Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
  • ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 2200 GÜN 6 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.. İlimyuvası Yönetim İletişim ilimyuvasi.com@gmail.com

Beraat gecesini nasıl ihya edelim?

Beraat gecesini nasıl ihya edelim?


AYET-İ KERİME

“Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu [Kur’anı] mübarek bir gecede indirdik. Elbette biz insanları uyarmaktayız.” Duhan 2,3

HADİS-İ ŞERİF

“Berat gecesi göklerin kapıları açılır, melekler müminlere müjde verir ve ibadete teşvik ederler.” [Nesai, Beyheki, A, Münziri]

ALİMLERDEN ÖĞÜTLER

"Kur'an-ı kerimden ve Resul aleyhisselamın hadis-i şeriflerinden sonra en kıymetli kitap, İmam-ı Rabbani hazretlerinin Mektubat kitabıdır. Hanefi mezhebinde en mükemmel ve en kıymetli fıkıh kitabı, İbni Abidin'in Dürrül-Muhtar haşiyesidir. Şafii’de Tuhfet-ül-Muhtac kitabıdır."
Seyyid Abdülhakim-i Arvasi

BERAAT GECESi İLK SECDEDE YAPILACAK DUA

Âişe (Radıyallâhu Anhâ)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in beraat gecesi kıldığı nâfile namazın ilk secdesinde: “Karartım da hayalim de Sana secde etti. Gönlüm sana iman etti. İşte elim ve onunla kendi aleyhime işlediklerim.

Ey her büyük şey için kendisine umut bağlanan Büyük Allah’ım! Ey büyük! Büyük günahları affet! Yüzüm, kendisini yaratan, kulağını ve gözünü yar(ıp yarat)ana secde etti. Nimetlerini Sana karşı ikrar ediyorum. Büyük günahlarımı itiraf ediyorum.

Ben nefsime zulmettim. Öyleyse beni bağışla. Zira günahları Senden başkası affedemez. Azâbından affına sığınıyorum. Hışmından rahmetine, gazâbından rızana sığınıyorum. Senden sana sığınıyorum. Sana karşı övgüyü sayıp bitiremem. Zat’ın, pek yüce olmakta daim oldu. Sen kendini övdüğün gibisin” dualarında bulundu.

İKİ SECDE ARASINDA YAPILACAK DUA

Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) beraat gecesi kıldığı namazda iki secde arasında: “Ey Allâh! Bana şerden arınmış bulunan takvâ sahibi olan, kâfir ve bedbaht olmayan bir kalp bağışla” diye dua etti.
(Beyhakî, Fadâilü’l-evkāt, no:26-29, sh:126-132; Şu‛abü’l-îmân, no:3556-3557, 5/362-365; Münzirî, et-Terğîb, no:1546, 2/124; Süyûtî, ed-Dürru’l-Mensûr, 13/257-260)

İKİNCİ SECDEDE YAPILACAK DUA

Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) beraat gecesi kıldığı namazın ikinci secdesinde:
“Yâ Rabbi! Sana kardeşim Dâvud (Aleyhisselâm)ın dediği gibi diyorum. Seyyidim için yüzümü toprağa sürüyorum. Efendimin cemâli için tüm yüzler toprağa sürülmeye değer” diye duada bulunmuştur.
(Beyhakî, Fadâilü’l-evkāt, no:26-29, sh:126-132; Şu‛abü’l-îmân, no:3556-3557, 5/362-365; Münzirî, et-Terğîb, no:1546, 2/124; Süyûtî, ed-Dürru’l-Mensûr, 13/257-260)


BU GECE DUALARLA SABAHLAMALIYIZ

Ey kardeşler! Bizler yalvarıp yakarmaya muhtacız, zira bizim günahlarımız haddinden aşkındır. Peygamberimiz bizim için ağlarken bizim de kendimize ağlamamız ve bu mübârek gecede hem kendimiz, hem âilemiz, hem de tüm İslam ümmeti için dualarla sabahlamamız daha ziyade yakışır.

Allâh-u Teâlâ bu gecenin fazîleti hakkında şöyle buyurmuştur:

“Hâ! Mîm! O (hidâyet yollarını) iyice açıklayıcı Kitâb (olan Kur’ân)a yemin olsun!

Muhakkak Biz onu (bereketi bol olan) mübârek bir gecede indirdik. Şüphesiz Biz dâima (kullarımızı önlerindeki tehlikelerden) uyarıcılar olduk. Her hikmetli iş onda ayrılır. Katımızdan pek önemli bir iş olarak (ki, o geceden, bir daha seneki benzeri geceye kadar meydana gelecek ecellerin kesimi, hacca gideceklerin yazımı, zelzeleler, yıldırımlar ve harplerin kaydı ve bunlarla ilgili nüshalamanın başlaması bu önemli işimizin örneklerindendir)!

MÜBAREK GECEDEN MAKSAT

Şüphesiz ki Biz dâima (kullarımıza elçiler) göndericiler olduk!

Senin Rabbinden (kullarına) büyük bir rahmet olsun için! Şüphesiz ki O (tüm işitilenleri hakkıyla duyan) Semî’de, (yaratıkların tüm halleri dâhil olmak üzere, bütün malumatı çok iyi bilen) Alîm de ancak O’dur!” (Duhân Sûresi:1-6)

Beydâvî, Nesefî, Hâzin ve Âlûsî (Rahimehumullâh) gibi birçok mûteber müfessirin beyânı vechile; bu âyet-i kerîmelerde geçen mübârek geceden maksat; bazı müfessirlere göre kadir gecesi ise de, Ikrime (Radıyallâhu Anh) ile müfessirlerden bir cemaate göre beraat gecesidir.

KADER VE KAZALAR

Bu görüş Kur’ân’ın kadir gecesinde indirilmiş olmasıyla çelişmez. Zira bu görüşün sahipleri indirilen şeylere âit zamiri Kur’ân’ı Kerîm’e değil de, ilerisinden anlaşılan: “Kaderle ilgili büyük bir emr”e raci kabul etmişlerdir.
Buna göre mana: “Biz eceller, rızıklar, zengin etme, fakir kılma, diriltme ve öldürme gibi önemli emirlerimizi beraat gecesinde takdir edip, Cibrîl, Mîkâîl, İsrâfîl ve Azrâîl’e bildirdik ki, bir dahaki seneye kadar kullarımız hakkında bu hükümleri icrâ etsinler” demektir.

Ebu’d-Duhâ (Radıyallâhu Anh)ın beyanına göre Allâh-u Teâlâ şabânın yarı gecesinde kaza ve kaderleri takdir eder, kadir gecesinde ise bu hükümlerin yazılı bulunduğu nüshaları erbâbı meleklere teslim eder.

MELEKLERİN TAKİBİ

Zemahşerî (Rahimehullâh)ın beyanına göre; bir senelik hâdiselerin levh-i mahfûzdan istinsâhı (kopyalanması)na beraat gecesi başlanır, kadir gecesi bitirilir ve bu dosyalar dört meleğe tevdî edilir (ısmarlanır). Bu nüshalar şunlardır:

1) Rızıklarla ilgili nüsha Mîkâîl (Aleyhisselâm)a,

2) Harplerle ilgili dosya Cebrâîl (Aleyhisselâm)a,

3) Zelzeleler, yıldırımlar ve yer çöküntüleriyle ilgili, bir de kulların amellerini zapteden evrak birinci kat semânın görevlisi olan İsmâîl isimli büyük bir meleğe,

4) Hastalıklar ve ölümlerle ilgili kayıtlar da ölüm meleğine teslim edilir.

