Ezan oldum dinmedim, bayrak oldum inmedim, şehit oldum ölmedim. Adım Müslüman soyadım Türk benim...
  • ULVİ HOCAM NURKUL HOCAM 2300 GÜN 7 YIL OLDU LÜTFEN GELİN SİZİ ÇOK ÖZLEDİK.. İlimyuvası Yönetim İletişim ilimyuvasi.com@gmail.com

Ayetlerle Konuşan Kadın

Ayetlerle Konuşan Kadın
(alıntıdır)

Abdullah ibni mübarek anlatıyor;

‘’Bir gün hacca gidiyordum,Irak;Suriye topraklarından geçerken yalnız bir kadına rastladım.Selam verdim;

Selamımı "Söz olarak Rahim bir Rab’den selam sözüdür onların duyacağı’’(Ya-sin:5 ayetiyle aldı.

’’Buralarda ne yapıyorsun?’ diye sordum.

"ALLAH (c.c.) kimi yoldan çıkarmışsa,ona yol bulduracak yoktur”(A’raf :186) ayetini okudu...

Anladım ki ,yolunu kaybetmiş.Nereye gittiği soruma ;

“Bir gece kulunu Mescid-i Haram’dan alıp Mesci-i Aksaya götüren Allah’ı tesbih ederim”(İsra:1) ayetiyle karşılık verdi.

Anladım ki,geçtiğimiz hac mevsiminde haccını tamamlamış,kudüs’e gidiyor.

“Ne zamandan beri böyle yolunu kaybettin?” dedim.

”Tam üç gece (yani üç gündür)”(Meryem:10”) dedi.

Yiyecek verme teklifinde bulundum.

"Sonra orucunuzu gün batıncaya kadar tamamlayın”( Bakara:187) ayetini okudu.

”iyide Ramazan da değiliz” dedim.

"Kim ALLAH (c.c.) için nafile bir hayır yaparsa,ALLAH (c.c.) her hayrın
karşılığını verendir ,her şeyi hakkıyla bilendir”(Bakara:15 ayetiyle
cevap verdi.

”Yolculukta oruç açılabilir”dedim.

"Ama orucu tutarsanız,bu hakkınızda daha hayırlıdır”(Bakara :184) ayetini okudu.

Niye benim gibi konuşmadığını sordum.

"Ağzından tek bir söz bile çıkmasın ki,yanında onu gözleyen ve o sözükaydetmeye hazır bir gözcü bulunmamış olsun”(Kaf:1dedi.

”kimlerdensin?”diye sordum

.”Bu konuda kesin bilgin yok(ailemi söylesem de tanımazsın).Sonra göz
de kalp de(görmeden,kesin bilgiye dayalı olmadan verdiğin her hükümden)
sorumludur.”(İsra:36)ayetiyle cevap verdi.

"Hata ettim,hakkını helal et” dedim

.”Bugün size kınama yok.ALLAH (c.c.) sizi bağışlasın”(Yusuf :92) dedi.

Deveme bindirip kafilesine ulaştırma teklifinde bulundum.

”Hayır adına ne işlerseniz ALLAH (c.c.) onu bilir”(Bakara:215) ayetiyle mukabele etti.

Devemi yanına getirdim,binecekken.


”Mü’min erkeklere söyle ,bakışlarını sakınsınlar”(Nur:30)ayetini okudu.

Gözlerimi çevirdim;binecekken deve ürküp kaçtı,bu arada elbisesi az yırtıldı.

"Başınıza musibet olarak ne gelirse,bu bizzat işleyip,onu hak etmeniz sebebiyledir”(Şura:30)ayetini mırıldandı.

"Sabret,deveyi bağlayayım!”dedim.

.”Bu hususta Süleyman’ı anlayışlı ve daha isabetli davranır
kıldık”(Enbiya :79)ayetini okuyarak,devemi yönlendirme konusunda benim
daha başarılı olduğumu kasdetti.

