Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
Neler yeni
ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 1825 GÜN 5 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.

Bayram Geceleri

islam73

Uzman Onbaşı
#1
Bilindiği gibi Ramazan ayının son gününü bayrama, yani Şevval ayının birinci gününe bağlayan gece ile Arefe, yani Zilhicce ayının dokuzuncu gününü Kurban bayramına, Zilhicce ayının onuncu gününe bağlayan gece, bayram geceleridir. Bu geceleri dua ve ibadetle geçirmek, kaza namazı kılmak, Kur'an okumak ve ALLAH Teâlâ'dan af ve mağfiret dilemekle ihya etmenin büyük mükâfatı vardır. Çünkü duaların makbul olduğu gecelerden birisi de bayram geceleridir. Ebû Ümame (R.A.)den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:

“Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geri çevrilmez, muhakkak kabul olunur. Bunlar: Receb ayının ilk gecesi, Şaban ayının on beşinci gecesi, yani Berat gecesi, cuma gecesi, Ramazan bayramı gecesi ve Kurban bayramı geceleridir.” 1

Duaların makbul olacağı geceler arasında bayram gecelerinin, bu-lunması, bu gecelerin ihyasına bir işaret sayılmış ve ümmet tarafından bu gecelerin daha fazla ibadetle geçirilmesi iyi karşılanmıştır. Muaz b. Cebel (R.A.)den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:

"Kim dört geceyi ibadetle geçirir, ihya ederse Cennet’e girmeyi hak etmiş, cennet ona vacib olmuş olur:

1- Terviye, yani Zilhicce ayının sekizinci gecesi.
2- Arefe, yani Zilhicce ayının dokuzuncu gecesi.
3- Kurban bayram gecesi.
4- Ramazan Bayram gecesi."2

Hz. Aişe (R.Anha) validemizden rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurmuştur:

ALLAH Teâlâ, hayrı şu dört gecede yazdırır:
1- Kurban Bayramı gecesi,
2- Ramazan Bayramı gecesi,
3- Şaban ayının yarısı gecesi yani Berat gecesi. Bu gece, ALLAH Teâlâ, ecelleri ve rızkı yazar. Hacca gidecekler de bu gece yazılır.
4- Sabah namazı vaktine kadar Arefe gecesi...”
Diğer bir rivayete göre: Onlar beş gece olup biri de: Cuma gecesidir.3

Ebû Ümâme (R.A.)den rivayet edildiğine göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:

"Kim sevabını ALLAH'tan umarak ve sırf O'nun rızası için Ramazan ve Kurban bayramı gecelerini ibâdetle ihya ederse, kalblerin öldüğü gün onun kalbi ölmeyecektir."4 buyurdu.

Hadis-i şerife göre iki bayram gecesinin tamamını ibâdetle geçirenler, mezkûr mükâfata kavuşurlar. Bu iki gecenin tamamını değil de bir kısmını teheccüdle, yâni gece ibadetiyle geçirenlerin de bu mükâfata kavuşmaları umulur. Hattâ İbn-i Abbâs (R.A.)den rivayet edildiğine göre, bu gecelerin yatsı ve sabah namazlarını cemaatla kılanlar da bu mükâfatı kazanırlar, demiştir.

Kalbler, çok günah işlemekle ölürler. Bayram gecelerini ihya eden-lerin kalbleri ise ölmez. Hadisi şerif bu geceleri ibadetle ihya edenlerin kıyamet günü kurtuluşa erenlerden olacaklarını, kalblerin helâk olacağı kıyamet günü bu geceleri ihya edenlerin kalbleri helâk olmayacağını, bunların imanla öleceklerini müjdelemektedir.

Ömer b. Abdülaziz (R.A.) şöyle demiştir: Sene içinde, dört geceye dikkat edeceksin. Çünkü ALLAH Teâlâ, o gecelerde bol bol rahmet indirir. O geceler:

a- Receb ayının ilk gecesi.
b- Şaban ayının orta gecesi, yani Berat gecesi.
c- Ramazan ayının yirmi yedinci, yani Kadir gecesi.
d- Ramazan bayramı gecesi..


Halid b. Ma’dan (R.A.) şöyle demiştir: Sene içinde beş gece vardır. Bir kimse, iman ederek ve sevabını ALLAH Teâlâ’dan bekleyerek, o geceleri ibadetle geçirmeye devam ederse, ALLAH Teâlâ, onu cennetine girdirir. O geceler:

1- Receb ayının ilk gecesi.. O gece namaz kılmalı, ibadet etmeli, gündüzünde oruç tutmalı.
2-3- Ramazan ve Kurban bayramı geceleri.. Onların gecelerinde namaz kılmalı, ibadet etmeli, gündüzlerini de oruçsuz geçirmelidir.
4- Şaban ayının ortası, yani Berat gecesi. O gece namazla, ibadetle geçirmeli; gündüzünde de oruç tutmalıdır.
5- Aşura gecesi, yani uharrem ayının onuncu gecesi. Bu gece namaz kılmalı, ibadet etmeli, gündüz oruçlu bulunmalıdır.