Beyhakî (Rahimehullâh)ın beyanına göre; kadir gecesi bir dahaki seneye kadar Kur’ân-ı Kerîm’den indirilecek olan sûre ve âyetler takdir edilir. Beraat gecesi ise yeryüzünün yönetimiyle ilgili meleklerin takip ettiği diğer işler vuzûha kavuşturulur.

LEYLE-İ MÜBAREKE

Dolayısıyla: “Her hikmetli ve önemli iş, tarafımızdan pek önemli bir iş o gece ayrılır” kavl-i şerîfinde geçen: “Her muhkem iş” tâbiri, kadir gecesiyle ilgili olarak: “Kur’ân’ın cüzleri, sûre ve âyetleriyle alâkalı her önemli konu” diye tefsir edilir.

Beraat gecesi hakkında ise: “Kulların rızıkları ve ecelleri gibi önemli meseleleri” şeklinde izah edilir. (Beyhakî, Şu‛abü’l-îmân, 5/253) Bu yüzden ulemâ: “Recebin fazîleti ilk gecesinden dolayı ilk onunda, şabânın fazîleti yarı gecesinden dolayı ortasında, ramazanın fazîleti ise kadir gecesinden dolayı son onundadır” demişlerdir. (Ahmed ibni Hicâzî, Tuhfetü’l-ihvan, sh:42)

Leyle-i mübârekeden beraat gecesinin kastedildiği görüşünü destekleyen birçok hadîs-i şerîf ve rivâyet mevcuttur.

Nitekim Ebû Hureyre (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

ECELLER YAZILIR

“Eceller şabândan şabâna (belirlenip) kesilir. Hatta (beraat gecesi) adamın ismi ölüler arasında (yazılıp) çıkmışken, o (başına geleceklerden habersiz bir şekilde) nikâh yapar ve çocuğu doğar.” (İbni Zencüveyh, Deylemî, no:2410; İbni Ebi’d-dünyâ, İbni Cerîr et-Taberî, 21/10; Beyhakî, Şu‛abü’l-îmân, no:3839-40; İbni Hacer, Tesdîdü’l-kavs, 2/115; Süyûtî, ed-Dürru’l-Mensûr, 13/253-254)

Râşid ibni Saîd (Radıyallâhu Anh)dan rivâyet edilen bir hadîs-i şerîfte Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:

“Şabânın yarı gecesi Allâh-u Teâlâ ölüm meleğine o sene öldürmek istediği her canlının rûhunu kabzetmesini vahyeder (bir dahaki seneye kadar öldüreceği canlıların isimlerini bildirir).” (Dînevrî, Süyûtî, ed-Dürru’l-Mensûr, 13/254)

Ikrime (Radıyallâhu Anh): “Her hikmetli ve önemli iş o gece ayrıntılı bir şekilde yazılır” âyet-i kerîmesinin tefsiri hakkında şöyle buyurmuştur:

“Şabânın yarısının gecesinde senenin tüm işleri kesin karara bağlanır. Yaşayacak olanlar, ölecek olanlardan ayrılıp yazılır.

Hacca gidecekler de yazılır, artık ne onlara bir kişi ilave olunur, ne de onlardan bir kişi eksiltilir.” (İbni Cerîr et-Taberî, 21/9-10; Süyûtî, ed-Dürru’l-Mensûr, 13/252-253)

ŞABAN AYI VE ORUÇ

Atâ ibni Yesâr (Radıyallâhu Anh) şöyle demiştir. “Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şabân ayında tuttuğu kadar hiçbir ayda oruç tutmazdı. Bunun sebebi de o sene ölecek olanların ecellerinin o ayda (levh-i mahfûzdan alınıp) nüsha (kopyalanarak görevlilerine ısmar) lanmasıdır.” (İbni Ebî Şeybe, el-Musannef, 3/103; Süyûtî, ed-Dürru’l-Mensûr, 13/253)

Âişe (Radıyallâhu Anhâ) şöyle demiştir.

“Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şabân ayında tuttuğu oruçtan daha çok hiçbir ayda oruç tutmazdı. Çünkü o ayda, o sene ölecek olanların ruhları nüsha (dosya)lanır. Hatta adamın adı ölenlerin arasında yükseltilmişken, o düğün yapar, ismi ölenler arasında kaldırılmış olan bir adam da hacca gider.” (İbni Asâkir, Târîh-u Dimeşk, 61/250; Süyûtî, ed-Dürru’l-Mensûr, 13/253-254)



Cübbeli Ahmet Hocamızdan alıntıdır. Rabbim yazandan da okuyandan da sitelere aktaranlardan razı olsun İnşaAllah.


Beraat Gününün Fazileti ve Amelleri

1) Mübarek Şa‛bân ayının 15’ine denk gelen günü de bu mübarek gece kadar değerlidir.

Nitekim Enes ibni Mâlik (Radıyallâhu Anh) dan rivayet edilen bir hadîs-i şerifte Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Dört gece vardır ki, geceleri günleri gibi, günleri de geceleri gibi (faziletli)dir. Allâh-u Te‛âlâ bunlarda yapılan yeminleri doğru çıkarır (ism-i şerîfi adına and verilerek yapılan duaları kabul eder), canları (cehennemden)âzâd eder ve bol mükâfatlar ihsan eder. Bunlar da; kadir gecesi ve sabahı, şa‛banın yarı(on beşinci) gecesi ve sabahı, arefe gecesi ve sabahı, cuma gecesi ve sabahıdır.(Hâfız Ebû Nu‛aym, Ahmed ibni Hicâzî, Tuhfetü’l-ihvan, sh:51; Necmüddîn el-Ğaytî, Kitâbu Leyleti’n-nısfi min şa‛bân, varak:191; Şihâbüddîn, Ahmed el-Kalyôbî, Nebzetün Azbetü’l-menhel fî zikri leyleti nısfi şa‛bâne’l-mufaddal, varak:221)

Âişe (Radıyallâhu Anhâ) dan rivayet edilen bir hadîs-i şerifte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “Şüphesiz Allâh-u Te‛âlâ şa‛bânın yarısında, geceleyin dünya semâsına (şekilden ve hareketten münezzeh olarak) nüzûl buyurur da, bu tecellî ertesi gününün sonuna kadar sürer. Bu süre zarfında Allâh-u Te‛âlâ Kelb kabîlesinin keçileri sayısınca birçok kullarını cehennemden âzâd eder.(Hâkim, Necmüddîn el-Ğaytî, Kitâbu Leyleti’n-nısfi min şa‛bân, Süleymaniye Kütüphanesi, Reîsü’l-küttâb Mustafa Efendi, kayıt no:1166, varak:190)

2) İbni Mâce (Rahimehullâh)ın rivayet ettiği hadîs-i şerifte Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem):
«إِذَا كَانَتْ لَيْلَةُ النِّصْفِ مِنْ شَعْبَانَ فَقُومُوا لَيْلَهَا وَصُومُوا نَهَارَهَا.»

Şa‛bânın yarısı olduğu zaman gecesini kāim (ibadette özellikle ayakta namazda),gündüzünü de (yarınki günü de) sâim (oruçlu) geçirin” buyuruyor.Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)in nafile bir oruç hakkında “Şu günü tutun” buyurduğu oruç sayısı çok azdırBeraat gününün orucunun fazileti hakkında Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Şa‛bânın yarı gecesi Cebrâîl (Aleyhisselâm)ın ve Allâh-u Te‛âlâ’nın meleklerinin yedinci kat semâdan dünya semâsına inişleri gerçekleşir. O halde o günün orucuna rağbet edin. Şa‛bânın yarı gününü (sâlih) insanlar ve cinlerle, kuşlar, yaban hayvanlar, yırtıcı hayvanlar, davarlar, denizlerin balıkları ve yeryüzünün böcekleri bile oruçlu geçirir.(Ebû Abdillâh el-Hubeyşî, Kitâbü’l-Bereke, no:532, sh:193)

3) Beraat günü mümkünse içinde nohut yahut kuru fasulye gibi taneli gıdalar bulunan etli bir yemek pişirip onunla iftar etmek ve fakirlere yahut konu komşuya ikram edip yedirmek çok faziletli amellerden sayılmıştır.
Nitekim Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “(O gün iftar etmeniz ve fakirlere yedirmeniz için) et pişirirseniz, (yanında) hububat da pişirin. Zira her taneye karşılık sizin için on bin sevap vardır. Sizden on bin günah silinir ve sizin için on bin derece yükseltilir.(Ebû Abdillâh el-Hubeyşî, Kitâbü’l-Bereke fî fadli’s-sa‛yi ve’l-hareke, no:532, sh:193)

4) Beraat günü alışveriş yapıp kabı kaçağı buğday, nohut, kuru fasulye gibi hubûbat cinsi ya da sâir gıdalar ile doldurmak bir senelik rızık bereketine vesile olur.
Nitekim Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “O gün evlerinizde kap-kaçaklarınızı boş bırakmayın. Zira Allâh-u Te‛âlâ o gün alıp yerleştirdikleriniz hususunda gelecek seneye kadar size bereket verir.(Ebû Abdillâh el-Hubeyşî, Kitâbü’l-Bereke fî fadli’s-sa‛yi ve’l-hareke, no:532, sh:193)

Bizler de bu bereketli günün hayırlarına nâil olmak ve bir dahaki seneye kadar rızık hususunda sıkıntıya dûçar olmamak için o günde ehl-i ‛ıyâlimiz için evlerimize alışveriş yapmaya özen göstermeli ve bu bereketi Allâh-u Te‛âlâ’dan istemeliyiz.

Beraat Gecesi Amelleri

1) Bu mübarek geceyi ibadetle geçirmek herkesin kalbinin öleceği yani telaştan kelime-i şehâdet okumayı bile unutacağı günde insanın imanını kurtarmasına vesile olur.
Nitekim ‛Amr ibni Osman ibni Kesîr ibni Dînar (Radıyallâhu Anhüm)dan rivayete göre Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: “Her kim şa‛bânın yarı (on beşinci) gecesi ile iki bayram gecelerini (ibadette) kıyamla geçirirse, kalplerin öldüğü günde onun kalbi ölmez.”(Ahmed ibni Hicâzî, Tuhfetü’l-ihvan, sh:51; Safûrî, Nüzhetü’l-mecâlis, 1/143; Ali el-Muttakî, Kenzü’l-ummâl, no:24107, 8/548)Hadîs-i şerifte geçen “Kıyam” tabirinden, lügat anlamındaki “Ayakta durma” manası kastedilmemiş, ancak ibadet ve taatta geçirme mefhumu murat edilmiştir.

“Kalbi ölmez” ifade-i nevebiyyesine, ulemâ birkaç türlü mana vermiştir.a) Başka bir hadîs-i şerifte dünya ehlinden “Ölüler” diye bahsedilmesinden yola çıkanlar buraya: “Dünya sevgisiyle kalbi ölmez, bu yüzden hiçbir şey onu âhireti kazanmaya çalışmaktan engelleyemez” manası vermişlerdir.b) Bazısı ise: “Ne canı çıkarken, ne kabirde, ne de kıyâmette kalbi şaşkınlığa düşüp de imanını kaybetmez” demişlerdir.Hadîs-i şeriflerde geçen “İhyâ” ve “Kıyam” tabirlerinin ne şekilde yerine getirileceği hususunda âlimler birkaç vecih açıklamışlardır:a) Kıyamın en üstün şekli namazla olur ki, bu gece kılınacak yüz rekatlık “Salâtü’l-hayr” bunun en üstün şeklini teşkil etmektedir ki bu namaz, bu geceyle alakalı namazlar bahsinde açıklanacaktır.b) Kur’ân-ı Kerîm tilaveti ki, özellikle Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in her gece okuduğu veya teşvik buyurduğu sûreler okunarak bu gece en mükemmel bir şekilde ihya edilebilir ki bunlar Secde Sûresi, Mülk Sûresi, Yâsîn-i Şerîf, Vâkı‛a Sûresi ve Duhan Sûresi’dir ki bu sûre bu gecenin faziletinden bahsettiği için bu gece okunması çok münasiptir, hadîs-i şerifte bu sûreyi bir gece içinde okuyana yetmiş bin meleğin istiğfar edeceği ve sabaha mağfûren yani affedilmiş halde çıkacağı bildirilmiştir. Ayrıca en azından Haşr Sûresi’nin sonu yani Lev enzelnâ ve Bakara Sûresi’nin sonu yani Âmenerrasûlü asla ihmal edilmemelidir.2) Bu gece namaz kılmak en faziletli amellerdendir. Bu gece kılınacak namazların en mühimi Ali (Radıyallâhu Anh)dan rivayet edilen 100 rekatlık namazdır. Nitekim Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) ona şöyle buyurmuştur: “Ey Ali! Her kim şa‛bânın yarı (on beşinci) gecesinde yüz rekat kılar, her rekatta bir Fâtiha ve on İhlâs okursa, ey Ali hangi bir kul bu namazları kılarsa Allâh-u Te‛âlâ onun için o gece istediği her hâceti (isteği) yerine getirir.” Bunun üzerine: “Yâ Rasûlellâh! Eğer Allâh-u Te‛âlâ onu şakî (imansız ölecek bir bedbaht olarak) yazdıysa, sa‛îd (imanlı ölecek bahtiyar) kuluna çevirir mi?” diye sorulunca: “Ey Ali! Beni hakla gönderen Allâh-u Te‛âlâ’ya yemin ederim ki Levh-i Mahfûz’da: ‘Felan oğlu felan şakî olarak yaratıldı ama Allâh-u Te‛âlâ bu hükmü sildi ve onu sa‛îde döndürdü’ diye yazılmıştır” buyurdu.(Demek ki ezelî ilimde onun tevbe edeceği bilindiğinden, muallak <askıdaki> kazâda yazılan şekāvet silinip, mübrem <değişmeyecek kesin> karardaki saadet hükmü yerini bulur.)

Allâh-u Te‛âlâ bu (namazı kılan) kuluna yetmiş bin melek gönderir ki bir dahaki sene başına kadar onun sevaplarını yazarlar, günahlarını silerler ve derecelerini yükseltirler. Allâh-u Te‛âlâ ‛Adn cennetlerine yedi yüz yetmiş bin melek gönderir. O melekler onun için şehirler ve köşkler bina ederler, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı, ağaçlar dikerler.Bu cennetlerin bir benzeri, kullardan hiçbirinin kalbinden bile geçemez ki her bir cennette size tarifte bulunduğum şehirler, köşkler ve ağaçlar doludur. Eğer bu kişi bir dahaki seneye kadar ölürse şehit olarak ölür.Allâh-u Te‛âlâ ona o gece okuduğu İhlâs Sûresi’nin her bir harfine mukābil yetmiş bin hûrî verir ki her bir hûrînin bir erkek, bir de dişi hizmetçisi bulunur. Ayrıca ona yetmiş bin ğılman, yetmiş bin vildan (genç köleler, hizmetçiler), yetmiş bin kethudâ (ciddî iş takipçisi) ve yetmiş bin hâcib (kapıcı) verir. O gece İhlâs okuyan herkese, yetmiş şehit sevâbı yazılır. Daha önce kıldığı ve daha sonra kılacağı tüm namazlar kabûl edilir.Anne babası cehennemde bile olsalar onlara dua ederse onlar da (sağlıklarında) Allâh-u Te‛âlâ’ya hiçbir şeyi şirk koşmamışlarsa, Allâh-u Te‛âlâ onları cehennemden çıkarır da böylece onlar cennete girerler.Beni hak peygamber gönderen Allâh-u Te‛âlâ’ya yemin ederim ki bu kişi cennetteki makamını Allâh-u Te‛âlâ’nın yarattığı şekliyle görmedikçe yahut ona gösterilmedikçe dünyadan çıkmaz.

Beni hak peygamber gönderene kasem olsun ki Allâh-u Te‛âlâ gece ve gündüzün yirmi dört saatinin her bir saatinde ona yetmiş bin melek gönderir ki ona selam verirler, onunla musâfaha ederler ve Sûr’a üfürülünceye kadar ona dua ederler. Kıyâmet günü en kıymetli ebrar meleklerle haşr olur.Allâh-u Te‛âlâ yazıcı meleklere: ‘Üzerinden sene geçinceye kadar bu kuluma hiçbir günah yazmayın ve onun için sevaplar yazın’ diye emir buyurur.Her kim namazı ve âhiret yurdunu niyet ederek bu namazı kılarsa, Allâh-u Te‛âlâ ona o gece kendi katından büyük bir nasip verir.Allâh-u Te‛âlâ ona rüyasında otuzu kendisini cennetle müjdeleyen, otuzu ona cehennem azâbından eman veren, otuzu onu hata yapmasın diye koruyan, onu da (ondan dünyanın belalarını uzaklaştıran ve) kendisine düşmanlık edenlere tuzak kuran (ve ondan şeytanın hilelerini uzaklaştıran) yüz melek göndermedikçe dünyadan çıkmaz.”(Ğazâlî, İhyâü ulûmi’d-dîn, 1/203; Zebîdî, İthâfü’s sâde, 3/425; Abdülkādir el-Geylanî, el-Ğunye, 1/348-349; İsmâ‛îl Hakkî, Rûhu’l-beyan, 8/403; Muhammed Hakkî, Hazînetü’l-esrâr, sh:68)İmâm-ı Ğazâlî ve Abdülkādir el-Geylânî (Rahimehumellâh)ın beyanlarına göre bu namaz rivayet edilen faziletli namazlardandır. Selef-i sâlihîn bu namazı kılar ve buna: “Salâtü-l hayr (hayır namazı)” ismini verirlerdi ve çoğu kere bu namazı cemaatle kılarlardı.Hasen-i Basrî (Radıyallâhu Anh)ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in ashabından otuz tanesi bana: ‘Bu gece bu namazı kılana Allâh-u Te‛âlâ yetmiş kere nazar (tecellî) buyurur ve her bir nazarıyla yetmiş hâcetini görür ki bunların en ufağı günahlarının bağışlanmasıdır’ diye anlattılar.” (Ebû Tâlib el-Mekkî, Kûtü’l-kulûb, 1/62)

Kişi dilerse on rekatta yüz İhlâs’la da bu namazı kılabilir.Zebîdî (Rahimehullâh)ın beyânı vechile; bu namazdan maksat İhlâs-ı Şerîf’in bin kere okunmasıdır ki bu şekilde eda edilse de yeterli olur. Zünnûn-u Mısrî Hazretleri’nden rivayet olunduğuna göre: “Beraat gecesi her kim on iki rekat kılar da, Fâtiha’dan sonra elli kere İhlas Sûresi okursa yüz rekatın sevabını alır.” (Muhammed ibni Hatîrüddîn, el-Cevâhiru’l-hams, sh:58-59)Buna gücü yetmeyenler yine Ali ibni Ebî Tâlib (Radıyallâhu Anh)dan nakledilen şu namazı mutlaka kılsınlar ki, kendisi şöyle anlatmıştır:

“Şa‛bânın yarı gecesi Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in kalkıp on dört rekat namaz kıldığını gördüm. Namazdan sonra oturup on dört kere Fâtiha, on dört kere Felak, on dört kere Nas Sûrelerini, bir kere de Tevbe Sûresi’nin son iki âyet-i kerîmesini:
لَقَدْ جَائَكُمْ رَسُولٌ مِنْ أَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَؤُوفٌ رَحِيمٌ فَإِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِيَ اللّٰهُ لَا إِلٰهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ

‘(Ey insanlar!) Andolsun ki elbette muhakkak size (meleklerden ve cinlerden değil de, anlaşıp uymanız kolay olsun diye) kendi nefislerinizden (sizin gibi bir beşer) olan pek değerli bir Rasûl gelmiştir ki, sıkıntıya uğramanız ona çok ağırdır, siz(in iman etmenize ve tüm işlerinizin yoluna girmesin)e karşı harîstir (çok düşkündür) ve inananlara karşı çok esirgeyicidir, pek merhametlidir (acıyıcıdır)! (Habîbim! Sen kendileri hakkında bu kadar büyük bir nimetken) eğer (hâlâ) onlar (sana iman etmekten) yüz çevirirlerse, sen: ‘(Sizin inkâr ve eziyetlerinize karşı) bana kâfî gelecek (yetecek) ancak Allâh’tır! O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur! Ben (O’ndan gayri kimseye umut bağlamam ve kimseden korkmam, zira ben) ancak O’na tevekkül ettim. O (azametini Allâh-u Te’âlâ’dan başka kimsenin bilemeyeceği kadar) çok büyük olan Arş’ın Rabbi de ancak O’dur!’ de’ (Tevbe Sûresi:128-129) âyet-i kerîmelerini okudu.Okumasını bitirince kendisine, yaptığını gördüğüm amelinden sordum,
bunun üzerine Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem): ‘Her kim benim yaptığımı yaparsa, kendisi için yirmi makbul hac ve yirmi sene makbul oruç sevâbı verilir. Eğer o gün oruca niyet sabahlarsa, geçmiş ve gelecek birer sene olmak üzere iki senenin orucu gibi olur’ buyurdular.”(Beyhakî, Şu‛abu’l-îmân, no:3559, 5/366; Cûzekānî, Süyûtî, el-Le’âli’l-masnû‛a, 2/60; ed-Dürrü’l-Mensûr, 13/ 260-261; Zebîdî, İthâfü’s-sâdeti’l-müttakîn, 3/426)

Farkındaysanız bu namazda okunacak sûreler tayin edilmemiştir, yüz rekatı kılamayan bâri bu 14 rekatı kılsın, peşine okunacakları okusun, 100 rekatı kılanlar da 14 rekatı bitirdiklerinde bu okunacakları okuyarak bu faziletleri kazansınlar, sonra 100 rekata devam etsinler. Bunu da yapamayanlar bâri her rekatta 10 İhlâs okuyarak 12 rekat kılsınlar, böyle kılanların da ömrüne bereket verilir, günahları mağfiret olunur.4) Bu mübarek gecede mutlaka şu vazifeyi yapalım; 6 rekat kılıp, 3 Yâsin-i Şerîf okuyup, peşine vârid olan mühim bir duayı da 10 kere okuyalım.Akşamdan sonra kılınacak bu namaz yatsıdan sonra da kılınabilir. 10 kere okunacak duayı Arapça bilmeyen Türkçe manasıyla da okuyabilir. İmâm-ı Zebîdî ve Şeyh Ahmed Dîrebî gibi birçok âlim ve fâzıl meşâyıh (Kaddesallâhu Esrârahüm) hazarâtı bu gecenin ihyâsı hakkında şu beyanda bulunmuşlardır: Allâh dostları içersinde halefin seleften tevârüs (verâset yoluyla nakl)ettiğine göre;Her kim Beraat gecesi şu sayılanları yaparsa, o gece yaptığı bütün istekler kendisine verilerek murâdı hâsıl olur:

a) Akşam namazından sonra her rekatta bir Fâtiha ve altı İhlas Sûresi okuyarak altı rekat kılar,

b) Her iki rekatın selâmından sonra birer Yâsîn-i Şerîf okur,

Birincisinde ömrüne berekete niyet eder.

İkincisinde rızkına bereket ve belâları def etmeye niyet eder.

Üçüncüsünde ise insanlardan istiğnâ (muhtaç olmama) ve husn-ü hâtime (imanla biten güzel bir sona erişme)ye niyet eder.

c) En sonunda “Beraat gecesi duası” diye meşhur olan şu duayı on kere okur.

“إِلٰهِى جُودُكَ دَلَّنِى عَلَيْكَ وَإِحْسَانُكَ أَوْصَلَنِى اِلَيْكَ وَكَرَمُكَ قَرَّبَنِى لَدَيْكَ أَشْكُو إِلَيْكَ مَا لاَ يَخْفَى عَلَيْكَ وَأَسْأَلُكَ مَا لاَ يَعْسُرُ عَلَيْكَ إِذْ عِلْمُكَ بِحَالِى يَكْفِى عَنْ سُؤَالِى يَا مُفَرِّجُ عَنْ كَرْبِ الْمَكْرُوبِينَ فَرِّجْ عَنِّى مَا أَنَا فِيهِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ سُبْحَانَكَ إِنِّى كُنْتُ مِنَ الظَّالِمِينَ فَاسْتَجَبْنَا لَهُ وَنَجَّيْنَاهُ مِنَ الْغَمِّ وَكَذَلِكَ نُنْجِى الْمُؤْمِنِينَ اَللَّهُمَّ يَا ذَا الْمَنِّ وَلاَ يُمَنُّ عَلَيْهِ يَا ذَا الْجَلاَلِ وَاْلإِكْرَامِ وَيَا ذَا الطَّوْلِ وَاْلإِنْعَامِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ ظَهْرُ اللاَّجِينَ وَجَارُ الْمُسْتَجِيرِينَ وَمَأْمَنُ الْخَائِفِينَ اَللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ كَتَبْتَنِى عِنْدَكَ فِى أُمِّ الْكِتَابِ شَقِيًّا أَوْ مَحْرُومًا أَوْ مَطْرُودًا أَوْ مُقْتَرًا عَلَيَّ فِى الرِّزْقِ فَامْحُ اللَّهُمَّ بِفَضْلِكَ شَقَاوَتِى وَحِرْمَانِى وَطَرْدِى وَإِقْتَارَ رِزْقِى وَأَثْبِتْنِى عِنْدَكَ فِى أُمِّ الْكِتَابِ سَعِيدًا مَرْزُوقًا مُوَفَّقًا لِلْخَيْرَاتِ فَإِنَّكَ قُلْتَ وَقَوْلُكَ الْحَقُّ فِى كِتَابِكَ الْمُنْـزَلِ عَلَى لِسَانِ نَبِيِّكَ الْمُرْسَلِ: “يَمْحُو اللّٰهُ مَا يَشَاءُ وَيُثْبِتُ وَعِنْدَهُ أُمُّ الْكِتَابِ” إِلَهِى بِالتَّجَلِّى اْلأَعْظَمِ فِى لَيْلَةِ النِّصْفِ مِنْ شَهْرِ شَعْبَانَ الْمُكَرَّمِ الَّتِى يُفْرَقُ فِيهَا كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ وَيُبْرَمُ أَنْ تَكْشِفَ عَنَّا مِنَ الْبَلاَءِ مَا نَعْلَمُ وَمَا لاَ نَعْلَمُ وَمَا أَنْتَ بِهِ أَعْلَمُ إِنَّكَ أَنْتَ اْلأَعَزُّ اْلأَكْرَمُ وَصَلَّى اللّٰهُ عَلَى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ النَّبِيِّ اْلأُمِّيِّ وَعَلَى آلِهِ وَصَحْبِهِ وَسَلَّمَ. آمِينَ!”