Deveye bindi ve “Bunu bize baş eğdiren Allah’ı tesbih ederim;yoksa bunu
biz başaramazdık.Ve sonunda şüphesiz Rabbimize
döneceğiz!”(Zuhruf:13-14)ayetlerini okudu.

”Haydi!” diye deveyi hızlandırdım.

"Yürüyüşünde (ve davranışlarında)vakur ol ve sesini yükseltme.seslerin
en çirkini eşeğin sesidir!”(Lokman :19) mukabelesinde bulundu.

Yürürken şiir okumaya başladım.”Kur’an’dan kolayınıza geleni okuyun!”(Müzzemmil:20) dedi.

"Şiir okumak haram değil ki !”dedim.

"Bu hususu ancak idrak ve basiret sahipleri düşünür anlar!” (Bakara :269) cevabını verdi.

Bir süre gittik;sonra evli olup olmadığını sordum.

"Ey iman edenler!Cevabı verildiğinde sizi üzecek meselelerden sormayın!”(Maide :101)ayetini okudu.

Derken kafilesine ulaştık ve “kafile içerisinde kimsen var mı?” dedim

“Mal ve evlat dünya hayatının süsüdür!”(Kehf:46) dedi.

Anladım ki ,evladı var.İsimlerini sordum.

.”ALLAH (c.c.) İbrahim’i dost edindi;ALLAH (c.c.) Musa ile konuştu;Ey
Yahya ,Kitab’a kuvvetle tutun!”(Nisa :125,164;Meryem:12) Ayetlerini
okudu.

.”Ey İbrahim,ey Musa ,ey İsa! “diye kafileye seslendim.Nur yüzlü üç genç”Buyur!” diye çıkageldi.

Onlara para verip,”Bununla içinizden birini şehre yollayın!Yemeklerin
helal ve temiz olanına baksın ve size bir yiyecek getirsin.Dikkatli
davransın!”(Kehf:19) dedi.

Yiyecek gelince bana “Geçmiş günlerinizde yaptıklarınızın karşılığında şimdi afiyetle yiyip için!”(Hakka:24)dedi.

Çocuklara,”Annenizin bu durumunu bana söylemezseniz bu yemekten
yemem!”dedim.”Annemiz”dediler."Ağzından Cenab-ı Allah’ın gazabını
çekecek yanlış bir söz çıkar korkusuyla 40 yıldır böyle sadece
Kur’an’la konuşur.

İbn Mübarek,bu hadiseyi Kur’an’da her şeyin bulunduğuna delil olarak anlatırdı.
 
ALLAH 'ım, SENDEN hidayet ehlinin başarısını, yakin ehlinin amellerini, tövbe ehlinin öğütleşmesini, sabır ehlinin azmini, huşu ehlinin ciddiyetini, rağbet ehlinin talebini, vera ehlinin ibadetini, ilim ehlinin irfanını isterim ki, SENDEN gereği gibi korkayım. ALLAH'ım, SENDEN öyle bir korku isterim ki, o beni SANA isyandan menetsin; ta ki, SANA itaat ile öyle amel edeyim ki, onunla SENİN rızana ereyim; SENDEN korkarak tövbeyle sana döneyim; sırf SENİN sevgini kazanmak için halis nasihat edeyim; her işte SANA güvenip SANA dayanayım; SANA güzel zan besleyeyim. Nurun yaratıcısı ALLAH'ı tesbih ederim."

HADİS İ ŞERİF :

Size, ALLAH' ın kendisiyle günahları yok edip, dereceleri yükselteceği hayırları haber vereyim mi?" buyurdular. Ashâb:

- Evet, yâ Resûlallah (Aleyhissalatü Vesselam)! dediler. Resûl-i Ekrem (Aleyhissalatü Vesselam):

- "Güçlükler de olsa abdesti güzelce almak, mescidlere doğru çok adım atmak, bir namazı kıldıktan sonra öteki namazı beklemek. İşte ribâtınız, işte bağlanmanız gereken budur" buyurdular.

Müslim, Tahâret 41. Ayrıca bk. Tirmizî, Tahâret 39
 

Benzer Konular

Üst Alt