Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
Neler yeni
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1825 GÜN 5 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.

Çin'de İslamiyet..

hanne

Uzman Çavuş
#1
Kuyuya düşen insan gökyüzünü koyunun ağzı kadar görür” der bir Çin atasözü Biz Müslümanlar o kadar derin ve dipsiz bir kuyuya düşmüşüz ki bir türlü gökyüzünün ve dünyanın genişliğini göremiyoruz Halbuki lüzumsuz iç çekişmelerin ağından kurtulup gözümüzü açabilsek ne denli uçsuz bucaksız bir dünyada, ne denli uçsuz bucaksız hizmetlerin bizi beklediğini göreceğiz
Peygamber Efendimiz sav, birçok devlet yöneticisine İslâm’a davet mektupları göndermiştir İslâm kaynakları, İran Kisrası’na, Mısır Mukavkısı’na, Habeş Necaşisi’ne, Bizans Kayseri’ne, bazı emir ve valilere gönderilen davet mektuplarına yer verir Fakat Çin İmparatoru’na gönderilen mektuba temas etmez

Çin kaynakları, Peygamber sav Efendimiz’in Çin İmparatoru’na elçi gönderdiğini söyleyen bir kitabeye sahiptir Bu kitabeye göre, Hz Peygamber sav’in elçisi, Çin İmparatoru’nun cevabını iletmek üzere Medine’ye dönmüştür Ve yine kitabeye göre Medine’ye dönen bu zat, Hz Peygamber sav’in vefatı üzerine yeniden yola koyularak Çin’e gelmiş ve burada vefat etmiştir Türbesi bugün hâlâ saygıyla ziyaret edilmektedir (Bretschneider, Knowledge possesed by the Ancient Chinese of the Arabs; Broombal Marshall, İslâm in China)
Hz Osman ra zamanında İslâm orduları İran ve Türkistan’ı aşmış, Maveraünnehir’e nüfuz etmişti Çinliler müslümanların büyük bir dünya gücü haline gelmekte olduklarını bu sırada fark edip, kaynaklarına kaydetmişlerdir
M 650 senesinde Çin İmparatoru, Hz Osman ra’a bir elçi göndermiş, bu elçi Çin’e dönüşünde Hz Osman ra’dan bir mektup götürmüştür Mektup, başkent Pekin’de büyük bir merasimle kabul edilmiştir
ÇİN’İN FETHİNE MANİ OLAN BASİRETSİZLİK VE YA KAÇAN BALIK BÜYÜK OLUR
Hz Ali kv devrinden Velid b Abdülmelik zamanına kadar devlet istikrarlı bir yapı kazanamamıştı Ancak bu istikrarsız dönemde bile İslâm orduları Çin topraklarını zorluyordu Meşhur fatih Kuteybe b Müslim, Çin İmparatoru’na bir elçi göndermiş ve ondan ya İslâm’ı kabul etmesini veya cizye vermesini istemişti
M 719’da halife Velid b Abdülmelik’in vefatından sonra yeni halife Süleyman, becerikli, atak kişiliğe sahip Kuteybe’den çekiniyordu, bu yüzden askerleri arasına fitne sokarak Kuteybe’yi öldürttü
Halbuki Kaşgar’ı almış olan Kuteybe, Doğu Türkistan’ın tamamını fethetmiş olsaydı, bugün Çin İslâm aleminin bir parçası olacaktıÇin sınırına kadar giden ordu, halifenin öldürüldüğünü duyunca ve Kuteybe de öldürülünce Çin ile barış yapmış ve Çin hükümdarı tarafından verilen yüklü savaş tazminatını ve hediyeleri alarak geri çekilmiştir
ÇİN MÜSLÜMANLARI: HUYCİASLAR
Buna rağmen Araplarla yapılan bu temaslar ve özellikle ticari ilişkiler sonunda bazı Çinliler İslâm’ı kabul etmiştir İslâm’ı ilk kabul edenler, Huykoa (Huy-crao) isminde bir kabileye, yani Uygurlara mensup olduklarından, İslâm dini orada Huycias ismini almıştırÇin’de müslümanlara hâlâ Huycias (veya Huyeko) denir Çin’de Huyeko’dan başka müslüman anl----- gelmek üzere Huy Huy, Huy-Cıav (Huy Dini) ve Iaıncınçıav (saf ve hakiki din) kelimeleri de kullanılır
İslâm’ı Çin’e sokanlar, Kur’an’ı ve diğer din kitaplarını da yanlarında götürmüşlerdir Çinliler Kur’an’a çok saygı göstermiş, bu mukaddes kitabı koymak, korumak ve mealini yapmak için hükümdar sarayının yanında ayrı bir bina yaptırmışlardır O andan itibaren İslâm Çin’e yayılmış, hattâ Tang sülalesi devrinde saraya kadar girmiştir
İslâm dininin Çin’de yayılmasını kolaylaştıran en önemli olay, Abbasi halifelerinden Mansur döneminde gerçekleşmiştir Çin imparatoru Şuen-Zum tahtta iken çıkan bir isyanı bastırmak için Abbasi halifesi Ebû Cafer Mansur’dan yardım ister Bunun üzerine Halife, Şuen’e yardım etmek üzere Doğu Türkistan’a 4 bin yahut 10 bin kişilik bir ordu gönderir Tibetlilerin Çin’in batı yollarını işgal etmesi yüzünden bu ordu kendi memleketleri olan Horasan’a dönemeyip Çin’de kalmış, Çinli kızlarla evlenmişlerdir İşte bu müslüman askerlerin torunları bugünkü Çin müslümanlarının aslını teşkil etmektedir Hatta Çin kayıtlarına göre sayıları 4 bin civarında olan bu müslüman aileler, Çin sarayından toplam 500 bin gümüş tutarında maaş alıyorlardı
Bunlar, Çin’e kara yoluyla girenlerdir Bir de deniz yoluyla gelip yerleşen müslümanlar var Deniz yoluyla gelenler İslâm’ı güneyde, karadan gelenler ise kuzey ve kuzey batı bölgelerinde yaymışlardır
DÖRT MÜRŞİD, DÖRT ŞEHİR
Deniz yoluyla gelen müslümanlar arasında dört mürşid de bulunmaktaydı Bu mürşidler Çin’e, Tang hanedanı imparatoru Tai Zung zamanında (M 627-650) gelmişlerdir Dört mürşidden biri Kanton’u (Kwangçou) merkez edinmiş, bir diğeri Yanco’ya (Yangçou), diğer ikisi de Cuanço’ya yerleşmişlerdir
Kanton’a yerleşip burada vefat etmiş olan mürşidin adı Sa’d b Ebi Vakkas olarak kaydedilmekte ve adına izafe edilen bir cami bulunmaktadır Rivayetlere göre Çin’deki ilk cami budur Aradan geçen 1400 seneye rağmen bu cami hâlâ ayaktadır(1)
Sung hanedanından sonra iş başına gelen Yuan (Moğol) hanedanı devrinde (M 1220-1368) Çin’de müslümanların sayısı hızla artmıştır Araplar, Acemler, Buharalılar ve Türkistan Türkleri Çin’e akın etmişlerdir Bunlar arasında fen adamları, astronomlar, tabipler, din alimleri ve seyyahlar vardır Bu müslümanlar Çin ordusunda ve sivil memuriyetlerde yüksek mevkiler elde etmişlerdirİslâm sanatının Çin sanatını etkilemesi de bu devreye rastlar
1644 yılında Ming hanedanın iktidarı kaybetmesiyle, Tsing (Mançu) (1644-1911) hanedanı işbaşına gelmiştir Bu hanedan döneminde Çin’de müslümanlar bütün kazanımlarını kaybettiler 18 ve 19 asırlarda ise Çin’deki müslümanlar büyük zulümlere uğramış, birçoğu da katledilmiştir
KALPLERDE SAKLI KİMLİK
