Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
  • ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 2300 GÜN 7 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.. İlimyuvası Yönetim İletişim ilimyuvasi.com@gmail.com

Garip bir musalla taşıyım ben(ibretlik)

hanne

Uzman Çavuş
Üzerimden ne insanlar,ne hayatlar geldi geçti sayısını bile bilmiyorum.Üzerime her konan soğukluğumdan şikayet etti.Bilmiyordu ki benim değil ölümün soğukluğuydu.

Benden korkuyorlardı.Ama az sonra kabirde karşılaşacakları çetin hesabı bilseydiler,kıyamete kadar üzerimde kalmayı tercih ederlerdi.

Garip bir musalla taşıyım ben.

Kimi insanlar olur ki sabırsızlanırım "Bir an önce üzerimden alıp götürsünler" diye.İnanın bazılarının günahlarını ben bile taşıyamıyorum.Şu ayaklarımda mermer olmasa çökeceğim olduğum yere.Ama öyleleride var ki onların sıcaklığında,kendi soğukluğumu unutuyorum."Cenaze namazını biraz daha uzatsalar,biraz daha beraber kalsak diyorum".

Garip bir musalla taşıyım ben.

Bilmiyorum mimarisi benim kadar basit ama benim kadar ürkütücü bir yapı var mıdır yeryüzünde.

Garip bir musalla taşıyım ben.

İnsanlar bana bakınca düşünsün tefekkür etsin,artık birşeylerin farkına varsın istiyorum.Ama her seferinde şöyle bir ürperip,yüz çeviriyorlar benden.

Onların bu haline ben,bazen acıyarak,bazense hüzünle bakıyorum sonra alaycı bir tebessümle haykırıyorum onların tarafına;"Çevir bakalım kafayı,elbet birgün buluşacağız.O zaman da yüzünü çevirebilecek misin benden?" diyorum ama sesimi duyuramıyorum,duymuyor insanlar beni.

Garip bir musalla taşıyım ben.

En hafif yüküm,kışın üzerime biriken kar taneleridir.O soğuk günlerde,bana inat yükselen ve bana küçümsermiş gibi tepeden bakan binalara bakarım,bütün ürkütücülüğümle."Acaba" derim kendi kendime ve pencereleri gözlerim. "Şu anda bana bakıp da ölümü düşünen var mıdır?" diye.
İnanır mısınız daha hiç görmedim böyle bir kimseyi.

Garip bir musalla taşıyım ben.

Camiye girip çıkanlara bakarım ibretle."Acaba sıra hangisinde?" diye.Bazen cemaatten seçtiğim birisinin gelmesini isterim, "Şu gelir bugünlerde herhalde" derim kendi kendime.Hatta geçen beni yapan ustayı getirdiler üstüme.İşi zor gibiydi.Allah yardım etsin."Vay be usta sende geldin demek!" dedim ama ne fayda o kendi derdindeydi, duymadı bile beni.

Garip bir musalla taşıyım ben.

Bazen çocuklar gelip oynar üzerimde.Şakalaşırlar.En çok sevdiğim bu işte.Ölü taşımaktan başka bir işe yaramadığımı düşündüğüm anlar onlar gelir,unutturur hüznümü ve kötü hatıraları."Keşke hiç gitmeseler" derim.Bir de o güzelim ezanlar,selalar ve kandil geceleri.Bunlar da olmasa vallahi çekilecek iş değil benimkisi.

Garip bir musalla taşıyım ben.

"Acaba" diyorum kendi kendime, bir günlük tutsaydım ne olurdu?" Herhalde dünyanın en sıkıcı ve en yoğun günlüğünü yazmış olurdum ben!.

Şu cenaze namazlarında konuşulanları,fısıldananları yazsam belki ilgi çekerdi?Düşünsenize millet cenazede bile dünya muhabbeti yapıyor.Rahmetlinin varislerine neler bıraktığını soruyorlar birbirlerine!.

Birde üzerime gelenlerin ağır yükünü,hazırsızlıklarının ızdırabını,karşılaşacak oldukları kabir hayatından nasıl korktuklarını yazsam hiç bitmeyecek ama çoğu insanın da okumaya korkacağı bir kitap olurdu herhalde.

Garip bir musalla taşıyım ben.

İşte,yine bir ezan ve ardından hoş bir sela.

Belli ki yine bir yolcu var.Kimmiş, hiçte merak etmiyorum.İnanın çektikleri o azapları görmek,çok incitiyor beni.İnşaallah iyi birisidir de şu soğuğun üstüne bir de onun ızdırabıyla kahrolmayayım.

Bizler aklımızı başımıza toplayalım ne musallanın üstünde biz yorulalım ne de musallayı yoralım.

Gülistan dergisi 131. sayı.
 

Benzer Konular

Üst Alt