Ey İlâh’ım! Sana başvurma yolunu bana cömertliğin gösterdi. Senin huzuruna beni iyiliğin ulaştırdı. Senin nezdine beni keremin yaklaştırdı. Sana gizli kalmayan sıkıntılarımı ancak Sana şikayet ediyor ve Senden, Sana zor gelmeyecek şeyler istiyorum. Zaten Senin, benim durumumu bilmen, istememe de hâcet bırakmıyor. Ey sıkıntılıların derdini açan Zat! İçinde bulunduğum sıkıntıları benden gider. Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten de ben, zalimlerden oldum.“Biz onun duasını kabul ettik ve kendisini gamdan kederden kurtardık. İşte müminleri de böyle kurtarırız” (şeklinde Yûnus (Aleyhisselam)’a bahşettiğin müjdeye beni de nail et).Ey herkese iyilik eden, Kendisine ise iyilik edilemeyen Allah’ım! Ey celal ve ikram Sahibi! Ey lütuf ve in’âm Sahibi!Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sen ki sığınanların desteği, eman dileyenlerin koruyucusu ve korkanların sığınağısın!Ey Allah’ım! Eğer beni, nezdinde bulunan (Levh-i Mahfûz’dan ibaret) Ümmü’l-Kitâb’da, (kafir ölecek) bir bedbaht yahut mahrum veya kovulmuş ya da rızkı dar bir kimse olarak yazdıysan, fazl-u kereminle, bu şekavetimi, mahrumiyetimi, reddedilişimi ve rızkımın darlığını sil.Beni, Ümmü’l-Kitâb’da (imanla ölecek) bir bahtiyar, rızkı bol ve hayırlara muvaffak bir kişi olarak kayda geçir. Çünkü Sen, buyruğu hak olan Bir Zat olarak, gönderdiğin peygamberinin lisanına indirdiğin kitabında:‘Allah dilediğini siler, dilediğini sabit bırakır. Ümmü’l-Kitâb ise sadece O’nun katındadır’ (Ra’d Sûresi, 39) buyurdun.İlâhî! Kıymetli şa’bân ayının, her hikmetli işin kendisinde ayrılıp kesin karara bağlandığı onbeşinci gecesindeki en büyük tecellî hürmetine Senden dileğimiz, bildiğimiz ve bilmediğimiz, en iyi senin bildiğin tüm belaları, bizden açıp gidermendir.Şüphesiz ki en ulu ve en iyi olan ancak Sensin.Allâh-u Te’âlâ, Nebiyy-i Ümmî olan Efendimiz Muhammed’e, âline ve sahabesine, çokça salât ve bolca selam eylesin. Amîn!(Zebîdî, İthâfü’s-sâdeti’l-müttakîn, 3/427, Ahmed Dîrebî, el-Mücerrebât, sh:13)

Duadan önce sağlam bir tevbe, varsa kul haklarını iâde, helal yemek, doğru konuşmak, Mevlâ Te‛âlâ’ya tam bir himmetle yönelmek, kalbin huzurunu temin etmek, kalp yumuşaklığını tahsil etmek, Allâh-u Te‛âlâ’ya karşı tam bir huşû, saygı ve boyun kırıklığı arz etmek gibi vazifelerimizi yerine getirelim ki kabul eserini görelim yoksa kabahati bu rivayetlere buluruz oysa esas kabahat bizdedir, ön hazırlık yapılmadan yapılan dualar reddedilir, biz polisin, savcının, hakimin, valinin huzuruna arz-u hal vermiyoruz, bütün padişahları bir damla sudan yaratanın huzurunda bulunuyoruz, hâcetlerimizi o yüce kapıya arz ediyoruz. Ona göre önce kendimize çeki düzen vermeli ve geride zikrettiğim vasıfları takınarak müracaat etmeliyiz ki kabûle şâyan olalım.5) Bu mübârek gecede dua ve istiğfar çok yapılmalıdır. Özellikle de erkek ve kadın müminler için mağfiret talep edilmelidir. Nitekim hadîs-i şerifte: “İnanan erkek ve kadınlar için istiğfar edenlere, her erkek ve kadın mümin sayısınca hasene ve sevap yazılır” buyrulmuştur.
(Taberânî, Nebhânî, el-Fethu’l-kebîr, no:11403, 2/382)

Bâhusus ölüler unutulmamalıdır. Nitekim İbni Abbâs (Radıyallâhu Anhümâ)dan şöyle rivayet edilmiştir: “Bayram günleri, cuma günleri, âşûrâ günleri ve Beraat geceleri ölülerin ruhları kabirlerinden çıkarak evlerinin kapılarına gelirler ve: ‘Bizi hatırlayan biri var mı acaba? Bize rahmet okuyan kim var acaba? Bizim garipliğimizi aklına getiren de bulunur mu acaba?
Ey bizim evlerimize yerleşip içindekilerle geçinenler ve geniş odalarımızda ikāmet edenler! Biz ise en dar mezarlardayız. Bizim amel defterlerimiz dürülmüş, sizinkiler ise açıktır. Artık bizim yalnızlığımızı ve ihtiyacımızı düşünmeniz gerekmez mi?!’ derler.”(Zendûsî, Ravzatü’l-ulemâ, Risâle fi fedâili’l-eyyâmi’l-mübâreke, Reîsü’l-küttâb Mustafa Efendi, no:1166, vr:57)

Gerçekten ölülerimiz denize düşmüş “İmdat” diye bağıran biri gibi bizden hediye beklemektedir.

Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem):«مَا الْمَيِّتُ إِلَّا كَالْغَرِيقِ الْمُتَغَوِّثِ يَنْتَظِرُ دَعْوَةً تَلْحَقُهُ مِنْ أَبٍ أَوْ أُمٍّ أَوْ أَخٍ أَوْ صَدِيقٍ، فَإِذَا لَحِقَتْهُ كَانَ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِنَ الدُّنْيَا وَمَا فِيهَا، وَإِنَّ اللّٰهَ تَعَالٰى لَيُدْخِلُ عَلٰى أَهْلِ الْقُبُورِ مِنْ دُعَاءِ أَهْلِ الْاَرْضِ أَمْثَالَ الْجِبَالِ مِنَ الرَّحْمَةِ.»

Ölü biri denize düşüp ‘İmdat’ diye bağıran boğulmaklık kişi gibidir. Babadan, anadan, kardeşten yahut bir dosttan gelecek bir dua bekler. Kendisine bir dua ulaşınca ona dünya ve içindekilerden daha sevgili olur. Şüphesiz Allâh-u Te‛âlâ dirilerin dualarından ölülere dağlar gibi rahmetler ulaştırır” buyuruyor.
(Beyhakî, Şu‛abü’l-îmân, no:9295, 7/16)6)

Bu gece Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)e salevât-ı şerîfe okumayı ihmal etmeyelim. Rasûlüllâh (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem)in bu konuda şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: “Beni hak Peygamber olarak gönderen Zât’a yemin olsun ki! Bu gece bana salevât okuyana tüm nebîlerin, rasüllerin, meleklerin ve insanların sevâbı ihsan edilir.”

(Mişkâtü’l-envâr, el-Hobevî, Dürretü’n-nâsihîn, sh:250)Bazı meşâyıhtan nakledildiğine göre: “Beraat gecesi şu salevâtı yüz kere okuyan kişi Rasûlüllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)i rüyasında görme şerefine, dolayısıyla şefaatine nâil olur.” (Mültekadât, Enîsü’l-celîs hâmişi, sh:204)

“اَللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى رُوحِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ فِى اْلأَرْوَاحِ وَصَلِّ عَلَى جَسَدِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ فِى اْلأَجْسَادِ وَصَلِّ عَلَى قَبْرِ سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ فِى الْقُبُورِ.”“

Ey Allah’ım! Ruhlar içinde, Efendimiz Muhammed’in rûh-u şerîfine salât eyle!


Ey Allah’ım! Bedenler içersinde, Efendimiz Muhammed’in beden-i şerîfine salât eyle!

Ey Allah’ım! Kabirler arasında, Efendimiz Muhammed’in kabr-i şerîfine salât eyle!”
 
