Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
Neler yeni
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1825 GÜN 5 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.

Cübbeli hoca ve faslı kadınlar gerçeği

#1
CÜBBELİ HOCA VE FASLI KADINLAR GERÇEĞİ






Cübbeli Hoca davasında kimsenin görmek istemediği bazı gerçekler, davanın ve soruşturmanın tamamen düzmece olduğunu, amacın Cübbeli Hoca’yı susturmak olduğunu gözler önüne seriyor. Kurulan komlodan polisimizin nasıl kullanıldığını da anlıyoruz. İşte Cübbeli Hoca’nın bayram mektubundaki ilgili bölüm:

Bana isnat edilen suçlar özel yetkili mahkeme alanına girmezken Karagümrük çetesine destek palavrasıyla beni bu mahkemeye dahil ettiler ama onlardan kimseyi tutuklamak bir yana ilk mahkemede onlardan ifade bile almayarak “Mahkeme bitmeden gidebilirsiniz” dediler.
Ben savcıya ve mahkeme heyetine “Onlarla kayınbiraderlerim görüştü, şahit olarak onları dinleyin” dediğim halde, ortalığı ayağa kaldırdıkları bu konuda sekiz buçuk aydır hâlâ onlardan ifade almadılar.

b) Yakalanan kızlardan sadece polis ifade aldı, 45 gün bekletildiler, benim tutuklanacağım gün deport (sınır dışı) edildiler, tercümeyi polis yaptı, avukatsız ifade alındı, savcı onları bir gün daha tutup ifadelerini almadan beni tutukladı.
Halbuki birinin tutuklanmasını icap eden durumlarda savcı ile yetinilmeyip bir de hakime ifade aldırılmalıydı. Yanlarında avukat bulunmadan sırf kızların poliste alınan ifadesiyle tercümeyle beni tutukladılar.

c) Barış’ı gözaltına aldıklarında organize şubenin adamları “Biz hocayı rezil edeceğiz” diyerek onu iki gün ifade vermeye zorladılar ve imza atıp kendisini kurtarmasını söylediler. Böylece organize kendini mahkeme yerine koymuş olduğunu göstermiş oldu.

d) Şimdi yeni bir şey zuhur etti, mahkemenin Fas’tan ifadesini beklediği kız kendi avukatı aracılığıyla benim avukatım Fatih Bey’e Fas’tan resmi bir yazı gönderdi, bu yazı şu anda mahkemeye sunuldu, bu yazıya göre o kız, Ahmet Mahmut Ünlü diye birini tanımadığını ancak Barış’ı tanıdığını fakat kendilerine nezarete attıklarında kendi hazırladıkları evraka imza atmaları için onları çok zorladıklarını, illâ Ahmet Mahmut Ünlü ile nikahlandıklarını söylemeleri gerektiğini, avukat istediklerinde sivil biri yanlarına girip birinin boğazını sıkarak “İmzayı at, yoksa güneşi bir daha göremezsin, avukat hakkın yok” dediğini, bu yüzden mecburen imza attığını, şimdi internette çıkan haberler yüzünden ailesinin kendisini öldüreceğini, Türkiye’deki insan haklarının ve adaletin böyle mi olduğunu feryatlar içinde yazmış.
Görüyor musunuz neler olmuş neler?! Bayramdan evvel bu resmi evrak mahkemeye verildi ancak tahliye talebimizi reddettiler. Elimizde lehimize delil teşkil edecek diğer bazı belgeler de mevcut ama bunları şu anda açıklamam uygun olmaz.
Uygun bulunan bir zamanda avukatım Fatih Oğuz geniş bir basın toplantısı yapacak ve bir basın bildirisi yayınlayacak, onu çok iyi dinler ve her yere ulaştırırsınız. Eğer tahliye olursam o zaman kendim televizyona çıkıp olan biteni bizzat açıklarım inşâallâh.
Memleketin kan gölüne döndüğü, her gün bunca şehit verildiği şu hassas günlerde birlik ve beraberliğe, bizim gibi vatansever insanların telkinlerine son derece ihtiyaç duyulduğu bu dönemde, benim gibi bir insana bu kadar uydurmalarla bunca zulüm ve işkencenin reva görülmesi gerçekten birilerinin bana düşmanlıkta sınır tanımadıklarını, beddualardan hiç korkmadıklarını ortaya koymaktadır.
Ama benim içeri girmemden bir iki ay sonra birçoğu tayin edildiyse de biz onları inşâallâh hukuk önüne çıkarmadan bırakmayacağız, çünkü ifade alırken işkence yaparak imza attırmak, avukat çağırmamak, sadece emniyette bulunan ev içi görüntülerini medyaya dağıtmak gibi birçok suça bulaşanlar elbette adalete er ya da geç hesap vereceklerdir. Allâh zalimlerin belasını versin, evlerini ocaklarını dağıtsın dünyalarını âhiretlerini harap eylesin. Âmîn!
 
#2
Zahmetsiz Rahmet yok be Hoca,sadece bendeki değişimi görsen, haline şükredersin. İnanıyorum ki nice BEN gibilere düşünceye sevk etti, bak bu bile güzel hizmet, yanılıyormuyum?
Bir dotum daha Cübbeli tutuklanmadan bana şunu demişti.Cübbeliyi içeri alacaklar, zira etkilediği insan sayısı çok bir de DOKUNULMAZLARA dokunuyor. Habertürkte ki Program da Konu Urfada yapılan ibrahimi dinler...
O zaman içim cız etti der,artık mesaj alınmıştır, bu adamın sesini kesin demeye getirildi.
İlk önce itibar etmedim, hatta tutuklandı belki de dedim şeyh tipinde bir sapıktır. İsnat edilen suça bir baktım, dehşete düştüm, zira o denilen suçu ben işlesem kanunen bir takip yok. O zaman anladım ki, bu işin içinde bir çapanoğlu var, biraz konuşmalarına ve de eleştirilerini inceleyince, kesin emin oldum ki, GARİBAN HOCA susturuldu! Şundan kesin eminim, HOCA beraat edecek fakat Ramazan da konuşturulmadı, ayrıca 21 Eylül'e kadar demek ki daha ortaya konulacak oyun var. Anladığım Hoca gibi insanlar ortaya konulacak oyunda birer engel teşkil ediyorlar ve de bu süre zarfında konuşamaz hale gelmeli ayrıca kim ki dokunulmazlara dokunursa HOCANIN durumuna düşer mesajı verilmektedir.Bütün bunlar dan çıkan sonuç ÜMMET çıkacak büyük bir FİTNEYE hazır olmalı. İnşaallah bütün bu korkular yersiz kalır, lakin endişeliyim.
Rabbim tüm ümmet-i Muhammedi her türlü FİTNELERDEN,belalardan korusun.
Herkesin bir planı vardır, lakin Rabbiminde bir planı vardır. Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler....
Amin
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
#3
:52:
 
#4
:52: