Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
Neler yeni
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1825 GÜN 5 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.

Bulgar Rahip Mihaylov Müslüman Oldu

F@lsefe

Uzman Onbaşı
#1
Eski Rahip Müslüman Oldu





Sofya'daki Sveti İvan Rilski Ruhban Okulu'nda bugünkü Plovdiv Mitropoliti Nikolay ile aynı sınıfta okuyan Atanas Mihaylov, Sofya'da 20 yıl boyunca papazlık ve kilise encümenliği yaptı. Uzun yıllar Hırıstiyanlıkta aradığı hakikat arayışını bulamayan Mihaylov, yaptığı araştırmalar neticesinde Müslüman olmaya karar verdi.​
Sofya müftüsü Mustafa İzbiştali, 27 Kasım günü Sofya Banya Başı Camii'nde ikindi namazından sonra Atanas Mihaylov'un Abdullah adını alarak İslam'ı seçtiğini ilan etti. Abdullah adılı alan Mihaylov, "bilgi ve hakikatı arayan biriydim, bu arayış beni İslam dinini kabul etmeye götürdü" açıklamasında bulundu.​
Din değiştiren Mihaylov’a İslam'ı kabulüne dair tasdikname sunan Müftü, bu fotoğrafı Müftülüğün internet sitesine koydu ve "Papaz İslam'ı seçti. Ya Rabbi bizi doğru yolu gösteren rehberliğin için sana dua ediyoruz, bizi sapmışların yoluna düşmekten koru" ifadelerini kullandı.



Üst düzey papazın Müslüman Olmasını hazmedemediler
Bulgar Ortodoks Kilisesi, Mihaylov'un Bulgar kilisesiyle bağlantılarını kopardığını kabul etti, ancak müftünün yaptığı duanın Hristiyanlara hakaret içerdiğini ilan etti. Medya desteğiyle Müftülüğe saldırılar artınca, müftülük sitesindeki açıklamanın başlığı "Eski papaz Müslüman oldu" diye değiştirildi.

Öte yandan üst düzey bir papazın İslam’ı seçmesini hazmedemeyen Bulgar Vidin Piskoposluğu, ülkede 200 yıldır Müslümanlar ile Ortodoks Hristiyanların birlikte kutladığı aşure gününe tüm Hristiyan katılmalaları çağrısında bulundu.

(Hürseda Haber)
 
K

Korunacak Bilgiler 2

Guest
#2
Müslüman bir vaiz Ortodoksluğa geçti

Bugün Londra’da Daniel adı ile yeni vaftiz olmuş bir Ortodoks ile konuşuyoruz. Daniel bir Müslüman ismi değil, aslında Müslümanlar arasında da kullanılsa da,bu çok nadir.. Bu kişinin din değiştirmesi haberi kaçınılmaz olarak Londra’nın Müslüman kesimi arasında yayılacak ve bu yüzden biz bu kişinin din değiştirmesi hakkında detaylı bilgi vermekten kaçınıyoruz,çünkü çoğu zaman fanatiklerden tehditler ve saldırılar gelmekte,hatta zaman zaman da cinayetler işlenmekte.. Daniel’in bu deneyimi Ortodokslar için gerçekten çok değerli.. ROCOR’dan Church of Dormition kilisesinde görev yapan peder Nicholas Savtchenko Londra’da onunla konuşuyor.

- Daniel, lütfen bize kendinden bahset.

Yıllardır eşim ve çocuklarım gibi ben de koyu bir müslümandım.Ben İngiltere’de doğdum ama ömrüm boyunca bir çok Müslüman ülkeye yolculuk yaptım. Hem İngiliz, hem de Müslüman kültürünü biliyorum. Suudi Arabistan’da kaldığım sürece ilahiyat okudum ve yabancı işçiler arasında Müslüman misyonuna katkıda bulundum. Taliban denetimindeki Pakistan’da ve Keşmir’in Pakistan kontrolündeki bölgesinde de bir süre bulundum. Bosna’da da bulundum. Bir süredir de ailemle beraber yaşamakta olduğum Londra’da dinler arası barışa yönelik iyi tanınan bir organizasyonda Müslüman temsilci görevine getirildim.Geç tiğimiz iki sene öncesinde de, Canterbury Başpiskoposu’nun İslam konusunda danışmanlığını yaptım.İki gün önce Rus Ortodoks kilisesi’ne geçişimi söylemek amacıyla Canterbury Başpiskoposu’na telefon ettim.