Çin müslümanlarında herkesin bir dinî ismi vardır Bu isim bir çoğunun doğumunun üçüncü gününde hocalar tarafından verilir Bu isimler sınırlı sayıda olduğundan, bir çoğuna da aynı isim verilir Bu isim çoğunlukla aile içinde kullanılır, resmi olarak kullanılmazResmi isimleri Çincedir Bunun için bir Çinlinin müslüman olup olmadığı, dinî ismini sormadıkça anlaşılmaz Pek nadir olarak bazıları müslüman ismini toplum hayatında da kullanır
Çin müslümanlarını dil, kıyafet ve yaşantı biçimleri ile diğer Çinlilerden ayırmak zordur En önemli fark yemek kültürleridir Çin müslümanları yemeklerine dikkat ederler Gayr-i müslimlerin yiyeceklerini yemez ve onlarla evlenmezler Nikâhlarını mutlaka imamlara kıydırırlar Nikahı Arapça kaydederler, çiftler de bu tutanağa isimlerini Arapça olarak yazarlar Genelde kullanmadıkları dini isimlerini işte o anda kullanırlar
Kur’an okumayı bilenlerin sayısı azdır Çince meallerden yararlanarak Kur’an’ın manasını kavramaya çalışırlar Her müslümanın evinde mutlaka bir Kur’an vardır
Cenazelerini dini usullerle kaldırırlar Ölüm yıldönümlerinde mevlid okutma adeti yaygındır Mevlid merasiminden sonra, börek gibi bir hamur işi yiyecek yağda kızartılarak dağıtılır
Azınlık duygusu sosyal ve mali cephede yardımlaşmayı yaygınlaştırmıştır Camileri buluşma noktası olarak kullanırlar Her caminin mutlaka misafirhanesi vardır?
35 MİLYON MÜSLÜMAN, 28 BİN CAMİ
Bugün Çinli müslümanların sayısı 35 milyon civarındadır Bir milyar iki yüz milyon nüfusa sahip devasa bir ülke için az olsa da, bu rakam bazı İslâm ülkelerinin nüfusundan daha fazladır ve Türkiye’nin yarı nüfusuna denktir Çin müslümanları daha çok Ningsha, Kansu and Xinjiang illerinin kırsalına dağılmış durumdadırlar
Mao döneminde alfabeleri yasaklanıp, okulları kapatılan, imamları domuz çiftliklerinde çalışmaya zorlanan Çin müslümanları, 1978’deki dinî özgürlüğün ilanından sonra rahatlamışlardır Şu anda Çin’in tamamında (12 bini Xinjiang’ta olmak üzere) yaklaşık 28 bin cami mevcuttur Bu camilerde Xinjiang’ta 2800’ü aşkın olmak üzere çok sayıda imam görev yapmaktadır
Günümüzde Çin’de islâmî faaliyetler hız kazanmıştır İslâmi eserler kolayca bulunabilir hale gelmiş, Kur’an’ın Çince, Uygurca ve birçok Türk lehçeleriyle mealleri yapılmıştır
Çinli müslümanlar için en büyük problem, yaşadıkları bölgelerin gayr-i müslim Çinli göçü tehdidi altında olmasıdır Öyle ki, bazı bölgelerde artık azınlık durumuna düşmüşlerdir
Ancak Çin müslümanları son zamanlarda ülke siyasetinde etkin olmaya başlamışlardır Kitapçı dükkanlarında satılmakta olan İslâm aleyhtarı kitapların satıştan kaldırılması ve müslümanların meskûn olduğu bölgelere yönelik gayr-i müslim göçünün önlenmesi için yaptıkları gösteriler, gelecek için ümit verici gelişmelerdir
1 Meşhur sahabi Sa’d b Ebi Vakkas ra’ın M 650’de Çin’i ziyaret ettiği, o zamankı Çin imparatoru Yung-Wei’nin İslâm dinine çok saygı duyduğu ve Konfüçyizm’le uyuşabilir görerek İslâm’a olan hayranlığını ispatlamak için Chiang-an’da bir cami yapılmasına izin verdiği kaydedilmektedir Aradan geçen 1400 seneye rağmen bu cami hâlâ ayaktadır Geniş bilgi için bk Yusuf Abdul Rahman, Islam in China