Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
Neler yeni
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1500 GÜN 4 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.

Her güne Bir Ayeti Şerif

#1
(Habîbim, yâ Muhammed!) Sakın Allah’ı, zâlimlerin yapmakta olduğu şeylerden gafil sanma! (Rabbin) onları, ancak kendisinde gözlerin dehşetten donup kalacağı bir güne erteler. İbrahim Suresi 42. Ayet
 
#2
6. İşte o gün insanlar, amelleri(nin karşılığı) kendilerine gösterilsin diye (suratları beyaz ve siyah, güvenli ve korkak) muhtelif fırkalar halinde (kabirlerinden hesap sahasına doğru) çıkacaktır!

7. Artık, her kim (dünyada) hayır bakımından zerre ağırlığınca bir şey yapmışsa, onu(n sevabını âhirette) görecektir!

8. Her kim de (dünyada) şer bakımından zerre ağırlığınca bir şey yapmışsa, onu(n cezasını âhirette) görecektir!

Zilzal Süresi (6,7,8)
 
Son düzenleme:
#3
Derken o ikisi (kayanın yanına geldiklerinde) Bizim seçkin kullarımızdan (Hızır adındaki) büyük bir kulu buldular ki, Biz ona tarafımızdan (ilham, dinî ilimler ve uzun ömür gibi) büyük rahmet(ler) vermiştik ve kendisine katımızdan üstün ve farklı bir ilim öğretmiştik (ki, Bize mahsus olan ve Bizim öğretmemiz dışında bilinmesi mümkün olmayan o “Ledünnî ilim” vasıtasıyla o, gayba ait bazı konuları bilmekteydi)!

Kehf Suresi 65. Ayet
 
Son düzenleme:
#4
O, Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size verdi. Allah'ın nimetini saymak isterseniz sayamazsınız! Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür. İbrahim Suresi 34. Ayet
 
#5
Hakikaten biz bu Kur'an'da insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür. Fakat tartışmaya en çok düşkün varlık insandır. Kehf Suresi 54. Ayet
 
#6
Artık, yapmakta olduklarına bir karşılık olarak onlar için göz aydınlığı olacak olan(ni'metler)den nelerin saklandığını kimse bilmez. Secde Suresi 17. Ayet
 
#7
(Ey müminler! Kâfirlerle) savaş, üzerinize (farz olarak) yazılmıştır. Oysa o sizin için istenmedik bir şeydir. Ama ola ki bir şeyi istemezsiniz de, o sizin için bir hayırdır. Olur ki bir şeyi de seversiniz, hâlbuki o sizin için bir şerdir. (Sizin için neyin faydalı, neyinse zararlı olduğunu) Allâh bilir; sizler ise bilemezsiniz! Bakara 216. Ayet
 
#8
YÜZİKİNCİ SÛRE-İ CELİLE
el-Tekâsür
SÛRE-İ CELîLESİ
Mekkî (Mekke-i Mükerreme döneminde inmiş)dir. 8 ayettir.
Rahmân ve Rahîm olan Allâh’ın ismiyle!

1. (Malınızla, çoluk-çocuğunuzla ve bazı üstünlüklerinizle) çokluk taslamak sizi (Rabbinize itaat etmekten ve gazabından kurtaracak faziletli amellerle meşgul olmaktan) alıkoydu.

2. Tâ ki siz (aşiretinizin ve kavm-ü kabilenizin çokluğuyla övünmek için dirileri saymakla yetinmeyip,) kabristanları ziyaret ettiniz (de, ölümden ibret alacak yerde işi tersine çevirerek, kabir ziyaretini bir gaflet sebebi yaptınız)!

3. Hayır! (Kendini düşünen bir kişinin, dinine önem vermeyip, bütün gayretini dünyaya sarfetmesi olacak şey değildir!) Yakında (can boğaza dayandığı zaman ve kabre girdiğinizde, yaptığınız işin kötü sonucunu) bileceksiniz!

4. Sonra hayır! (Akıllı birinin, gafleti bu kadar sürdürmesi yakışır bir şey değildir!) Yakında (dirilirken, uyarılarımızın ne kadar yerinde olduğunu) bileceksiniz!

5. Hayır! (Artık korkutulduğunuz şeyi önemsememeyi bırakın!) Eğer siz (gözle görür gibi) kesin bir ilimle(önünüzdeki tehlikeleri) bilseydiniz (, elbette bu düşünce sizi diğer meşguliyetlerinizden alıkoyardı, ama ne var ki siz cahil ve sapık kimselersiniz)!

6. Andolsun ki; elbette siz o şiddetle tutuşturulmuş ateşi göreceksiniz!

7. Sonra (yine) yemin olsun ki; elbette siz onu, gerçeğin ta kendisi olan bir (göz görüşü) hal(in)de muhakkak göreceksiniz!

8. Sonra (tekrar) kasem olsun ki; elbette siz işte o gün (dünyada sizi Rabbinize itaat ve şükürden alıkoymuş olan) nimetlerden kesinlikle sorulacaksınız!

 
Yüce Allah buyuruyor:
Zulüm (haksızlık) edene sakın meyletmeyin (taraftar ve duyarsız olmayın). Sonra size de ateş dokunur. (Hûd, 113)