- Onun tepkisi ne oldu?

Aa..Canterbury Başpiskoposu çok mutlu oldu.. Bir keresinde bana kendi hizmetinde Anglikan Kilisesi bünyesinde görev yapan iki çalışanının Ortodoks kilisesine geçtiğini anlatmıştı: Onların tercihine saygı duyuyor ve onlar Anglikan Kilisesi bünyesinde çalışmaya devam edecekler.

- Seni Mesih’ yönelten ne oldu?

Yeni Ahit’i detaylıca incelemeye ilk kez karar verdiğimde Mekke’de Kabe'nin tam önündeydim.Mekke’de bir süre yaşadım. Hristiyan literatürü Suudi Arabistan’da yasak ve hatta bir çok web sitesi sansürlenmiş durumda ama modern iletişimin gelişmesiyle Tanrı’nın Sözünü arayanlar için onu bulmak zor değil..

Bir süre sonra Suudi başkentinde yaşayan bir Amerikalı’ya İslam’ı tebliğ etmeye çalıştım. Onunla konuştuğumda, bana son derece kendinden emin ve cesur bir şekilde karşılık verdi. Onun bu cesaretine hayran kaldım çünkü Suudi Arabistan’da Hristiyanlığı vaaz eden biri kolaylıkla öldürülebilinir.

Suudi Arabistan’daki Hristiyanlarla girdiğim diyaloglar benim için çok önemliydi. Arabistan’da İslami misyonla ilişkili biri olarak, bir çok yabancı ile tanıştım. Bir çok kez fark ettim ki,İslam’a geçen kişiler bunu gerçekten istediklerinden ve hür iradeleriyle değil ama Arabistan’da çalışma izni almaya devam edebilmek veya gayrimüslimlere getirilen ekstra vergilerden muafiyet amacıyla din değiştiriyorlardı. Gayrimüslimlerin gelirleri Müslümanlardan düşük bir düzeyde çünkü Muhammed tarafından getirilen özel bir vergi ödemek zorundalar.. Hristiyanlar için ücret az ve bir çok kişi daha çok para kazanabilmek amacıyla Müslüman oluyor. Ülkelerine dönen Müslüman olan Filipinlerin çoğunluğu hemen İslam’ı inkar ediyorlar.

Böylece yavaş yavaş Hristiyanlığı keşfetmeye ve onun İslam’a karşı olan üstünlüğünü sezmeye başladım.

Bilinçli olarak ilk kez Ortodokslukla Bosna’nın başkenti Sarayova’da ilişkiye geçtim. Ne yazık kı Sarayova’daki papazlar İngilizce bilmiyorlardı ve ben tam olarak ne istediğimi ifade edemedim.

Bir grup imamın geçip gitmesini bekledikten sonra, Sırp Kilisesine gittim ve Ortodoks şekliyle istavroz çıkarıp yere doğru secde ettiğimde Sırp papazın hayretler içinde kalmış bakışını hissettim.

O anda Ortodoksluğu biliyordum, tanı dığım tüm Hristiyan gelenekleri içerisinde bana en yakını, en yakın hissettiğim oydu. Hristiyanlığı ve daha da fazlası Ortodoksluğu araştırdım, çalıştım,kitaplar okudum filmler seyrettim. Ostrov (Ada) filmini de beğendim. Yavaştan Rus Ortodoks Kilisesine vaftiz olma talebimi iletmeye karar verdim.

- Müslüman ülkelerde Hristiyan misyonlarının gitgide yaygınlaştığını duyuyoruz.Gerç ekten bu ülkelerde ciddi boyutta bir şey var mı?

Suudi Arabistan’da bir çok gizli Hristiyan olduğu konusunda hemfikirim. Bir çok kere ben de gizli hristiyan olan kimselerle tanıştım. Şunu anlamalıyız ki, Suudi Arabistan’da ve diğer ülkelerdeki bir çok Müslüman imanları yüzünden değil, fakat kanun ve şeriatın zorlaması yüzünden camilere gidiyorlar, buna mecburlar.Camiye gitmek bir yük haline geliyor.İnanın ki bugün Müslümanlar Batı ülkelerindeki Hristiyanlardan esasen çok daha az dindar..Müslüman ülkelerde, bir çok cami var ve günde 5 vakit dua ediliyor ama Cuma günleri haricinde kimse pek camiye gitmiyor. Cuma haricinde namaz vaktinde camide 5 kişiden fazlasını göremezsiniz, ü stelik daha o civarda bir çok Müslüman hane olmasına karşın.. Müslüman ülkelerdeki bir çok insan gerçeği arıyor ve bu yüzden Hristiyan misyonlar artacak.

Bir çoğu arkadaş akran arasında Hristiyanlığı yayıyor ama yeni yeni bir çok internet siteleri ve televizyon kanalları Müslümanlar üzerinde çalışıyorlar.

Genel olarak bir çok Müslüman kendini İslam’dan çekiyor ve bu özellikle Batı ülkelerinde bariz bir şekilde görünür halde.. Büyük Britanya’da bir çok Müslüman Hristiyanlığa ihtida etti.Anglikan Kilisesine İslam’dan geçenlerin oranı 100.000 civarında tahmin ediliyor.Bunları n büyük bir çoğunluğu Pakistanlı.. Kendiler ine ait Hristiyan kiliseleri var ve Müslümanlardan gelecek olan atak tehlikelerine karşı saklanmaya zorlanıyorlar. Arap ve Bengalli ihtida etmiş olanlar da var. Bir çoğu da karışık evliliklerden dolayı din değiştiriyor.

- Basında son zamanlarda İslam’ın Batı toplumlarında hızlı yükselişinden ve yakın zamanda Müslümanların sayısının Hristiyan halkı geride bırakacağı hakkında raporlar yayınlanıyor. Hatta camilerin alabileceği kapasiteden çok daha fazla Müslüman sayısı ifade ediliyor.Gerç ek nedir?

İngiltere’de camilerin varlığı oldukça zayıf.Bir çok Müslüman camiye bile gitmiyor. Bir çok genç sorulduğunda müslümanız deseler de,İslam’ı terk etmiş durumdalar.. Pakistandan veya Bangladeşten gelen imamlarla ortak aynı dili konuşmuyorlar, Urdu ve Bengali dilinde konuşan çok genç yok,sadece İngilizce biliyorlar.

Bri çoğu da terör ile bağdaştırıldığı için İslam’dan utanıyor. Bizim dinler arası konsülümüz camiye gidiş oranlarını inceledi ve işin gerçek yüzünü biliyoruz,ve İslam için alarm veriyor rakamlar, fakat İslam’ı mutlak bir güç gibi kullanmak isteyen insanlar bunu kendi lehlerine kullanıyorlar.

Bir kişi örneğin Batı Lonra’daki camilerin bir listesini çıkartırsa, 20 adet cami var ve bu camilerde boş alan mevcut, eğer şayet Londradaki tüm Müslüman asıllı kişiler gitmiş olsalardı,daha çok camiye ihtiyaç duyulması gerekirdi. Londrada büyük bir camide Cuma günü yaklaşık üçyüz kişi olabilir. Bir çok cami sadece Cuma günleri kullanılan ufak salonlardan oluşuyor. Genel olarak müminler camiye pek gitmiyorlar ve çoğunluğu da ebeveynleri getiren çocuklardan oluşuyor. Büyüdükleri vakit onlar da kayboluyorlar. Hristiyanlı k özgür seçim hakkı sunuyor, ve böylece hoşgörü iklimine daha adapte edilmiş bir yaşam sunuyor ama İslam bu testi geçme konusunda başarısız oluyor.