Muhterem okuyucu!
ALLAH’a kullukta gece ile gündüzün farkı yoktur, amma bazı gecelerin diğerlerine göre üstünlüğü inkâr edilemez. Yukardaki Hadis-i şe-rifler bize bunu göstermektedir. Geceler sadece uyuyup istirahat etmek için yaratılmamıştır. Onları, birer ölü vakit gibi kabul etmememiz ve onları ihya etmemiz isteniyor. Özellikle kalple alaka kuruluyor ki, kalbin çalışması dirilişe, durması ölüme sebebiyettir. Kâfirler ölü kalbe sahip olurken, mü’min-i kâmiller diri kalbe sahip olurlar. Kalplerin devası beştir denilmiştir:

1- Kur’an-ı Kerim’i, manasını düşünerek okumak.
2- Açlığa riayet etmek.
3- ALLAH’ı çok zikretmek.
4- Seher vaktinde ALLAH’a tazarru ve niyazda bulunmak, gece ibadet etmek.
5- Salihlerle oturmak. Bunlara riayet eden, kalp hastalığına düçar olmaz.

Alt yapısı hazır olmadan ve sağlam temel üstüne oturtulmadan yapılan bir binanın boya ve süslerinin güzelliği ne işe yarar. Ufak bir sarsıntıda yerle bir olur. Onun içindir ki hazırlık çok önemlidir ve itina gösterilmesi gerekir. Bayrama ve gecesine hazırlık da tam ve yeterli olmalıdır. Ev ve iş yerlerinde bayram hazırlıkları yapılırken gönüllerde de yapılmalıdır. Kirli-paslı, kırık-dökük, tertipsiz ve düzensiz yerler, bayrama hazır ve dost ağırlamaya uygun olamazlar. Gerçek Dost’u ağırlamaya ehil ve layık olmak için Şemsettin Sivasi (K.S.)’ya kulak verelim:

“Vâsıl olmaz kimse Hakk’a, cümleden dûr olmadan
Kenz açılmaz ol gönüle tâ ki pürnûr olmadan
Sür çıkar ağyar dilden tâ tecelli ede Hakk
Padişah konmaz saraya hâne mamur olmadan”

Ramazan orucu ve diğer tüm ibadet ve taatlerimiz bizi bayrama mânen hazırlarken, zâhiren de gerekli hazırlıklar yapmamız fıkıh kitaplarımızda detaylı olarak anlatılmaktadır. İçimiz de, dışımız da temiz ve düzgün olmalıdır. Yüzümüz dostlarımıza gülerken, kalbimiz gerçek Dost’la olmalıdır. Bunun tadını tadanların dilinden bunu dinleyelim:

“Bayramım imdi bayramım imdi
Yâr ile bayram ederler şimdi
Hamd ü senâ, hamd ü senâlar
Yâr ile bayram kıldı bu gönlüm”

Sulh isteyenin savaşa hazır olması gibi, Rabbisine vuslat isteyenin de mücadele, mücahede ve riyazatla Dâru’s-Selâm’a hazırlanması gerekir. Beden, mal, hem beden ve hem de malla yapılan ibadetler bize bu hazırlığı yaptırırlar. Yazın sıcak günlerinde oruç tutmayı sevenler, bunun için severler. Kendileri muhtaç iken elindekini-avucundakini infak edenler işte bunun için sarfederler. Hac için yollara düşenler, bunun için her türlü zorluklara severek ve sevinerek göğüs gererler. Zira Zeyd b. Sabit (R.A.)den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz şöyle buyurdu:

“İbadetlerin en faziletlisi, en zahmetli olanıdır.”5

Binaenaleyh biz de, bu gecede yapacağımız dua ve ibadetlerimizin muhakkak kabul olunacağına ve ALLAH Teâlâ’nın biz kullarına olan lutfu, ikram ve izzetinin bol olacağına inanarak bu geceyi ihya etmeye gayret gösterelim. Bu fırsat bir daha insanın eline ya geçer, ya geçmez.

Hani dedelerimiz, ninelerimiz! Hani annemiz, babamız! Hani dostlarımız kardeşlerimiz! Hani geçen sene aramızda bulunan dost ve ahbablarımız! Nereye gittiler? Niçin aramızda yoklar? Unutmayalım ki, onları sinelerine çeken kara toprak yakında bizi de çekecek... Binaenaleyh bu mübarek bayram gecesini toparlanmamıza vesile kılmalıyız.

...........................................................................
1 Deylemi, Firdevs, 2/196, No: 2975
2 Deylemi, Firdevs, 3/620, No:5937
3 Deylemî, Firdevs, 5/274, NoXD165, Suyutî, Ed-Durru’l-Mensûr, 7/402
4 İbn-i Mace, Sıyam: 68; Beyhaki Şuabu'l-İman, No: 3711, 3/341
5 El-Beyan ve’t-Ta’rif, 1/121
 

Benzer konular