BERAAT GECESİ ÇOK BÜYÜK GECE

"Her kim kendisinde sevap bulunan bir Hadisi Şerif duyarda o sevaba kavuşma arzusuyla,
o Hadisi Şerifle amel ederse, O Hadis batılda olsa, ALLAH'u Teâlâ ona o sevabı verir." Hadis'i Şerif (Suyûti)

Büyükler şöyle buyuruyor ; "CENNET'E GİRMEK NASİB OLACAKLARA BU GECEDE İBADET NASİB OLUR"

Bir Hadis-i Şerifte (bu mübarek gece için) "Gecesini ibadetle, gündüzünü oruçla geçirin" buyruluyor...Teheccüdde kılınan namaz iki milyon namaz kıymetindedir.)

Yine cinlerin Müslümanlarının, kurtların, kuşların bugün oruç tuttuğu buyruluyor...

MEVLA Teâlâ Hazretleri bu gece buyurur ; "Rızık isteyin vereyim, af isteyin mağfiret edeyim, var mı bir derde düşen kurtarayım"

Bu gece 5nci kat semada bir Melek :"Bu gece zikredenlere müjdeler olsun" buyuruyor
Bu gece 6nci kat semada bir Melek :"Bu gece gizli gizli ağlayanlara müjdeler olsun" buyuruyor
(Bir damla yaş değmiş sakal şefaatçi olacak cehenneme girmemen için, onun için uyanık ol sakalı bırak)

HER ÖNEMLİ MÜHİM İŞ BU GECE İNİYOR, BİR DAHA Kİ BERAAT GECESİNE KADAR :
-Bir sene içinde işlenecek amellerin dosyası Ismail A.S.'a veriliyor.
-Bir sene içindeki rızık dosyaları bu gece Mikail A.S.' e veriliyor.
-Eceller bu gece Levh-i Mahfuz'dan alınıp, teslim ediliyor.
-Bir daha ki seneye kadar öleceklerin dosyası bu gece veriliyor. Bir senelik dosya bu gece veriliyor...
(Adam eğleniyor, gülüyor, oynuyor halbuki dosyası teslim edilmiş haberi yok)
-Bir sene içerisinde olacak, harplerin dosyası, zelzelelerin dosyası, yere batırılacakların dosyası, yıldırımların dosyası Cebrail A.S.'e bu gece verilecek...
-Hastalık, musibet ve ölümlerin dosyası da Azrail A.S.'a bu gece veriliyor

BERAAT GECESİ EVE ALIŞ-VERİŞ YAPMAK ;
"O gün evlerinizde, kapkaçaklarınızı boş bırakmayın. Zira ALLAH'u Teâlâ o gün alıp yerleştirdikleriniz hususunda gelecek seneye kadar size bereket verir." (Kitabu'l-Bereke fi fadli's-sa'yi ve'l-hareke, no:532, sh:193)

BERAAT GÜNÜ YEMEK PİŞİRMEK ;
"(O gün iftar etmeniz ve fakirlere yedirmeniz için) et pişirirseniz,(yanında) hububat da pişirin. Zira her taneye karşılık sizin için onbin sevap vardır, sizden onbin günah silinir ve sizin için onbin derece yükseltilir." (Kitabu'l-Bereke fi fadli's-sa'yi ve'l-hareke, no:532, sh:193)

BERAAT GECESİNİN GÜNDÜZÜNDE 1000 KERE İHLÂS'I ŞERİF OKUNMALIDIR.

BERAAT GECESİ ÜÇ KERE YA-SİN'İ ŞERİF OKUNMALIDIR;
1ncisi : Hayırlı uzun ömür niyetiyle
2ncisi : Bir sene boyunca fakirlik yüzü görmemek niyetiyle
3ncüsü: Bir dahaki seneye kadar gökten yerden gelecek afet ve felaketlerden korunmak niyetiyle...
(3 Yasin-i Şerif'den sonra şu aşağıdaki beraat duası okunacak 10 kere...) "Ey İLAHIM! SANA başvurma yolunu bana cömertliğin gösterdi. SENİN huzuruna beni iyiliğin ulaştırdı. SENİN nezdine beni keremin yaklaştırdı.

SANA gizli kalmayan sıkıntılarımı ancak SANA arz ediyor ve SENDEN, SANA zor gelmeyecek şeyler istiyorum.

Zaten SENİN, benim durumumu bilmen, istememe de hacet bırakmıyor. Ey sıkıntılıların derdini açan ALLAH'ım ! İçinde bulunduğum sıkıntıları benden gider. SEN'den başka hiçbir ilah yoktur. SEN'i tenzih ederim. Gerçekten de ben zalimlerden oldum.

"BİZ onun duasını kabul ettik ve kendisini gamdan kederden kurtardık. İşte mü'minleri de böyle kurtarırız"
(şeklinde Yunus Aleyhisselam'a bahşettiğin müjdeye beni de nail eyle)

Ey herkese iyilik eden, KENDİSİ'ne ise iyilik edilemeyen ALLAH'ım ! Ey Celâl ve ikram Sahibi ! Ey lütuf ve in'âm Sahibi !

SEN'den başka hiçbir ilah yoktur. SEN ki sığınanların desteği, eman dileyenlerin koruyucusu ve korkanların sığınağısın !

Ey ALLAH'ım ! Eğer beni, nezdinde bulunan (Levh-i Mahfuz'dan ibaret) Ümmü'l-Kitab'da,(kafir ölecek)
bir bedbaht yahut mahrum veya kovulmuş yada rızkı dar bir kimse olarak yazdıysan, Fazl-u Kereminle, bu şekavetimi, mahrumiyetimi, reddelişimi ve rızkımın darlığını sil.

Beni Ümmü'l-Kitab'da(imanla ölecek) bir bahtiyar, rızkı bol ve hayırlara muvuffak bir kişi olarak kayda geçir. Çünkü SEN, buyruğu hak olan bir ZAT olarak, gönderdiğin Peygamberinin lisanına indirdiğin kitabında: "ALLAH dilediğini siler, dilediğini sabit bırakır. Ümmü'l-Kitab ise sadece O'nun katındadır"(Rad/39) buyurdun.İLAHİ ! Kıymetli Şa'ban ayının, her hikmetli işin kendisinde ayrılıp kesin karara bağlandığı onbeşinci gecesindeki en büyük Tecellî hürmetine SEN'den dileğimiz, bildiğimiz ve bilmediğimiz, en iyi SEN'in bildiğin tüm belaları bizden açıp gidermendir. Şüphesiz ki en ulu ve en iyi olan ancak SEN'sin.

ALLAH'u Teâlâ, Nebiyy-i Ümmi olan Efendimiz Hazreti Muhammed'e (SALLALLAHU aleyhi ve sellem), Âline ve Sahabesine (ALLAH Onlardan Razı olsun), çokça salât ve bolca selâm eylesin" (Zebîdî, İthâfü's-sâdeti'l-müttakin,3/427, Ahmed Dîrebi, el-Mücerrebat, Sh:13)

(Bir gece uyuyup bütün sene ağlamamak için bu duayı okuyunuz ve bu geceyi uyumadan geçiriniz.)