- Medya bir çok İngiliz’in İslamı seçtiği konusunda konuşuyor.Müslümanlar Batı’da adeta bir zafer kazanmış havası içerisindeler. Ama gerçekte Müslüman nüfus içerisinde İngilizlerin oranı çok küçük, sadece 1200 kişi civarında..Bu tezat ikilemden ne çıkartıyorsun?

Bu basit bir soru değil. İngilizlere İslami misyonun bir parçasıydım ve diyebilirim ki, din değiştirenlerin sayısı oldukça az.. Londra’nın merkezindeki Cuma namazında camideki İngiliz Müslümanların sayısı belki yüzde 1 falandır.. Londra dışında bu rakama bile erişmiyorlar. Bütün Müslümanlar İslam’a kaç kişinin geçtiğini biliyorlar. İslamı kabul edenler var,çünkü Müslümanlarla evleniyorlar.. Bu İngilizler asla camiye gitmeyecekler ve İslama geçişleri sadece formaliteden ibaret.. Çoğu zaman Hristiyan olarak ibadet ediyorlar. Evlilik yüzünden Müslüman oların çoğu kadınlar..

Ek olarak, ingiltere’ye yerleşen Müslüman mültecilerin çocukları kendilerini İngiliz olarak görüyorlar ama tam olarak ‘İngiliz Müslümanlar’ olarak değerlendirilemezler. Müslüman kocalarından boşanan bir çok kadınla konuştum ve hafızamda kalmış bir rakam olarak söyleyebilirim ki,eşlerinden boşandıktan sonra Müslüman kalan belki 25 civarında İngiliz kadın vardır.

Fakat genel olarak,karma evlilikler İslam’dan uzaklaşmaya sebebiyet veriyor.

Batı’daki İslami misyonlar başarılı olmadı. Londra’da İslamı vaaz etmek için misyoner organizasyonları var, bunların çoğu gençlerden oluşuyor. Fakat fark ettiler ki bunların Müslüman mülteciler arasında daha etkileri oluyor, Müslüman mülteciler arasında etkinler,ve İngilizler Müslüman olmuyor. Bazı Müslümanlar İslam dünyada en hızlı yayılan din dediklerinde, Londralı imamlar bunun sebebinin Müslümanlar arasındaki yüksek doğum oranından kaynaklandığını, bir misyon olmadığından bahsediyorlar. Misyon bazında hiç şüphem yok ki Hristiyan dini çok daha güçlü ve etkin..

- Büyük Britanya’da Hristiyanlığa ihtida eden çok sayıda Müslüman var mı?

Diğer yandan,bir çok kişi var. Bu genelde topluma yansımıyor. Bir çok İslami fıkıh öğretisine göre İslamdan çıkmanın cezası ölümdür ama Londralı imamlar biri dinden çıktığı için onu öldüremeyeceğimizi söylemekteler.

Öteki yandan diyebiliriz ki, çok da fazla din değiştiren yok,bir çok Müslüman genelde inançsızlığa itiliyor ve ateist oluyorlar.İmansı zlık herkese has bir hastalık. Bazı Müslümanlar iman yoksunluğunu ve ateizmi hristiyan medeniyetine bağlıyorlar ve onu sorumlu gösteriyorlar ama Hristiyanlardan daha çok Batı medeniyetinde Müslümanlar inançlarını yitiriyorlar.

Öte yandan Rusya ve bazı diğer Ortodoks ülkeler örneği var;buralarda insanlar kendi hür iradeleri ile dine sarılıyorlar ve kilise buralarda büyüyor. Umarım bir gün Rusya’ya gitme imkanım olur ama buarada Ortodoks bir hristiyan olarak hayatımı yeniden inşa etmem gerekiyor..

Alıntıdır