Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
  • ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 2300 GÜN 7 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.. İlimyuvası Yönetim İletişim ilimyuvasi.com@gmail.com

Gazi Veysel Turan

F@lsefe

Uzman Onbaşı
GAZİ VEYSEL TURAN

Yaş: 105 Dumlupınar, Sakarya ve II. İnönü Savaşları’nda bulundu.Konya’da küçük kızının yanında yaşıyor

Veysel Turan, 1316 (1898) doğumlu, 105 yaşında. Konya’nın, Sarayönü ilçesinde esnaftan Abdülkadir Bey’in oğlu. Şimdi Konya’nın Selçuklu İlçesi’nde en küçük kızı Saniye Hanım’ın yanında. Asansörsüz bir apartmanın dördüncü katında yaşadıkları için hiç dışarıya çıkamıyor. 20 yıldır yatağa bağlı. Tekerlekli sandalyesi bile yok. Küçücük bir evde öylece bekliyor. Üç ayda bir 400 milyon lira gazi aylığıyla geçinip gidiyor. Kriz sırasında iflas eden ve şimdi Bayındırlık İl Müdürlüğü’nde kadrosuz çalışan torunu İsmail Turan’ın desteğiyle gününü geç irmeye çabalıyor.

Oysa bu adam, ülkemizi bağımsızlığa kavuşturmak için harekete geçen 1′inci Tümen, Hücum Taburu’nda süvariymiş. Elinde kılıcı, belinde beylik tabancası, omzunda tüfeğiyle cepheden cepheye koşmuş. Acılarla geçen son 20-30 yıldan hatırında çok az anı taşıyor. Ama o görkemli mazinin tek saniyesini bile unutmamış.Yarım asır önce okuduğu şiirler bile taptaze duruyor belleğinde.Mesela Yusuf Ziya Ortaç’ın dizeleri: ”26 Ağustos gece sabaha karşı, / Topların çelik ağzı çaldı bir hücum marşı. / Bu ölüm bestesinin içinde yandı dağlar, / Alt üst oldu siperler, eridi demir ağlar. / Fırtınadan yeleli, yıldırımdan kanatlı, / Alevlerin içinden geçti, binlerce atlı…”

Yaptıklarını ettiklerini anlatıp böbürlenmekten hoşlanmıyor: ”Vazifemizdi yaptık. Bunda övünülecek bir şey yok. Şimdi kudretim olsa, memleketimiz bir tehlikeyle karşılaşsa yine aynı şeyleri yaparım.”

Afyon’da, Sakarya Meydan Muharebesi’nde, Eskişehir’de,II. İnönü Savaşı’nda bulunmuş. Büyük Taarruz’da bozguna uğrayan Yunan kuvvetlerini İzmir’e kadar takip eden birlikteymiş: ”Bazen 100 atlıyla başlardık savaşa, sekiz-on kişi kalırdık geriye. Ölülerimizi defnetme fırsatı bile bulamadan, yeni bir cepheye doğru sürerdik atımızı.”

Mustafa Kemal Paşa’yı defalarca görmüş. ”Hep yorgun ama dimdik ayaktaydı, keşke bu dünyadayken birazcık dinlenebilseydi.” diye yad ediyor. ”Geceleri gözümüze uyku girmezdi. Ya bu savaşı kaybedersek, ya elimizdeki bu son toprak parçası da giderse, ya teslim olur da esaret içinde yaşarsak diye kabuslar görürdük. Şimdi hasta, yaşlı ve yorgun bir adamım. Ama hiç olmazsa başımı yastığa koyduğum zaman rahat uykulara dalıyorum…”

Zafer kazanıldıktan sonra Sarayönü’ne dönüp çiftçiliğe başlamış. Biraz ticaretle uğraşmış. Nesibe Hanım’la evlenmiş. 2′si erkek, 5′i kız toplam 7 çocuk sahibi olmuş. Onun da en büyük isteği komutanların gelip kendisini ziyaret etmesi.
 

Benzer Konular

Üst Alt