ŞABAN'I ŞERİF'DE ZİKİR;

"La ilahe İLLALLAHU ve la ne'büdü illa iyye-hü muhlisine lehüd-dine velev kerihel kafirune"
Her kim şaban ayında yukarıdaki Zikri Şerifi derse, ALLAH'u Teâlâ ona bin senelik ibadet yazar. Bin senelik günahı olsa bile sildirir. Kabrinden yüzü dolunay gibi parlak olarak çıkar.Ve ALLAH'u Teâlâ indinde Sıddık olarak yazılır.

BERAAT GECESİ NAMAZI;
"Peygamber Efendimiz SAV Şöyle buyurdular : "Ey Ali! Her kim Şaban'ın yarı gecesinde (Berat Gecesi) yüz rekat kılar, her rekatta bir Fatiha ve on İhlâs okursa, Ey Ali ! Hangi kul bu namazları kılarsa, ALLAH'u Teâlâ, onun için o gece istediği her haceti yerine getirir."

"Ey Ali! Beni hakla gönderen ALLAH'u Teâlâ'ya yemin ederim ki ; Levh-i Mahfuz'da : 'Felan oğlu felan, şaki olarak yaratıldı ama ALLAH'u Teâlâ bu hükmü sildi ve onu saide döndürdü' diye yazılmıştır." (Ezeli ilimde onun tevbe edeceği bilindiğinden, muallak<askıdaki> kazada yazılan şekavet silinip, mübhem<değişmeyecek kesin> karardaki saadet hükmü yerini bulur.)

ALLAH'u Teâlâ bu (namazı kılan) kuluna, 70 bin Melek gönderir ki bir daha ki sene başına kadar, onun sevaplarını yazarlar, günahlarını silerler ve derecelerini yükseltirler.

ALLAH'u Teâlâ, Adn Cennetlerine 770bin Melek gönderirde, onun için şehirler ve köşkler bina ederler, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın duymadığı, ağaçlar dikerler.

Bu Cennetlerin bir benzeri, kullardan hiçbirinin kalbinden bile geçemez ki, her bir Cennette size tarifte bulunduğum şehirler, köşkler ve ağaçlar doludur.

Eğer bu kişi, bir daha ki seneye kadar ölürse, şehit olarak ölür. ALLAH'u Teâlâ ona, okuduğu İhlâs Sûresinin her bir harfine mukabil, 70bin hurî verir ki, her bir hurî'nin bir erkek, bir de dişi hizmetçisi bulunur.

Ayrıca ona 70bin gılman, 70bin vildan(genç köleler, hizmetçiler), 70bin kethuda(ciddi iş takipçisi) ve 70bin kapıcı verir.

O gece İhlâs okuyan herkese, 70 şehit sevabı yazılır. Daha önce kıldığı ve daha sonra kılacağı tüm namazlar kabul edilir.

Anne babası cehennemde bile olsalar, onlara dua ederse, onlarda (sağlıklarında) ALLAH'u Teâlâ'ya hiçbir şeyi şirk koşmamışlarsa, ALLAH'u Teâlâ onları cehennemden çıkarır da, böylece onlar cennete girerler.

Beni hak Peygamber gönderen ALLAH'u Teâlâ'ya yemin ederim ki; Bu kişi, cennetteki makamını, ALLAH'u Teâlâ'nın yarattığı şekliyle göremedikçe yahut ona gösterilmedikçe, dünyadan çıkmaz.

Beni hak Peygamber gönderene kasem olsun ki; ALLAH'u Teâlâ gece ve gündüzün yirmi dört saatinde , ona 70bin Melek gönderir ki, ona selâm verirler, onunla musafaha ederler ve Sûr'a üfürülünceye kadar ona dua ederler.

Kıyamet günü en kıymetli ebrar Meleklerle haşrolunur.

ALLAH'u Teâlâ, yazıcı Meleklere; "Üzerinden sene geçinceye kadar bu kuluma hiçbir günah yazmayın ve onun için sevaplar yazın" diye emir buyurur.

Her kim Âhiret yurdunu niyet ederek bu namazı kılarsa, ALLAH'u Teâlâ ona o gece kendi katından büyük bir nasib verir.

ALLAH'u Teâlâ, ona rüyasında ; 30'u kendisini cennetle müjdeleyen , 30'u ona cehennem azabından eman veren, 30'u hata yapmasın diye koruyan, 10'uda (ondan dünyanın belalarını uzaklaştıran ve) kendisine düşmanlık edenlere tuzak kuran (ve ondan şeytanın hilelerini uzaklaştıran) 100 Melek göndermedikçe dünyadan çıkmaz"
[Kaynaklar: Suyuti,İhya-u Ulumiddin,El-Gunye,Rûhu'l-Beyan, Hazînetü'l Esrar]

-Bu namaz 2 rekatta bir selâmla 10 rekat olarak da kılınabilir, ancak her rekatta (10 yerine ) 100 ihlâs okuyacaktır...
-İki rekatta bir selâm verilecek, Fatiha'dan sonra okunan İhlâs'ı Şeriflerin başında ve aralarında besmele okunmayacak...

-BU GECE MAĞFİRET OLMAYACAKLAR;

Cebrail AS, Hazreti Peygamber Efendimize SAV ; "ALLAH'u Teâlâ bu gecede, müşriklere, müşahinlere, sıla-i rahimi kesenlere(akrabayla alakayı kesenlere), eteğini yerden sürüyenlere, ana-babasına isyan edenlere ve içkiye devam edenlere nazar etmez" buyurdu. (Ancak tevbe edip o seyyiattan dönerse MEVLA Teâlâ nazar edebilir)

-Şirk koşanlar
-İçkiye devam edenler
(İdrar torbasında, mesanesinde 1 damla içki bulunan Cennet ona haram)
(Bir yudum içki içenin 40 gün namazı ve duası kabul olunmaz,) buyruluyor ...
-Zinaya devam edenler (Bir adam, sonra yapabilirim diye niyet taşısa tevbe etmiş sayılmaz)
-Faize devam edenler.
-Ashab-ı Kiram'a buğz edenler (yada bir Müslümana buğz edenler yada akrabaya buğz edenler)
(İmanın alameti, ensarı sevmek , nifakın alameti ensar'a buğz etmektir)
(Ya Ebâ Bekir (RA), VALLAHİ Sana kızan, buğz eden 70 Peygamber gibi amel etse Cennete giremez )Hadis-i Şerif
-Akrabayla ilişkiyi kesenler (Akrabayla ilişkiyi kesenlere ALLAH'u Teâlâ lânet etti.)
-Ehl-i Sünnet mezhebine karşı kalbinde nefret taşıyanlar
-Adam öldürenler
(Adam öldüren biri Ebu Hureyre RA Efendimize geldi ve "benim afv olmam varmı?" dedi. Ebu Hureyre RA Efendimiz;
"Anan-baban sağ mı?" diye sordu. Adam "yok"dedi. Ebu Hureyre RA Efendimiz "Cihada çık şehit olursan afvolman
umulur." buyurdu)
-Ana-babaya karşı gelenler
-Büyü yapanlar ve yaptıranlar
-Fal bakan ve baktıranlar (İnanırsa kafir olur)
-Heykel traşlar (Kıyamet günü en şiddetli azaba çarptırılacak olanlar "Peygamberi öldürenler, Peygamberin öldürdükleri, Heykel yapanlar")
 
Üst Alt