beğeniler:
    18
    Ödül Puanları:
    38
    [​IMG]

    Resûlullah Efendimiz (s.a.v): “Ezan ve kamet arasında yapılan duâ geri çevrilmez.” buyurdular. Orada bulunanlar “Nasıl duâ edelim?” diye sorunca Resûlullah (s.a.v) “Allâhü Teâlâ’dan dünya ve âhirette afiyet isteyin” buyurdular.


    Diğer bir hadîs-i şerîfte şöyle buyrulmuştur: “Allâhü Teâlâ’dan istenen şeyler içinde onun en çok hoşuna giden, afiyet istenmesidir.”

    Bir adam “Yâ Resûlallah! Hangi duâ daha faziletlidir?” diye sordu. Resûlullah (s.a.v) “Rabbinden sana, dünyada ve ahirette af ve âfiyet nasip etmesini iste” buyurdu. Adam ikinci gün geldi, tekrar aynı şeyi söyledi. Üçüncü gün yine geldi ve tekrar aynı şeyi söylerek Allâhü Teâlâ sana dünyada af ve âfiyet verirse kurtuldun demektir buyurdu.

    Bir diğer hadîs-i şerîfte Resûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “Allahümme innâ nes’elüke’l-muâfâte fi’ddünyâ ve’l-âhireti: Kulun ‘Allâh’ım! Senden dünyada ve ahirette âfiyet istiyorum’ demesinden daha faziletli bir duâ yoktur.”

    Ashâb-ı Kirâm’dan Irbâz bin Sâriye’nin (r.a.) yaşı oldukça ilerlemişti. Vefât etmeyi çok istiyor ve Allâhü Teâlâ’ya: “Yâ Rabbi, yaşım ilerledi, kemiklerim inceldi, beni nezdine kabûl buyur.” diye duâ ederdi. Şöyle anlattı:

    Bir gün Şam mescidinde namaz kıldıktan sonra yine rûhumun alınması için duâ ediyordum. Bu sırada gâyet güzel bir delikanlı geldi, üzerinde yeşil bir kaftan vardı.

    Bana “Niçin böyle duâ ediyorsun.” dedi.

    Ben “Ya nasıl duâ edeyim.” dedim.

    O “Yâ Rabbi, amelimi de ecelimi de güzel kıl” diye duâ et. dedi.

    Ben “Allâh sana rahmet etsin, kimsin.” dedim.

    “Ben mü’minlerin göğüslerinden hüznü çıkaran meleğim.” dedi. Sonra tekrar dönüp baktığımda kimseyi göremedim
     
  9. dost

    dost Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,088
    Alınan Beğeniler:
    18
    Ödül Puanları:
    38
    Kişi, hanımının ve çocuklarının rızkını karşılamak için çalışmaya çıkarsa, Allah yolundadır. Yaşlı anne ve babasının bakımını sağlamak için yola çıkarsa, Allah yolundadır. Nefsini harama karşı korumak niyetiyle çalışmaya çıkarsa, Allah yolundadır. Eğer insanlara gösteriş ve başkalarına öğünmek için yola çıkarsa, Allah yolunda değil, şeytanın yönlendirdiği yoldadır.
    Hadis-i Şerif ( Taberani )
     
  10. dost

    dost Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,088
    Alınan Beğeniler:
    18
    Ödül Puanları:
    38
    "Birşey istediğin zaman yalnız Allah'tan iste. Yardım dilediğin zaman Allah'tan dile. Şunu iyi bil ki bütün yaratılmışlar elbirliği ile sana bir menfaat bahşetmek isteseler, Allah'ın sana yazdığından daha fazlasını bağışlayamazlar. Yine yaratılmışların tümü elbirliği ile sana bir zarar vermek isteseler, Allah'ın sana takdir ettiğinden fazlasını yapamazlar." Hadis-i Şerif
     
  11. dost

    dost Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,088
    Alınan Beğeniler:
    18
    Ödül Puanları:
    38
    3209 - Ebu Sinân anlatıyor: "Oğlum Sinan'ı defnettiğimde kabrin kenarında Ebu Talha el-Havlani oturuyordu. Defin işinden çıkınca bana:

    "Sana müjde vermeyeyim mi?'' dedi. Ben:

    "Tabii, söyle!'' dedim.

    "Ebu Musa el-Eş'ari (radıyallahu anh) bana anlattı'' diye söze başlayıp Resulullah'ın şu sözlerini nakletti:

    "Bir kulun çocuğu ölürse, Allah meleklere şöyle söyler:

    "Kulumun çocuğunu kabzettiniz mi?"

    "Evet" derler.

    "Yani kalbinin meyvesini elinden mi aldınız?'' Melekler yine:

    "Evet" derler. Allah tekrar sorar:

    "Kulum (bu esnâda) ne dedi?''

    "Sana hamdetti ve istircâda bulundu'' derler. Bunun üzerine Allah Teâla hazretleri şöyle emreder:

    "Öyleyse, kulum için cennette bir köşk inşa edin ve bunu Beytu'l-hamd (hamd evi) diye isimlendirin.''

    Tirmizi; Cenâiz, 36; (1021).

    3210 - Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Allah Teâla hazretleri şöyle demiştir: "Ben kimin iki sevdiğini almışsam ve o da sevabını umarak sabretmişse, ona cennet dışında bir mükafaat vermeye razı olmam.''

    Tirmizi, Zühd 58, (2403).
     
  12. dost

    dost Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,088
    Alınan Beğeniler:
    18
    Ödül Puanları:
    38
    İnsanların en fenası birine ayrı diğerine ayrı görünen iki yüzlü insanlardır (Hadisi Şerif)
     
  13. dost

    dost Asteğmen
    Özel mesaj gönder

    Katılım:
    29 Ara 2010
    Mesaj:
    2,088
    Alınan Beğeniler:
    18
    Ödül Puanları:
    38
    Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdular: “En hayırlınız kendisinden hayır ve iyilik beklenen ve şerrinden de emin olunan kimsedir. En şerliniz de kendisinden hayır beklenmeyen ve şerrinden de emin olunmayan kimsedir.” (Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)
     

Bu Sayfayı Paylaş

Yükleniyor...